Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Ara
26

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Aralık-26-2009

Kemik gelişiminin yüzde 40 ila 50′sinin gerçekleştiği bu dönemde her şeyden önemlisi yeterince kalsiyum almaktır. Dikkat edin pek çok genç kız bu dönemde şişmanlatıcı olduğunu düşünerek süt ürünlerinden uzak durur.Bu büyük bir yanlış. Yoğurt ve peynir düzenli olarak yenmelidir. Bu dönem aynı zamanda genç kızların kahve, gazlı içecekler, şeker ve kafein tüketmeye başladıkları dönemdir; onları ölçülü olmaya teşvik edin.

Kilonun hayatımızda ilk kez sorun olabileceği bu şekillenme yıllarıyla ilgili birkaç “kural” ve öneri daha: Şimdilerde bazı genç kızlar vejetaryenliğe yöneliyor; bunun hem avantajları hem de getirdiği sorumluluklar var. Proteinler, inancı onları bu tür şeylere karşı özellikle savunmasız kılıyor. Kesin verilere dayanmayan bilim tehlikeli bir şey. Ayrıca, çoğunluğu bekârlardan oluşan bu grup sık sık düzenlenen partilerden hemen önce sonuca ulaşmak istediği için iki haftada 5 kilo fikri onlara çok cazip geliyor, işin daha da kötüsü, çoğu yemek pişirmek konusunda hiçbir şey bilmiyor. Eğer sizi tarif ediyorsam, Fransız kadınlarının yöntemine başvurun: bir aylık beslenme envanteri, Sihirli Pırasa Çorbası, kısa ve uzun vadeli değişim programı. Artık çocukça şeyleri bir kenara bırakmanın zamanıdır.

On yedi otuz beş yaş arası, pek çok kadının özgürlüğün keyfini çıkartmaya başladığı dönemdir. Bu dönem, dışarıda yenen yağlı, ağır yemekler (iş ve aşk yemekleri) ve aşırı alkol tüketimi (özellikle yasal yaş sınırını yeni dolduran, gözetim dışındakiler için) gibi yetişkinlere özgü görünen bazı aşırılıkları da beraberinde getirebilir. Bu grup, genellikle en çok dikkat edilmesi gereken saatlerde, akşam sekizden sonra aşırı yemek yer. Öğle ve akşam yemeklerinden önce ve yatmadan önceki alacakaranlık kuşağında açlığınızı yöntemler geliştirmeniz çok önemlidir.


 
Ara
25

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Aralık-25-2009

Bal, Eski Yunan’dan günümüze hayati ilaç olarak kullanılıyor. Pek çok hastalığın tedavisinde yan etkiye sahip olmayan bir şifa kaynağı olan bal, doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için de tehlike arz etmiyor.

Kanada’da yayımlanan Weekly World News dergisinin bundan 11 yıl önce bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştı. İşte bu şifalı karışımın ilaç tedavi ettiği hastalıklar:

Hazımsızlık ve Grip: Toz tarçını 2 kaşık bal üzerine serpip yemekten önce alırsanız bu, asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre de bal içerisindeki bir madde grip mikroplarını öldürüyor.

Kalp Hastalıkları: Bal ve tarçınla yaptığınız karışımı her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sürün. Bu uygulama kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Ayrıca daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krize yakalanma riskini azaltırlar. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

Kısırlık: Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde bu karışım tükürükle birleşip yavaş yavaş emilerek etkili olur.
Artrit(Eklem Romatizması): Bir miktar ılık suyu, bunun yarısı kadar balla karıştırıp üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edin. Bununla vücudunuzun ağrıyan yerlerine masaj yapın. 1-2 dakika i-çerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.

Artritli hastalar, bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık bal ve bir çay kaşığı toz tarçını eritip sabah-akşam alabilirler. Bu yöntem düzenli olarak uygulandığında rahatsızlık dinecektir.

Bağışıklık Sistemi: Bal ve tarçın düzenli olarak her gün alınırsa bağışıklık sistemini kuvvetlenir ve vücut bakteri ve virüslere karşı direnç kazanır.

Zayıflama: Bir bardak su içine eşit miktarda bal ve tarçın koyup kaynatın. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce için. Bunu düzenli uyguladığınız taktirde kilo verirsiniz.

Sivilceler ve Deri: 3 çay kaşığı bal ile 1 çay kaşığı tarçın karıştırarak bir krem hazırlayın. Bu kremi uykudan önce sivilceler üzerine sürün. Sabahleyin ılık su ile yıkayın. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygularsanız, sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz.


 
Ara
24

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-24-2009

Dokunma ideal sağlığın temel gereksinimidir: Dokunmadan mahrum bırakılan insan ve hayvan yavruları normal gelişim gösteremezler. Bu ihtiyaç yaşla beraber azalmaz ama yaşlı insanların genellikle sağlığı geliştirici bedensel temasta bulunacak fırsatları daha az olur.

Yalnız yaşayabilirler , dermansız olabilirler ya da diğer yaşlı ve dermansız insanlarla tecrit edilmiş olabilirler.Vücutlarından utanıyor olabilirler ve diğerlerinin onlara dokunmayı ve onlar tarafından dokunulmayı istemediklerini düşünürler. Gençlerle, güçlülerle ya da çok aktif çocuklarla, hatta kendi torunlarıyla bedensel temastan incineceklerinden korkabilirler.

Genellikle bu fikirlerin bir dayanağı yoktur ama genç kültürün hakimiyetine bakılacak olursa, pek şaşırtıcı da değildir. Filmler, televizyon şovları ve dergiler genellikle çekiciliği ve kucaklanabilirliği yaşla değil, gençlikle bir tutarlar. Baby boomer’ ların bu kültürel eğilimi değiştirip değiştiremeyeceklerini görmek ilginç olacak. Onlar nüfusun büyük ve güçlü bir kesimidir, ayrıcalıklı olma hisleriyle tanınırlar, şimdilerde yaşlılığa doğru ilerliyorlar. Ne istediklerini biliyorlar ve isteklerine ulaşmak için çaba harcıyorlar. Onların toplum tarafından hiçe sayılmaya, tecrit edilmeye ve dokunulmamaya hazır olduklarını sanmıyorum.

Bu arada, size yaşadığınız sürece dokunma ve dokunulmanın yollarını bulmanızı kuvvetle tavsiye ediyorum. Bunun gayet güzel bir yolu, düzenli masaj yaptırmaktır. Bildik İsveç masajından, çok sayıdaki özel ve egzotik tekniklere kadar pek çok vücut çalışması vardır. Doktorunuz reçete yazacak olursa, sağlık sigortanız bunun bir kısmı için paranızı geri ödeyebilir. Bir sorun. Masajın yaşlıların vücutlarında olduğu kadar zihinlerinde ve ruhlarında da harikalar yarattığını gördüm.


 
Ara
23

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Aralık-23-2009

Zayıflama diyetinin Zayıflama yapmayanların diyetinden farkı, Zayıflamacuların terle kaybettiği sıvı ve artan fiziksel aktiviteye bağlı enerjiyi diyete ek olarak tüketmeleridir. Daha önce de belirtildiği gibi ek enerji gereksinimi karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Bazı durumlarda protein, B kompleks vitaminlerine olan gereksinim artmaktadır. Ancak enerji gereksinimini karşılayan bir diyet tüketmek bu besin öğelerine olan artan gereksinimi de karşılayabilmektedir. Enerji gereksinimi arttıkça karbonhidrattan zengin 2 besin grubundaki (tahıl, sebzemeyve grubu) yiyeceklerin porsiyon miktarları artırılmalıdır.

Bu artışla Zayıflamacuların çoğu enerji gereksinimini karşılayamamaktadır. Diyet çeşitliliğini artırmak için süt ve proteinden zengin yiyecek porsiyonları da artırılmalı böylece artan enerji gereksinimi çeşitli yiyecek gruplarından sağlanmalıdır. Küçük yapılı ve daha az enerji gereksinimi olan Zayıflamacular besin yoğunluğu yüksek (yeterli karbonhidrat, protein ve mikrobesin öğesi içeren) yiyecek tüketimine özen göstermelidirler.

Beslenme ve Zayıflama performansı son 20 yıldır yapılan çalışmalar, beslenmenin egzersiz performansını olumlu yönde etkilediğini açıkça göstermektedir. Şüphesiz Zayıflamacuların yedikleri ve içtikleri onların sağlık, vücut ağırlığı ve kompozisyonunu, egzersiz sırasında, egzersiz sonrası toparlanma döneminde yakıt kullanımını ve sonuç olarak egzersiz performansını etkilemektedir.

Zayıflamacu beslenmesindeki araştırmaların artışı, ergojenik öge, bitkisel karışımlar, diyet eklerinin satışı Zayıflamacu performasını artırmayı hedeflemektedir. Bu ürünleri pazarlayanlar Zayıflamacuları bu ürünleri kullanmala” yönünde teşvik etmektedirler. Optimal egzersiz performansına ulaşmak için; iyi beslenme , yeterli sıvı alımı, ergojenik öge ve suplementleri dikkatli kullanmak, kilo kontrolü, yeterli ve çeşitli yiyecek tüketm gerekmektedir.

Bu yazıda; yetişkin Zayıflamacularla çalışan diyetisyen sağlık bilimcilere Zayıflama dalları hedeflenmeden temel bilgi verilmiştir.

Amerikan Diyet Derneği, Kanada Diyetisyenleri Amerikan Zayıflama Hekimliği Koleji fiziksel aktivite, spo performans ve toparlanmanın optimal beslenme ile artm labileceğini belirtmektedirler. Bu organizasyonlar optimik sağlık ve egzersiz performansı için uygun yiyecek ve sıvı ihtiyacı ve zamanlaması, suplement seçimi hakkında önerileri bulunmaktadırlar.


 
Ara
22

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Aralık-22-2009

Karbonhidratlarla beslenmede gerek Dietary Guidelines (Amerika Birleşik Devletleri’nin beslenme ve diyetetik alanındaki bir kurumu) ve gerekse de diğer beslenme otoritelerinin ortak görüşü;

Sebze, meyve, hububat ve lifli yiyeceklerden günlük şeker ihtiyacının takviye edilmesi ve Şekerli yiyeceklerde aşırıya kaçılmaması şeklinde iki ana noktaya dikkat edildiği taktirde sağlıklı bir karbonhidratlı beslenmenin gerçekleşeceğini bildirmektedirler.

Özellikle düşük kalori ve yağ alımının ancak yüksek oranda lifli ve kompleks karbonhidrat (nişasta) miktarına sahip gıda maddeleri ile gerçekleşeceğini bu tip bir beslenmenin şişmanlık, kalp ve damar hastalıkları, kanser ile diş çürümeleri riskini azalttığı çeşitli araştırmalar ve anket sonuçlarından anlaşılmaktadır.

Yağların 1 gramı 9 kalori verdiği halde protein ve karbonhidratların l er gramları sadece 4 kalori ve alkollerin de 1 gramı 7 kalori verir. Protein ve karbonhidratça zengin gıdalar birbirleri ile karşılaştırıldıklarında proteinli gıda maddelerinin karbonhidratlı olanlara nazaran yağ bakımından daha zengin oldukları ve dolayısıyla daha fazla kalorili oldukları söz konusudur. Bu gerçeğe dayanarak diyeti karbonhidrat ağırlıklı olarak tutmanın sanılanın aksine şişmanlık riskini azalttığı bildirilmektedir.

Karbonhidratlardan kompleks karbonhidratlar ve basit karbonhidratla! Karşılaştırıldığında tek farkın sindirim açısından olduğu görülür.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.