| |
|
|
|
|
|
|
|
Bu rejim birçok kimse için tatminkârdır. Çünkü, depolanmış yağlan yakmakta üstün bir verim sağlamak için kısıtlanmış yiyecekleri birleştirir. Ayrıca, bol miktarda yiyecek vermektedir ve Greyfrutu çok sevdiğiniz takdirde devam edilmesi oldukça kolay bir rejimdir.
5 günden sonra kilo verdirmekte çok etkindir, Hızlı Kilo Ver Rejimi’nde olduğu kadar çabuk değilse bile devamlı olarak ve oldukça çabuk bir şekilde kilo verirsiniz.
Aşağıdaki menüyü, et ve salatları değiştirerek uygulayın:
Kahvaltı: Yarım greyfrut veya 120 el, şekersiz greyfrut suyu, 2 yumurta arzulanan şekilde, 2 dilim salam, kahve veya çay. Öğle yemeği: Yarım greyfrut, et, tavuk, balık veya deniz ürünleri-normal porsiyonlar halinde, salata, limon suyu veya sirke, ya da düşük kalorili bir sosla hazırlanmış olarak, kahve veya çay.
Akşam yemeği: Yaran greyfrut, et, tavuk, balık veya deniz ürünleri-normal porsiyonlar halinde, salata, düşük kalorili sos, limon suyu veya sirkeyle, bol miktarda kahve veya çay. Bu rejimi uygularken yemekler arasında hiçbir şey yemenize izin yoktur. Yatarken 120 el. domates suyu veya kaymağı alınmış süt içebilirsiniz.
Hiçbir tatlı ve alkollü içkiye izin yoktur. Suni olarak tatlandırılmış sütsüz şekersiz kahve ve kalorisiz meşrubat içmek serbesttir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Gördüğümüz gibi, hormonların dansı metabolizmanızı dengeye getir-mek için çok önemlidir. Çevresel kimyasallar ve ağır metaller tanınmış hormon bozuculardır. Tufts Üniversitesi öğretim elemanlarından Sheldon Krimsky, Hormonal Chaos: The Scientiûc and Social Origins ofthe Environmental Endocrine Hypothesis (Hormonal Kaos: Çevresel Endokrin Hipotezinin Bilimsel ve Toplumsal Kökenleri) adlı kitabında bu alandaki araştırmaları büyük oranda gözden geçirdi.
Krimsky, bu toksinlerin az miktarlarının Çevresel Koruma Ajansının (EPA) kabul edilebilir bulduğu miktarların epey altındaki seviyeler cinsiyet hormonları dahil, normal hormon dengemizi bozduğunu ve kızlarda erken ergenliğe ve artan hormonal bozukluklara yol açtığını ortaya çıkardı. Toksinler tiroidin dışında önde gelen kilo kontrolü hormonlarının pek çoğunu da etkileyebilir. Östrojen, testosteron, kortizol, insülin, büyüme hormonu ve leptin bunlar arasındadır.
Ayrıca toksinler stres tepkimizi (otonomik sinir sistemimizi) de bozabilir ve yeme davranışımızı kontrol eden normal sirkadian ritmini de değiştirir. Ulusal Çevresel Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Duke Üniversitesi sponsorluğunda gerçekleştirilen “Obesity: Developmental Origins ve Environmental Influences” (Obezite: Gelişiminin Kaynakları ve Çevresel Etkiler) adlı bir konferansta bu bağlantılar masaya yatırıldı.
Kilo alımı ve toksinler arasındaki bağlantıya ilişkin daha öğrenecek çok şey olsa da, etkilerini artık göz ardı edemeyiz. Kesinlikle obezite salgınındaki tek faktör değiller ya da herhangi bir kişinin kilosuyla mücadelesinde, ama denklemde değerlendirmeye alınmaları gerekir. Bu nedenle toksinlere en az şekilde maruz kalmayı ve gıdalardan, egzersizden, besin desteklerinden hatta saunadan yararlanmayı öğrenmek Ultra Metabolizmaya kavuşmanıza yardım etmekte bu kadar önemlidir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Bir öğün içinde verilen yemekler yapı, kıvam, renk, şekil yönünden birbirini tamamlamalı, monoton olmamalı. Belirli süre içinde aynı yemek sık tekrar edilmemelidir. Herhangi bir besin değişik yemek olarak sık sık kullanılabilir.
Tabiatında vahşet ve denaet olmayan ve teb’an iğrenç görülmeyen hayvanların etleri -şeraiti dairesinde helaldir yenilebilir. Tavuk, kaz, ördek, zürafa, deve kuşu, bağırdan kuşu, güvercin, bıldırcın, koyun, keçi, deve, sığır, manda, ekin kargası, tavus, kırlangıç, baykuş, tavşan, turna gibi hayvanlar bu cümledendir. (Şafiilere göre kırlangıç, tavus, hüdhüd, papağan kuşlarının etleri haramdır. Martı ve balıkçıl kuşları ise helaldir.)
AT ETİ YEMENİN HÜKMÜ NEDİR?
Büyük İslâm ilmihalinde denmektedir ki: Beydirler, cihada yarayan kıymetli hayvanlardır. Bu cihetle bunların etlerini yemek, İmam-ı Azam’a göre lahrimen veya tenzihen mekruhtur. İmameyn’e göre de tenzihen mekruhtur. (Kazakistan gibi Orta Asya Türk Devletleri’nde artan ilişkiler yeniden bu konuyu gündeme getirmiştir. 2007 Ramazanında bir iftarda bize de at eti sunulmuştu, nasıl davranacağımızı bilememiştik!)
Bir fiilin helal kılındığı üç yolla bilinir:
- Bir hususun dinen helal olduğunu anlamanın birinci yolu; Kur’ân ve Sünnette o şeyin açıkça bildirilmesidir. Deniz avının helâl kılındığı (El Maide, 5/96) gibi. Helal kelimesi ve türevleri kullanılarak bildirilir.
- Kur’ân ve sünnette çok defa belli bir anlayışı ve kaygıyı gidermek için bir şeyin helâl olduğu, yapılmasında bir günah olmadığı bildirilir. Bu da bir hususun dinen helal olduğunu bilmenin ikinci yoludur. Nitekim bir ayette, haram kılınan yiyecekler sayıldıktan sonra zaruret halinde bunlardan zarureti giderecek ölçüde yenmesinde günah olmadığı bildirilmiştir.
- Bir şeyin helal olması, hakkında herhangi bir yasağın, aksine bir delilin olmamasıyla da anlaşılabilir. Bu sonuca eşyada mubah oluşun esas olması kuralından hareketle ulaşılır. Kur’ân’da göklerde ve yerlerde ne varsa hepsinin insani için yaratıldığı, insanın emrine ve istifadesine verildiği açıkça vurgulanır. Temiz ve güzel olan her şeyin helâl kılınıp sadece kötü ve çirkin şeylerin haram kılındığının bildirilesi de bu anlamdadır. Kur’ân ve sünnette sadece yapılması istenmeyen veya doğru bulunmayan hususlar tek tek veya ilke olarak açıkça belirtilmiş, böylece geriye kalanların helâl ve mubah olduğu kendiliğinden ortaya çıkmıştır.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Yüksek posalı besin alımının yararlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:
1. Sindirim kanalı içi hacmini artırarak daha az kalori alımına neden olur,
2. Posa tokluk hissi yarattığından gereğinden fazla kalori alımını engeller ve obeziteye karşı önlem olur,
3. Yüksek posalı besinler daha uzun süre çiğnendiği için midede doygunluk hissini uyarır,
4. Yüksek miktarda posa içeren besinlerin kalori değerleri de düşüktür, bu da bir kazançtır,
5. Günlük yeterli posa alınması iyi tolere edilir, ancak posa alımı çok fazla artırılırsa sindirimde aksamaya yol açabilir,
6. Bağırsak içi bakteri fermentasyonu aşırı artarak gaz oluşumuna neden olabilir; çok yüksek posalı besinlerin hızla ve çokça tüketilmesi gaz, kramp, şişkinlik gibi durumlara yol açabilir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
İnsanlarda yaşamın devam edebilmesi, büyüme ve gelişmenin sağlanması, enerji üretilip işlerimizin yapılmasının sağlanması, üreme yeteneğinin devam etmesi için dışarıdan besin maddelerinin alınması ve alınan besin maddelerinin sindirim sistemi, dolaşım sistemi ve endokrin sisteminin yardımı ile enerji ve yapıtaşı olarak kullanılmasına beslenme denir.
İnsanların beslenmesi yaşa, cinsiyete, günlük harcanan kaloriye ve bulunulan iklim şartlarına göre değişiklikler gösterebilir. Günlük alınan kalori miktarı değişiklik gösterebilir, anlık besin öğelerinin oranlan değişmemelidir. Günlük kalorimizin %50-60 kadarını karbonhidratlardan, %20-30 kadarını yağlardan, %10-20 kadarını da proteinlerden almak gerekmektedir.
Bu oran kişi sağlıklı olup normal beslense de, kalori kısıtlı diyet uygulasa da, herhangi bir metabolik rahatsızlık (diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi) olsa da sabit kalmalıdır. Çünkü bu besin gruplarının hepsine insan organizmasının gereksinimi vardır. Bu besinler belli oran ve miktarda alınmazsa birtakım hastalıklar ve beslenme bozuklukları gelişebilir.
İnsanların hem bedensel hem de zihinsel olarak sağlamlığını sağlayan en önemli unsur doğru ve sağlıklı beslenmedir. Günlük yaşantının sürdürebilmesi için gerekli enerji yeterli miktarda alınmalıdır. İnsanların vücut ısısının sabit kalması, kan dolaşımının ve sindirimin sağlanması, kaslarımızın çalışması, beyinsel faaliyetlerin gerçekleşmesi, hatta gözümüzün görmesi bile doğru ve yeterli enerji veren besinlerin alınmasına bağlıdır.
Çocukların büyümesi, gelişmesi, bedensel ve zihinsel sağlamlığının sağlanması da yeterli ve dengeli beslenme ile olur. Çocuklarda karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ya da minerallerden bir ya da birkaçının eksik olması çok önemli hastalık ve gelişme bozukluklarına yol açabilir. Örneğin yeterli kar-bonhidrat almayan çocuklarda büyüme geriliği, zihinsel yavaşlık olabilir. Proteinden yetersiz beslenmede boy kısalığı, diş, kemik, kas yapısında bozukluk ve hastalıklar, çeşitli iç organ rahatsızlıkları olabilir. Yağdan eksik beslenme de ise A, D, E, K vitamini yetersizliğine ve bu da raşitizmden, körlüğe kadar birçok rahatsızlığa yol açabilir. Vitaminlerin eksik alınması ise birçok hastalığa yol açabilir.
|
|
|
|
|
|