Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

İnönü Üniversitesinde yapılan araştırma, kayısının kanseri, karaciğer yetmezliğini ve kalp krizini önlediğini, alkolün olumsuz etkilerini ortadan kaldırdığı ortaya çıkardı.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Sitoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Otlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İnönü Üniversitesi Kayısı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bayram Murat Asma ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Feral Öztürk’le birlikte Malatya Kayısı Araştırma ve Geliştirme Vakfı, Malatya Valiliğinin iş birliğiyle araştırma yaptıklarını söyledi.

4 yıl önce başlattıkları araştırmanın kayısı için ilk olduğuna dikkati çeken Otlu, araştırmanın sonuçlarının kayısı ihracatına olumlu etkide bulunacağını, ihracat gelirini yıllık 200 milyon dolardan 500 milyon dolara çıkaracağını umduklarını ifade etti.

“SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ÖNLEYİCİ ETKİ”

Sindirim sistemi kanserlerinde kayısının çok önemli önleyici etkisi olduğunu gözlemlediklerini kaydeden Otlu, “Deney hayvanlarına kayısı yedirdik. Kanser ilacı verdik. Kayısı ile beslenen grubunun diğer gruplara göre daha az zarar gördüğünü gözlemledik. Bu araştırmamız ABD’de önemli bir bilimsel dergide İngilizce yayınlandı” dedi.

Karaciğer hastalıklarında kayısının olası etkileriyle ilgili de deney yaptıklarını belirten Otlu, “Karaciğer hastalıklarında da kayısının çok önemli faydası olduğunu gözlemledik. Karaciğer yağlanmasını önlüyor” diye konuştu.

“KALBE VE BÖBREKLERE DE YARARLI”

Kayısının kalbe ve böbreklere de yararlı olduğunu tespit ettiklerini bildiren Prof. Dr. Otlu, deney hayvanlarından kayısı yiyenlerin daha dayanıklı olduğunu gözlemlediklerini söyledi.

Kayısının alkolün zararlarına etkilerini de araştırdıklarını ifade eden Otlu, “Deney hayvanlarına alkol verdik. Bunun sonuçlarına baktık. Kayısıyla beslenenlerde üreme işlemlerinin alkolden dolayı zarar görmediğini gözlemledik” dedi.

Otlu, kayısının yararlarına ilişkin 4 araştırma daha sürdürdüklerini kaydetti.

Prof. Dr. Otlu, kayısı ihracatı yapan şirketlerin kayısının bilimsel yararlarıyla ilgili araştırmalar için kaynak ayırmasını istedi.


 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

Güney Kore’de bir biyoteknoloji şirketi, kök hücre teknolojisini kullanarak dünyada ilk kez köpekleri klonladığını açıkladı.

Merkezi Seul’de bulunan RNL Bio şirketinin başkanı Ra Jeong-chan, gazetecilere yaptığı açıklamada, dişi bir “golden retriever” cinsi köpekten alınan kök hücrelerle, bu hafta 2 siyah yavru köpek yavrusu klonladıkları açıkladı.
ABD, Japonya ve Yeni Zelanda’da bilim adamları şimdiye dek kök hücreleri kullanarak fare, domuz ve geyikleri klonlamışlardı. Ancak kök hücreyle köpek ilk kez klonlanıyor.

Yeni klonlanan 2 yavru köpek “Magic” ve “Stem”, klonlandıkları salı gününden beri anneleriyle birlikte yaşıyorlar.
Kafalarının önünde ve vücutlarında beyaz lekeler bulunan 2 yavru köpeğin, sağlıklı olduğu belirtildi.

Köpeklerin klonlanıp klonlanmadığının belirlenmesi için bağımsız kurumların test çalışmalarının ise sürdüğü kaydedildi.
Ra, projede Seul Ulusal Üniversitesi’nden bir ekiple işbirliği yaptıklarını söyledi.

Şirket başkanı, teknolojiyi ticari kullanıma sunmayı amaçladıklarını belirterek, müşterilerin, köpeklerinin kök hücrelerini depolayabileceklerini ve bu hücrelerle köpeklerinin hastalıkların tedavi edebileceklerini ya da köpeklerini, öldükten sonra klonlayabileceklerini anlattı. Ra, “Burada yeni bir iş alanı görebiliriz” dedi.

Projede çalışan üniversite ekibinin başkanı Lee Byeong-chun ise ekibinin şimdiye dek 35 kadar köpek ile 5 kurdu klonladığını bildirdi.


 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

KAYSERİ’de cilt denge uzmanı Zeliha Köksal, az su tüketen kadınların ciltlerinin kuruduğunu ve bozulduğunu öne sürdü. Köklas, az su tüketen ve yanlış bakım ürünleri kullanan Türk kadınlarının, önümüzdeki 5 yıl içinde ciddi cilt problemleriyle karşılaşabileceklerini de vurguladı.

Kayseri Park Yaşam ve Alışveriş Merkezi’nde kadınlara cilt sorunlarını anlatan cilt denge uzmanı Zeliha Köksal,
Türkiye’deki kadınlarda en çok kılcal damar probleminin olduğunu söyledi. Almanya’da cilt dengesi konusunda uzman eğitimi aldığını belirten Köksal, şöyle konuştu:

“Yüzü al renginde olan kadınların daha sağlıklı olduğu düşünülürdü. Türk kadınları kuru bir cilde sahip olduğu için sivilce problemi ile uğraşmak zorunda kalıyor. Az su tüketimi ve yanlış bakım ürünleri kullanıyorlar. Az su tüketen insanların ciltleri kuruyor ve pul pul oluyor. Cildin PH dengesi 5.5’dir, sabunun PH değeri 10’dur. Suyun PH değeri ise 7.0’dir. Sabun ve su ile yıkanan cildin PH değeri 7.0’ye yükseliyor. Cildin PH değerinin 5.5’e düşmesi 7- 8 saat sürüyor.”

‘TÜRK HALKI CİLDİNDEN ÖDÜN VERİYOR’

Kendisini ilgiyle izleyen kadınların sorunlarını yanıtlayan Zeliha Köksal, Türk insanının cildinden ödün verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Duştan ya da banyodan sonra cildin, nemlendirici krem veya başa cilt bakım ürünleriyle PH değerinin 5.5’e getirilmesi gerekiyor. Eğer, PH değerine Türk insanı dikkat etmezse gelecek 5 yıl içinde daha büyük cilt problemleri ile uğraşır. Kadınlarımızı çok az su tükettiği için cilt problemleri de artıyor. Yapılan araştırmalara göre sebze ağırlıklı beslenen insanların ciltlerinin daha yavaş yaşlandığı kanıtlanmış.”


 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

Almanya’da yapılan araştırmanın sonucu: Alınan kalori üçte bir oranında azaltılınca hafıza güçleniyor

Alınan kalorinin üçte bir oranında azaltılması hafızanın güçlenmesini sağlıyor. Almanya’da yapılan bir araştırmada, 50 yaşlı gönüllüye diyet uyguladıktan üç ay sonra hafıza testi yapıldığında, yaşlıların hafızasında olumlu gelişme olduğu görüldü. Münster Üniversitesinden bilim insanları, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde alınan kalorinin azaltılmasının yaşam süresini uzattığı ve yaş bağlantılı hastalıkları azalttığı yönündeki bulguların ardından, insanlar üzerinde bu araştırmayı yapmaya karar verdi. Yaşları ortalama 60 olan gönüllüleri üç gruba ayıran araştırmacılar, ilk gruba normal kalori miktarına sahip dengeli bir beslenme tarzı uygularken, ikinci gruba doymamış yağ asit oranı daha yüksek benzer bir diyet verdiler. Üçüncü gruba ise kalorisi azaltılmış diyet uygulayan araştırmacılar, üç ay sonra yaptıkları hafıza testinde ilk iki grubun hafıza testi sonuçlarında değişiklik tespit etmezken, üçüncü grubun daha iyi performans sergilediğini belirledi. Aşırı kilolu olmayan birinin aldığı kalori miktarını üçte bir azaltmasının hafızada olumlu etki yarattığını, ancak çok zayıf kişilerde bu diyetin tehlikeli olabileceğini kaydeden araştırmacılar, ayrıca üçüncü grubun üyelerinin ensülin seviyelerinde düşüş tespit ederken, daha az enflamasyona rastladı.


 
Oca
28

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-28-2009

Yüz güzelliğinin en önemli unsuru olan güzel bir gülüş artık hayal değil.

Gülüşünüzden memnun değilseniz ve bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız, öncelikle nasıl bir gülüşe sahip olmak istediğinize karar verin. İnsanları gülüşünüzle etkilemek ve kendinize olan güveninizi fazlalaştırmak için diş hekimine başvurabilirsiniz.

Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, güzel bir gülüş için dişlerinizi yaptırmaya karar vermeden önce gülüşünüzü test etmenin yollarını anlattı.

“İnsanlık var olalı beri devam eden genç ve güzel görünme arayışı günümüzde de sürüyor. Estetik operasyonlara olan ilginin artması da bunun bir göstergesi. Estetik operasyonlar içerisinde birinci derecede görselliğe en çok hitap eden operasyonlardan biri de, uzman diş hekimlerince yapılan diş estetiği uygulamaları.

Modern yaşamı kolaylaştıran bir unsur olan ileri teknoloji, yaşamın her alanında olduğu gibi diş estetiği alanında da büyük yenilikler ve hasta açısından çok ciddi kolaylıklar sağlıyor. Yüz güzelliğinin en önemli unsuru olan, kişinin sosyal yaşamında özgüveninin artmasını sağlayan güzel bir gülüşe sahip olmak, teknoloji sayesinde artık çok kolay.

Günümüzde estetik diş hekimleri, teknolojinin de imkânlarından yararlanarak geliştirdikleri tekniklerle, bir sanatçı titizliğiyle, ağız ve diş sağlığının yanı sıra artık diş estetiğinin de önemine vakıf olan hastaları üzerinde adeta harikalar yaratıyorlar.

1- Deneme Gülüşü: Ağızda var olan dişlerden alınan ölçüden elde edilen kalıp üzerine, diş hekiminiz kendi dişlerinizin üzerine oturacak plastik esaslı bir malzemeden gülüş dizaynı yapıyor. Bu çalışma önemli oranda dişlerinizin nasıl olacağını görmenizi ve hissetmenizi üç boyutlu olarak sağlıyor. Bu geçici dişler ile bir süre gezinebilir ve dişten ne beklediğinizi ve çevrenizin ne düşündüğünü daha kolay anlayabilirsiniz.

2- Bilgisayarlı estetik görüntüleme: Bu yöntemde diş hekiminiz, yüzünüzün ve dişlerinizin değişik açılardan resmini çekerek ve bazı ölçümler yaparak bilgisayar ortamına aktarır. Bu resimler üzerine özel programlar ile yeni gülüşün dizaynı yapılabiliyor. Bu, diş aralıklarının kapatılması ve diş boylarının uzatılması gibi küçük değişimler yapmakta etkili bir yöntem ancak, iki boyutlu olduğu için büyük değişimler yapmakta yanıltıcı yönleri mevcuttur. Kişinin bilgisayarda beğendiği görüntü ağızda uygulanınca farklı hissedilebilir, o yüzden ağızda uygulanan üç boyutlu yöntemler daha etkilidir.

3- Direkt kompozit uygulamaları: Kompozit, diş hekimlerinin dolgu yaparken kullandığı diş renginde ve yapısında malzemelerdir. Diş hekimi gerekli düzenlemeleri bu malzeme ile yaparak hastanın ağzında yeni gülüşü şekillendirir böylece kişi yeni gülüşünü üç boyutlu olarak yaşayabilme şansını elde etmiş olur.

4- Ağızda direkt mum mock-up uygulamaları: Diş hekimi mum esaslı, dişe benzeyen özel bir malzeme ile kişinin ağzında var olan dişlerinden alınan ölçüden elde edilen kalıp üzerine gülüş dizaynı yapıyor. Mumlar dişlere tek tek uygulanarak hasta ile hekim karşılıklı beklentilerini konuşuyorlar. Estetik göreceli bir kavram olduğu için mum mock-up yöntemi etkili bir yöntemdir. Hastanın istekleri ile hekimin isteklerini ortak bir payda altında toplar. Mum üzerine yapılan boy, şekil, fırlaklık ve genişlik değişimleri sonucunda kişiler özledikleri gülüş dizaynına sahip olabiliyor.”



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.