Helal kelimesi Kur’ ân-ı Kerim’de elli yerde geçmektedir. Semerkandî, helâlin şer’ân izin vererek serbest bırakmak manasına geldiğini belirtmektedir. Arapça bir kelime olan helâl müsaade edilmiş, meşru, yasal, geçerli anlamına gelir. Beslenme biçimi ve yiyecekler; Kur’ân ve sünnette belirtilmediği ya da açıkça ifade edilmediği müddetçe, çoğunluğu helâl olarak kabul ediliri).
Dünya Müslümanlarının gündemindeki önemli bir konu gıdaların helâl olmasıdır. Kuşkusuz sağlıklı beslenme; temiz, hijyene uygun ve hukukun temel kavramlarından biri olan dini yönden helâl olması olacaktır.
Etlerin helalliği ile ilgili bir konu hayvanın kesilme biçimidir. Hayvanın kesilerek kanının akıtılması önemlidir. Bunun yanında her hayvanın eti yenmez. İslâm’a göre haramlardan ilk akla gelen domuz etidir.
Koyun, kuzu, sığır ve tavuk eti yenilen hayvanlardır. Bunlar, kesmeye ehil olanlar tarafından besmeleyle boğazlarından kesilmek şartıyla yenilir. Ke-silmeksizin ölen hayvanın eti yenmez. Kesme iki şah damar, nefes borusu ve yemek borusunu kesmek suretiyle yapılır. Bu dört şeyden üçünün kesilmesi, İmam-ı Azam’a göre kâfidir.) Hayvanın ensesinden kesilmeye başlanması mekruhtur. Ensesinden kesilen hayvanın ana damarları ve yemek borusu gırtlak kesilmeden ölürse leş olur.
Kanı çıkmayarak ölen hayvan leştir. Leş ise yenmez. Eceliyle, kesilmeksizin ölen hayvan leş olduğu gibi, şer’i şekil üzere boğazlanmayıp da boğmak, başı koparılmak, beyni üzerine tokmak vurmak veya kulak tözüne şiş saplamak gibi şer’i usulün dışında bir yol ile öldürülen hayvan leş demektir.
Kesme işleminin şartı kesen kişinin bu işleme ehil olması ve besmele ile kesmesidir. Bismillahi Allahu Ekber demek müstehaptır. Arapça’dan başka bir dil ile besmeleyi söylemek geçerlidir.
