Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Mar
25

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Zayıflama on Mart-25-2010

Kişi için bu sorunun cevabı, hayatın paha biçilmez olduğudur. Aile için onun kaybı muazzam bir trajedidir. Sağlığın doğru şekilde korunmasıyla ilgili olan bu açıklama Kolombiya Üniversitesi eski rektörlerinden Dr. Willard C. Rappleye tarafından yapılmıştır. Hemen şu anda kendinize, “Benim hayatım ailem ve kendim için ne derece önemlidir?” sorusunu sormanızı istiyorum.

Şişmansanız, hele aşın derecede şişmansanız hayata o kadar değer vermiyorsunuz, demektir. Hayatınız sizin için paha biçilmez olmasa bile, kaybınızın aileniz için büyük bir trajedi olacağını bilin. Fazla kiloları atıp ideal kilonuza inmezseniz, ölümünüzü çabuklaştırmış olursunuz. Yukarıdaki açık gerçekler ve diğerleri bunu tartışma götürmez biçimde kanıtlamaktadır.

Ne yazık ki, koruyucu hekimliğin uyanları ve önerileri birçok kimse tarafından dikkate alınmıyor. Şişman her erkek veya kadına kalp krizi tehlikesini azaltmak için zayıflaması söylendiği zaman, çoğu kez o kiloları vermek için hastalanıp ölümün eşiğine kadar gitmeyi bekler.

O zaman bile bazı hastalık kurbanları tekrar ayağa kalkıp bir süre geçirdikten sonra o fazla yağlan yine bedenlerine yüklemeye başlarlar. Belki buradaki gerçekler sizleri hızlı kilo ver diyeti veya diğer etkin zayıflama rejimlerine başlamaya ikna edecektir.

Bir eleştirmenin, “Kilo ile ömür arasında ters orantı vardır. Ne kadar fazla kilo taşırsanız, onu taşımak zorunda bulunduğunuz süre büyük bir olasılıkla, o kadar kısa olacaktır,” sözlerinde buruk bir espri vardır. Eski bir atasözü, “Fazla yemek açlıktan daha fazla tahribat yapar”, “Sağlığı, hayatın kendisini tahrip eder” der.

Yüzyıllar önce, Hipokrat 44′üncü vecizesiyle, “Şişman olanları zayıflara oranla daha erken ölmeye adaydır” diyerek insanları uyarmıştır. Yüzyıllar sonra şişman insanlar, hâlâ bu gerçeği kabullenmeyi öğrenememişlerdir, çünkü zayıflamada başarılı olma umutlan pek bulunmadığım düşünmektedirler. Benim buradaki önerilerim daha önceki çabalarında başarılı olamayan kimselere yardımcı olmuştur. Umarım benim yöntemlerim eski girişimlerinizin başarısız olduğu yerlerde size de yardımcı olacaktır.

Öte yandan, o ağırlık veren fazla kiloları atmaya daha önce hiç karar vermediniz, denemedinizse, hemen başlayacağınıza inanıyorum. “Kilom sadece normalin 5 kilo üzerinde, şişman değilim,” demek geçerli bir özür değildir. Bir kere ipin ucunu kaçırdınız mı, istenmeyen, yakışmayan yağların üzerinize yığılması tehlikesi artar.


 
Mar
24

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Mart-24-2010

Yemek yerken hormonlarınızı düşünür müsünüz? İster inanın, ister inanmayın, bir şeyler yediğinizde vücudumuzda pek çok hormon salgılanır. Evrimimiz boyunca, yemekleri sindirmek ve metabolize etmek için çeşitli adaptasyonlar geçirdik. Bu işlevler, hormonlarımızın merkezî rol oynadığı karmaşık bir sistemin sadece bir parçasıdır. Yediklerinizse bu sistemde olumlu ya da olumsuz çok büyük etkiye sahiptir.

Hormon kelimesi Yunancada, bir şeye doğru hızla ilerleyen anlamındaki hormo kelimesinden gelmektedir. Hormonlarımız salgı bezlerinde üretilse de genelde bu bezlerden daha uzak yerlerde, organlarımızda iş görürler. Onları organlara taşıyan, kandır. Tüm bedensel işlevlerimiz hormonların kontrolü altındadır. Sağlığımız için gerekli dengeyi yaratırken çoğunlukla iki ya da daha fazla hormon beraber çalışır.

Hormon denince genelde pek çoğumuzun aklına testosteron ve östrojen gibi cinsel hormonlarla tiroit hormonu gelir. Tiroit, boynumuzun ön kısmında yer alan ve tiroksin olarak bilinen, metabolizma hızı ve büyümeden sorumlu hormonu üretir. Ancak, hormonların vücudumuzdaki işlevi bunlarla sınırlı değildir: Kan şekerini düzenler, tuz ve enerji dengesini sağlar, iştahımızı etkiler ve stresle ya da tehlikeli durumlarla başa çıkmamızı sağlar. Dolayısıyla, hormonlardaki en ufak dengesizlik, sağlığımızı bozar.

Peki, hormonlar nasıl çalışır? Temelde, belli organlar için bazı maddeler üretirler ve o organlar da kendi bölgelerinde iş görür. Peki, bu maddeler ve hormonların kendisi neden yapılmıştır? Doğru tahmin: GIDALARDAN. Bu maddelerin yapısında (proteinlerden gelen) aminoasitler, (çoklu doymamış yağlardan gelen) yağ asitleri ve kolesterol bulunur.


 
Mar
23

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Zayıflama on Mart-23-2010

Kilo verme rejimleri, kaçamak yapsanız bile bünyesinde sizi zayıflatacak elemanlar toplamıştır.

Örneğin; kalori saymak için herhangi bir öneri yoktur. Listedeki güzel yiyeceklerden açlığınızı tatmin edinceye kadar istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Örneğin; çeşitli yağsız etler, yağsız balık

ve deniz ürünleri, tavuk, hindi, yumurta ve yağsız beyaz peynir yiyebilirsiniz. İlk tepkiniz, hastalarımdan çoğu gibi; ‘İyi, ama bu rejimle ben dünyaları yerim! Şimdikinden çok  daha fazla kalori tüketirim,” demek olabilir. Gerçek şudur: Bu rejimi uygularken, günde 6 hatta daha fazla öğün yemek yeseniz bile, alınan kalori miktarını kendi kendinize sınırladığınızı göreceksiniz. Çünkü kendinizi tok hissedecek, kilo verdireceği yerde kilolarınızı artıracak fazla miktarlarda yeme isteği duymayacaksınız. Aynı zamanda, sizi yemeye tahrik edecek, gıda değeri zengin yiyecekler yasaklanmaktadır. Açlığınızı bastırmak için yiyeceksiniz, iştahınızı kabartmak, tatmin etmek için değil! Bu rejimi uygulayanlardan pek azı ilk günler fazla yemek yer, fakat sonra çabucak bundan vazgeçerler.

Hastalarımdan birçoğu bana, “Bu rejimle çok fazla yemek yediğim kanısındayım, nasıl oluyor da bu kadar kilo verebiliyorum?” demiştir. Onların aldıkları kalori miktarım hesapladığım zaman, günde 400 ila 900 gibi pek az kalori tüketmiş olduklarını saptadım. Daha fazla yeme isteği duymamışlardı. Diğerleri, özellikle daha uzun boylu olanlar; Hızlı zayıflama rejimi uygularken günde 2.000 kalori tüketiyor, buna karşılık daha az yer göründükleri diğer rejimleri uygularken kilo vermedikleri halde bu yöntemle hızla kilo veriyorlardı. Çünkü yüksek protein tüketimi günde çok daha fazla kalori yaktırıyordu.


 
Mar
22

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Mart-22-2010

Obezite ve 2. tip diyabet arasındaki ilişki son derece basit: İkisi de aynı hormonal dengesizlikten, insülin direncinden kaynaklanıyor. Yüksek tansiyonlu, kan lipitli ve koroner kalp hastalığı olan kişiler genelde diyabet ve obeziteye yatkın kişilerdir. Diyabet, tedavisi çok uzun süren, çok pahalı ilaçların kullanıldığı, masraflı bir hastalıktır.

Tahminler, diyabet ve koroner kalp rahatsızlıklarının, 2020′de en yaygın hastalıklar olacağı yönünde. Zaten 2000 yılında dünyada 130 milyon diyabetli vardı ki bu sayının 2025′te 300 milyonu bulacağı düşünülüyor. En çok artışınsa 1997′den 2010′a kadar 3 kat olacağı, gelişmekte olan ülkelerde gözleneceği tahmin ediliyor. ABD’de, halkın %50′ye yakınında aşırı kilo ve obeziteden kaynaklı hastalıklar görülmekte. Fakat obezite, diyabet ve koroner kalp hastalıkları önlenebilir. Bu tür hastalıkları tedavi etmek için harcanan dudak uçuklatıcı paralara rağmen, ne yazık ki önlemek için çok az para harcanmakta. Oysa ki araştırmalar, aşırı kilolulardaki %10-15′lik kilo kaybının bile kan lipiti, kan şekeri ve tansiyona iyi etkileri olduğunu gösteriyor.

Genelde, 20 kilodan daha fazlasını vermek isteyenlere, bunu beslenme ve metabolizma konularında uzman bir doktorun kontrolünde yapmalarını tavsiye ediyorum. Yalnız, doktorunuzun sizin sorununuzla, özellikle obez ya da aşırı kiloluysanız, gerçekten ilgilendiğinden emin olmalısınız. Yanı sıra diyabet, kalp damar hastalığı, horlama gibi sorunlarınız varsa o konularda da uzman kişilere danışmanız gerekir. Bir diyetisyen, psikolog, davranış terapisti, fizyoterapist size büyük yardım sağlar.


 
Mar
21

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Yaşam on Mart-21-2010

“Fazla kilolar atılınca, cinsel iktidar artar mı?’ Bu soru, bana yüzlerce kez sorulmuştur. Bunun cevabı çok karmaşıktır. Çünkü, seksle şişmanlık arasındaki bağlantının büyük bir kısmı kişinin karakterine ve psikolojik unsurlara bağlıdır.

Kilo vermekteyken ve hatırı sayılır derecede kilo verdikten sonra seks arzularının ve fiziksel yeteneklerinin büyük ölçüde arttığını söyleyen erkek hastalarım vardır. Hanımlar da kocalarının zayıfladıkları zamanki davranışları hakkında aynı şeyi söylemişler, kendi cinsel arzularıyla birlikte kocalarınınkinin de arttığını bildirmişlerdir. Ancak bu raporlar ortalama veya geniş kapsamlı bir cevap vermeye yeterli değildir.

Seks gücü, yağ tabakaları organları hareketsiz hale getirip güçlük yaratmadığı takdirde şişmanlık yüzünden engellenmez. Şişmanlığın yarattığı genel letarji (uyuşukluk), hareketliliğin azalması cinsel arzuları ve yetenekleri kötü yönde etkileyebilirse de şişmanlık yüzünden şehvet ve arzular etkilenmez.

Kişisel görüşler, toplumsal âdetler görmezlikten gelinemez. Daha 40 ila 80 yıl önce Amerika’daki en güzel kadınlar bugünün standartlarına göre normalin 10 kilo hatta daha fazla üzerindeydi. Şimdi ise genellikle şişman kadın veya erkeğe, karşı cins “püf diye dudak bükerken ince bir vücut genellikle son derece çekici ve etkileyici kabul edilmektedir. Tabii bazı toplumlar yine etli-canlı eşi en az arzulanan seks sembolü olarak yüceltmektedir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.