Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Ara
31

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Yaşam on Aralık-31-2009

Batılı ülkeler içinde en düşük ortalama kilo orana sahip ülke Fransa’dır. Aynı zamanda, kalp-damar hastalıklarından ölüm riski oranı da, Japonya’dan sonra dünyanın en düşük ülkesidir. Aslında televizyon programı, “Monica” isimli bir araştırma çerçevesinde, Dünya Sağlık Örgütü’nün topladığı gözlemleri içeriyordu. Nasıl oluyordu da, Amerika’nın her yerinde tavsiye edilenlerin aksini yapıyor olmalarına rağmen, Fransızlar kalp damar hastalıkları riskini Amerikalıların üçte biri oranına düşmüyorlardı?

Bilim adamları, ilk şaşkınlıktan kurtulduktan sonra, bu duruma ilişkin birçok açıklama yaptılar:

-    Fransızlar, yemek yemeğe vakit ayırıyorlar,
-    Günde üç öğün yiyorlar,
-    Öğünlerinde üç çeşit yemek yiyorlar ve böylece içerikleri değişik şeyler yemiş oluyorlar,
-    Ağırlıklı olarak sebze ve meyve yiyorlar, dolayısıyla daha fazla lif ve vitamin alıyorlar,
-    Sağlıklı yağ tüketiyorlar (zeytinyağı, ayçiçek yağı, kaz, ördek ve balıkyağı),
-    Düzenli bir şekilde başta kırmızısı olmak üzere şarap içiyorlar.

ABD’de şarap ve kaz ciğeri ezmesi tüketiminin artmasına yol açan “Fransız Çelişkisi” kavramının ortaya atılmasından sonra, bu konuda araştırmalar arttırılmıştır. Bu araştırmalar, bugün, Akdeniz çevresinde her zaman var olan ve Güney Fransa’nın büyük bir bölümünün çok eskiden beri benimsemiş olduğu beslenme alışkanlığının örnek alınması gereken “ideal” bir alışkanlık olduğunu ortaya çıkartmıştır. Bu uluslararası gözlemler ışığında, beslenme alışkanlıklarımızda hiçbir değişiklik yapılmamalı mı?

250 gr’lık beyaz peyniri (yoğurt) yağ oranı yüzde 0 frambuaz, çilek veya kivi ile birlikte yiyebilirsiniz. Bunlar, daha önce sözünü ettiğimiz meyvelerin aç karnına yenmesi gerektiği kuralına istisna oluşturan nadir meyvelerdir. Bu meyvelerin midede mayalanma riskleri oldukça düşüktür. Bu açıdan yağsız beyaz peynir (yoğurt) ile yenmeleri kurala aykırılık yaratmaz. Hatta ilerideki aşamalarda normal bir öğünün sonunda yenmelerinin bile kabul edilebilir olduğunu göreceğiz.

Bu arada 2-3 katı yumurta da bir başka çözüm yolu olabilir. Bir küçük domates ile yumurta birlikte yendiğinde mideye daha da hafif gelir.


 
Ara
30

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Yaşam on Aralık-30-2009

Yüksek kolesterol durumunda doktor bazı ilaçlar verecektir, fakat bunlar başvurulacak en son çare olmalıdır. İyi bir beslenme çoğunlukla yeterli olacaktır. İşte size birkaç öneri; eğer kolesterolünüz çok yüksek ise düşürmek veya önceden gerekli önlemleri almak için aşağıdakileri uygulayabilirsiniz.

Zayıflama (fazla kilo verildiği durumda) biyolojik parametrelerde iyileştirmeye yol açar. Kolesterol oranının azalması kuşkusuz ilk belirtidir. Tabii eğer aşırı miktarda kötü lipid alma yanlışına düşülmemişse…

Bazı besin maddeleri yüksek oranda kolesterol içerir, yumurtanın sarısı ve sakatatlar gibi. Dünya Sağlık Örgütü uzunca bir süre günlük 300 mg kolesterol oranını aşmamak gerektiğini tavsiye etmiştir.

Oysa, son araştırmalar tam tersine perhizin bu yönünün çok ikincil sırada kaldığını ve günlük 1000 mg kolesterollük bir besin alımının, kolesterolü sadece yaklaşık yüzde 5 arttırdığını kanıtlamıştır. Son yayınlar yumurtanın, bilindiğinin aksine çok daha az etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Öyle ki yumurtanın içinde bulunan yüklü miktardaki lesitin, kolesterol içeriğini nötr hale getirir.

Dolayısıyla yiyeceklerdeki kolesterol miktarım göz ardı edebiliriz, fakat yağ asitlerinin doymuşluk derecesinin farkında olmamız gerekiyor.


 
Ara
29

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Aralık-29-2009

Günümüz modern insanı (kadınlardan çok erkekler) kalp – damar hastalıkları açısından istatistiksel olarak yüksek riskli bir nüfusu oluşturur. Fransa’da yılda yaklaşık 110 bin enfarktüs vakası görülüyor ve 50 bin kişi damar tıkanıklığından ölüyor.

Bu sayı yüksek görünse de, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Fransa kendisinden daha düşük bir orana sahip Japonya’nın bir adım önünde, sıranın ise en arkasında bulunuyor. Bu sayılar ABD’den üç Finlandiya’dan dört kez daha azdır, İngiltere, Kanada, Norveç ve Almanya’nın ise çok gerisindedir.

Eğer yüksek kolesterol birçok araştırmanın ortaya koyduğu bir risk faktörü ise, bunun yanı sıra sigara içmek, tansiyon, kalıtım, şeker hastalığı ve uzmanların söylediği gibi “daha bilmediğimiz birçok şey” çok daha önemli diğer risk faktörleridir.

Dünyadaki ölümlerin en sık rastlanan nedeninin kalp-damar hastalıkları olduğunu herkes bilir. Fakat Profesör Apfelbaum’un üzerinde durduğu gibi, kalp-damar hastalıkları yüzünden meydana gelen ölümlerin yaş ortalamasının 70 ila 75 arasında olduğu da bilinmez. Bu, ümit edilen ortalama yaşam süresine çok yakın bir yaş ortalamasıdır.


 
Ara
28

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Aralık-28-2009

Unların elekten geçirilmesi eskiden beri var olan bir uygulamadır. Bu iş, eskiden, daha kabaca, elde yapılırdı ve ancak % 30′luk bir eleme olurdu. Maliyeti çok yüksek olduğu için ancak ayrıcalıklı bazı kişiler tüketebilirdi. (%30 fire verilirdi.)

Halk sadece esmer ekmek yeme hakkına sahip olduğu için, beyaz ekmek Fransız ihtilalinin sembolik isteklerinden biri olmuştur.

Fakat unun rafine edilme maliyetinin düşürülmesi ve günlük beyaz ekmeğin mümkün olduğunca geniş halk kitlelerine sunulması için 1870 yılına, silindirli değirmenlerin keşfine kadar beklemek gerekti. Oysa, bugün, artık rafine edilmiş unun (proteinler, temel yağ asitleri, vitaminler, mineral tuzlar, eser elementler ve lifler gibi) bütün besinsel maddelerinden arındırılmış olduğunu biliyoruz.

Buğday ununun rafine edilmesi, onun glisemik endeksini 35 ‘ten 70′e çıkarıyor, yani onu kan şekerini yükseltici hiperglisemik bir madde haline getiriyor. Belki bugün çağdaşlarımız (Amerikalılar dışında) 100 yıl öncesine göre daha az ekmek yiyor, ama daha çok beyaz un tüketiyorlar: beyaz hamur, makarna, sandviç, pizza, kurabiye ve çeşitli pastalar.


 
Ara
27

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-27-2009

Günlük hayatımızda ilk yardımın önemi büyüktür. Kaza geçiren, yaralanan ya da hastalanan bir kişinin acilen sağlık desteğine ve müdahaleye ihtiyacı olabilir. Böyle durumlarda mümkün olduğunca hızlı hareket edebilmek ve hayati önem taşıyan duruma müdahale edebilmek için ilk yardım kurallarını bilmek gerekir.

İlk Yardımın Temel Aşamaları
İlk önce yaralının genel sağlık durumu değerlendirilir. Yaralının omuzlarına hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadığı saptanır. Derhal ambulans çağrılır.

Yaralı, boynu ve başı sabit tutularak sırt üstü yatırılır. Yaralının bilinci kapalı ise çenesi yukarı kaldırılarak başı geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatması önlenir.

Yaralının nefes alıp almadığına bakılır. Nefes almıyorsa ağzından veya burnundan suni teneffüs yapılır. Nefes verirken göğüs kalkıyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarında akciğerlerden hava boşalması beklenmelidir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.