Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Şub
28

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Şubat-28-2010

1948 yılında başlayan Framingham Kalp Çalışması, beslenme ve yaşlanma üzerine bol miktarda bilgi sağlamıştır. Boston Üniversitesi’nden M.P.H. Ph.D. Merrill Elias ve meslektaşları, obezite ve hipertansiyonun zamanla zihinsel performansı etkileyip etkilemediğini görmek amacıyla 551 erkek ve 872 kadından elde edilen 18 yıllık verileri analiz etmişlerdir. Dr. Elias’a göre, “Bu sonuçlar kronik olarak obez kişilerin zihinsel yeteneklerinin düşük olması riskinin (aynı şartlar altındaki obez olmayan) diğer kişilere nazaran daha yüksek olduğunu göstermiştir.”

Bu araştırmacılar, erkeklerin, beyin gücündeki obeziteye bağlı azalmaya karşı daha hassas olduğunu belirtiyorlar. Muhtemelen bunun nedeni yağlarının karın bölgelerinde birikme eğiliminde olmasıdır.

Obezite yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol ve diyabetle güçlü bir şekilde ilişki içerisinde olduğundan dolayı, azalmış zihinsel yetenek ile bir ilişkisinin bulunması da şaşırtıcı değildir.

Diğer çalışmalar, karın bölgesi obezliği durumunda anksiyete ve depresyona daha fazla hassasiyet olduğunu gösteriyor. Erkeklerdeki karın bölgesi obezliği ve östrojen hakimiyeti arasındaki ilişki, bilişsel ve nörolojik bozuklukla sonuçlanır ki bu konu 7. bölümde daha etraflıca anlatılacaktır. Kadınlardaki merkezi şişmanlık insülin direnci ve diyabetle güçlü bir şekilde ilişki içerisindedir, ancak bilişsel bozukluk ile arasında güçlü bir bağ var gibi görünmemektedir.


 
Şub
24

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Şubat-24-2010

Şeker ve şeker ürünlerine dikkat: Çay ve kahve sayışım azaltın, bunlar için kullandığınız şeker oranını başlangıçta yarı yarıya azaltın. Bir müddet sonra ise bu miktarı da yan yarıya azaltın. Bir süre sonra şeker kullanma ihtiyacı hissetmez olursunuz.

  • Yemekler: Yemeklerinizde sıvı yağlan az miktarlarda kullanın, katı yağları ise kesinlikle kullanmayın. Sıvı yağ kullanıyorsanız bunun miktarını da yarı yarıya düşürün. Mümkünse saf zeytin yağı doğru bir seçimdir.
  • Dışarıda yemek: Ev dışında yemek yememeye gayret edin. Çünkü bu yemeklerde kullanılan yağın cinsini, kalitesini ve miktarını bilmediğiniz için kontrolünüzün dışında fazla yağ almış olursunuz. Dışarıda yapılan yemeklere tatlandırmak için çeşitli işlenmiş gıdalarda katılabilmektedir.  Öğlen yemeğinizi evinizde hazırlayabilirsiniz.
  • İkramlar: Misafirliklerde, ziyaretlerde yapılan ikramlar sizin için sorun olacaksa kibarca reddedin. Ya da sınırlı yemeye gayret edin. İş yemeklerinde vs. az yağlı, sebze ağırlıklı yiyecekleri tercih edin.
  • Su içmek: Gün içinde aşırıya kaçmadan su için. Spor ve egzersiz sırasında ise sarf edeceğiniz efora göre su için.
  • Disiplin: Beslenme alışkanlığınızı değiştirme isteğinizi sabırla ve ısrarla devam ettirmelisiniz. Bir süre sonra yeni ve sağlıklı bir beslenme tarzına sahip olacak ve hep ideal kilonuzda kalacaksınız. Yeme disiplini farkında olmadan sizi sağlıklı hedeflere ulaştıracaktır. Disiplin sizi nefsi istek ve arzularınıza karşı da ayrıca koruyacaktır.
  • Kendinize hareket etme fırsatı verin: Evinizde veya iş yerinizde teknolojiyi değil, fırsat buldukça kendi bedeninizi kullanın. Atalarımız “Nerede hareket orda bereket” derler.

 
Şub
22

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Zayıflama on Şubat-22-2010

Besinlerle alınan ham enerjiyi, sindirim sürecinden geçirilip organizma tarafından kullanılabilir hale getirildikten sonra alınan kullanılabilir enerji olarak adlandırıyoruz.

Alınan Kullanılabilir Enerji’nin kullanıldığı yer hücrelerdir. Hücre düzeyinde yapılan çeşitli “işler” bir yandan enerji harcayarak gerçekleştirilebilmekte, öte yandan hücre içinde, çeperinde ve çevresinde kimyasal, fiziksel, mekanik ve elektriksel değişimlere yol açmaktadır. İşte bu değişikliklerin önce haber alınması gerekir ki bu reseptörlerin, “alıcıların” görevidir. Bu alıcılar sinir uçlanmaları veya hücrelerin kendi yapıları içindeki çeşitli bölümlerdir.

Alman besinlerin, sindirim sürecinden geçip, içerdikleri yapıtaşlarının hücrelere taşındıklarında yol açtıkları değişimlerin saptanıp, durumun analiz edilmesi ortaya enerji gereksinimi olup olmadığı yolundaki haberleri çıkaracaktır.

İlk aşama beslenme gereksinimleri ile ilgili haberlerin üretilmesidir. Üretilen haberlerin yönetim merkezine taşınması ikinci aşamayı oluşturur. Aslında söz konusu olan hücreler arası haberleşmedir, haberlerin üretildikleri yerden beyin hücrelerine iletilmesi gerekmektedir.

Taşıyıcı rolü ise:
Sinir sisteminin iletişim yolları ve Hormonlar tarafından üstlenilir.

Enerji gereksinimleri doğrultusunda, üretilen ve taşınan haberlerin ulaşacağı yer enerji girdi ve çıktılarının ayarını, dengelenmesini üstlenen “yönetim merkezi” olacaktır. Bu merkez, eline ulaşan bilgiler doğrultusunda değerlendirmelerini yapacak, gereken tavsiye kararlarını üretecektir.

Üçüncü aşama, yönetim merkezinin, değerlendirmeleri sonucu tavsiye kararları üretmesidir. İşte burada bir sorun daha ortaya çıkmaktadır: Verilen kararların uygulamaya geçecek olan, yani besin alımı “eylemine” karar verecek olan “sorumlu ve yetkili mercilere” ulaştırılması. Yani bir kez daha bir haberleşme ağına ihtiyaç vardır. Bu yetkili merciler ise beynin üst katlarıdır. Organizma gereken “lisanı” kullanarak, uygun “habercilerle” “durumdan bilinçli beyni haberdar edecektir.

Dördüncü aşama yönetim merkezinin tavsiye kararlarının beynin “bilinçli” bölümlerine taşınmasıdır. Ve nihayet beşinci aşamada beynin bilinçli bölümleri gelen durum değerlendirmesi doğrultusunda, “besin enerji” alıp almamaya karar verecektir.

Sözün burasında biraz durup, tüm bu aşamalar üzerinde neler bilip bilmediğimize bakmamız lazım; şimdiden söyleyelim:

Bilinmeyenler bilinenlerden kat kat fazla. Unutulmaması gereken, basitleştirerek açıklamaya çalıştığımız bu mekanizmaların dur durak bilmeden her an faaliyette olduğudur.

Bir kez daha “acaba tüm bunlar rastlantılara bırakılmış olabilir mi?” sorusu akla gelmektedir.


 
Şub
21

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları on Şubat-21-2010

Tuz ve sodyum terimleri sıklıkla birbirleri yerine kullanılır fakat aslında tuz (ayrıca sodyum klorür olarak bilinir) hem sodyum hem de klorür içerir.

Yediğimiz yemeklerdeki tuz kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Toplam tuz alımınızı azaltmanız için bu tavsiyeleri gözden geçirin:

  1. Hazırlama esnasında yiyeceklere eklenen sofra tuzunu sınırlayın.
  2. Sofradan tuzluğu kaldırın. Salladığınızda ne kadar döküldüğü konusunda fikriniz yoktur.
  3. Tuz eklenmemiş konserve sebzeleri, çorbaları ve et suyunu seçin.
  4. Hepsinin ekstra sodyum içerdiği bilinen hazır akşam yemekleri, hazır gıdalar, krakerler, cipsler, fındık ve tohumların üzerindeki ürün etiketlerine dikkat edin.
  5. Soslarınıza dikkat edin (ketçap, barbekü sosu, soya sosu, turşu ve çeşni, zeytinler, hardal), hepsi sodyum içerir.
  6. Yiyeceklere lezzet vermesi için tuz yerine bitki ve baharatlar koyun.

 
Şub
20

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Şubat-20-2010

İnsanların bazılarının bu sürece, “bir an önce verilebilecek ne varsa vereyim” dercesine, sert diyetlerle (çok düşük kalorili mi demeliydik?) bodoslama girdikleri vakiyse de, büyük çoğunluk için başlangıç evresi “pembe” umutlarla bezenmiş, itidal, mantık ve sağduyuyla süslenmiştir.

“Biraz dikkat ederim yediklerime, öyle hepten de aç bırakmam kendimi; tok tutacak şeylere ağırlık veririm; öğünlerimi düzene koyarım, kahvaltımı kuvvetli yaparım; yağlı şekerli şeyleri birazcık azaltırım, dengeli beslenmeye çalışırım, yavaş yavaş veririm fazla kilolarımı, hem çok bir fazlalığım da yok zaten, ama verirsem tabii kendimi daha iyi hissederim, hem ileriyi de düşünmek lazım.”

5,10, 20 yıl sonra kendilerini obez, ileri obez bulanların çoğunun maceraları ne yazık ki böyle başlamıştır.

Tıpkı birkaç sene içinde ruhsal sağlıklarını, düşünme, uslamlama gibi yeteneklerini diyet bataklığında yitirenlerin serüvenlerinin başladığı gibi, (bu dediklerimizin “gerçeklerle bağdaşıp bağdaşmadığını” bir çevre turuyla kontrol etmek istemez miydiniz?) Yeri geldi, vurgulamakta yarar görüyoruz: Günümüzde sağduyulu, ılımlı diyet teşvikleri, “uçuk, sert” diyetlerden çok daha fazla zarar vermektedir. Bu teşvikler, bu “kibar, uslucuk” dil, mantık kokan öğütler çok sayıda insanın kendilerini Kısıtlamak Beslenme Süreci’nin ilk basamaklarında bulmasına yol açmaktadır. Bu basamaklar bir çıkılmaya başlandı mı, zaten o kişi Diyet Endüstrisinin, “Yağ Pazarının” davasına kazanıldı demektir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.