Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
May
23

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Mayıs-23-2010

En önemli atık merkezlerinden birini de başlangıçları bağırsak bölgesinde yer alan, birbirine benzer bir bez zincirinin ucunda bulunan bademcikler (boğaz mukozası üzerinde yer alan lenfatik bezler) oluşturur.

Protein asitleri bu yolla kovulduğunda bademcikler o kadar tahriş olur ki, bu durum bademcik (veya anjin) adı verilen gerçek bir doku yanmasına neden olabilir. Kimi zaman zehirler bademciklere ulaşmadan bir ya da birçok ara bez tarafından tutulabilir ki, bu durum da boğazda şişmeye ve ağrıya neden olur.

Bademcikler, yüzeyde olmaları ve çok kolay erişilebilmeleri yüzünden cerrahlar için kolay bir hedef olmuş ve milyonlarca bademcik, ameliyata maruz kalmıştır. Bu tür bir ameliyattan sonra hastanın iyileşmesinin esas nedeni, yemek yemesi zor olan hastanın vücudunun elde olmayarak dinlenmesidir.

Yangılı ve ağrılı boğaz besinlerin yutulmasını engeller. Bademcik gibi bir çıkış kapısından yoksun kalan vücut, mukoza zarları ve lenf dokuları gibi başka merkezlerden yararlanmaya yönelir.

Burunda, boğazda, sinüslerde, midede, bağırsaklarda ve apandiste yer alan lenf kümecikleri kurban edilen bademciklerin görevlerini üstlenmeyi denerler. Bu durumda birçok yeni hastalık, özellikle apandisit baş gösterebilir.


 
May
22

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Zayıflama on Mayıs-22-2010

Ancak gerek kazein, gerek diyet, gerek süt yağı ve gerekse de whey proteinlerin söz konusu süt ürününün tüketimini takiben mide ve bağırsak boşluğuna geldiğinde buradaki laktaz, proteaz, pepsin, tripsin, fosfataz, amilaz, lipaz gibi yağ, protein ve şeker parçalayan enzimlerin etkisine maruz kalmaları gerekir.

Zira süt proteinleri, süt şekeri ve süt yağı doğrudan mide ve bağırsak çeperinden em ilemeyecek kadar kompleks, kaba maddelerdir. Dolayısı ile az önce de değindiğim üzere öncelikle mide ve bağırsak boşluğuna ulaştıklarında, belirtilen bu enzimler tarafından parçalanarak bir nevi ön sindirime maruz bırakılmalıdır. Ancak bu enzimatik ön parçalanmadan sonra kazein ve whey proteinlerinin kendilerini oluşturan daha küçük yapı taşlarına yani amino asitlerine parçalanması ile, süt yağının lipaz etkisi ile kendisini oluşturan yağ asitlerine ve alkole parçalanması ile, süt şekeri diyet’ unda laktaz enzimi etkisi ile kendisini oluşturan glukoz ve gadiyeta parçalanmasını takiben bu kaba ve kompleks maddeler emilebilmekte ve kana karışabilmektedir.

Buna karşılık özellikle çocuklarda ve yaşlılarda mide ve bağırsak yüzeyinin ve bu yüzeydeki hücresel aktivitenin yeterince gelişmemiş veya zayıf olmasına bağlı olarak sütün bu değerli besin elementlerini parçalayacak enzimler de yeterli miktarda üretilemez.


 
May
20

    
Posted (Eril) in Besinler ve Faydaları, Genel Beslenme on Mayıs-20-2010

Alfa lipoik asidin cilt için ne kadar iyi olduğu sorusunun yanıtı, mükemmel şeklindedir. Burada nasıl olduğu ve nedenlerinin bazıları yer alıyor.

Alfa lipoik asidin henüz tartıştığımız bütün etkileri sadece genel olarak vücudun içine değildir. Aynı zamanda cilt üzerinde de etkilere sahiptir. Alfa lipoik asit, C, E vitaminleri gibi diğer antioksidanlara ve cilt hücrelerine ekstra koruma sağlayan glütasyonun daha uzun süre dayanmasına yardım eder. Alfa lipoik asit, hem yağda hem de suda çözüldüğü için cilt hücrelerinin her parçasında çalışır. DNA’yı bile korur.

Fakat çok daha fazlası vardır. İltihaplanma ile başlayalım. Şimdiye kadar, yaşlanma üzerine iltihaplanmanın etkileri konusunda teorik olarak neredeyse uzman oldunuz. Cildin iltihaplanması, çizgi ve kırışıklıklara açık bir davetiyedir. İltihaplanma konusunda çoğu antioksidan, serbest radikallere karşı koydukları kadar güce sahiptir. Sınırlı kapsamda zararı onarabilir ve önleyebilirler.

Problem, hücre çok sayıda serbest radikal tarafından istila edildiğinde bu antioksidan korumanın çabucak azalmasıdır. Alfa lipoik asit, diğer antioksidanlardan daha uzun süre güçlü kalır ve bahsedildiği gibi daha zayıf antioksidan kuzenlerinin daha etkin performansı göstermesine yardım etme yeteneğine sahiptir.


 
May
19

    
Posted (Eril) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Yaşam on Mayıs-19-2010

DMAE’ nin cildi nasıl sıkılaştırdığına bakmadan önce, yaşlanırken cildin niçin sarktığını anlamamız önemlidir. Özellikle yüzde yaşlanma; kırışıklık, renk bozulması, beneklenme, damarlarda çatlamalar ve parlaklığın azalması gibi ciltte birçok değişiklikle karakterize edilir. Fakat yüz, yalnızca cildin yüzeyindeki değişikliklerle yaşı göstermez.

Diğer çok önemli bir faktör de sıkılığın kaybıdır. Çenenin altı ile burnun üstündeki cilt ve gıdık düşmeye başladığında pek çok insan “yüz gerdirme” çığlıkları atarak en yakın plastik cerraha koşar. Bu mantıklıdır çünkü bugüne kadar hepimize sarkan cildimiz için çözümün yalnızca cerrahi olduğu öğretilmiştir.

Cildin kendisi, gerçekten kendiliğinden gevşeyip yerçekiminin gücüne teslim olmaz. Süreçte bundan daha fazlası vardır. Yaşlanırken kimyasallar ve cildi maksimum formda tutan kasları besleyen maddeler, yıllarca süren serbest radikal zararın bir sonucu olarak azalmaya başlar.

Bir plastik cerrah, cildi sıkılaştırmak için operasyon yaptığında gerçekte kasın altı kadar cildin kendisinde de odaklaşmaz. Cildin derinlerinde çalışır, kasları kendi eski yerlerine çeker ve yeni pozisyonlarında iyileşmeleri için diker. Kaslar aniden forma kavuştuğu için daha genç görünüm sağlanır.


 
May
18

    
Posted (Eril) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Mayıs-18-2010

Satın aldığınız sebze ve meyvenin taze olduğuna dikkat edin, porsumuş, su ile ıslatılarak taze hale getirilmiş olanları almayın. Mutlaka semt pazarlarına giderek yerel üreticinin sattığı tezgahlardan almaya dikkat edin. Buralarda kimyasal ilaç ve gübre kalıntısının olmadığı veya daha az olduğu kabul edilmektedir. Kendi sağlığınızı koruduğunuz gibi küçük üreticiyi ve semt pazarlarını da korumuş olursunuz.

Organik bir ürün satın alırken, paketin üzerinde sertifika kuruluşuna ait bilgilerin yer almış olmasına dikkat ediniz. Sağlığına özen gösteren ve dürüst ticarete inanan tüketiciler olarak, üretici firmanın sertifikasını görmek istemek en doğal hakkınızdır.

Aldığınız ürünleri uygun şekilde buzdolabında muhafaza ediniz. Haftalık alış veriş ediniz. Mümkünse günlük toplanmış sebze alın veya en fazla iki günlük sebze almaya dikkat ediniz 3-4 gün içinde de tüketiniz.

Yıkamadan önce ayıklayınız, sonra en az üç su yıkayınız, sonra pişmeye veya yemeye yakın doğrayınız, az ve kısık ateşte yavaş pişiriniz. Günlük tüketiniz. Haftada bir yemek yapıp bir hafta yemeyiniz. Lokantalarda da her şeyin günlük olmasına dikkat ediniz. Zeytinyağlılar, baklagiller en fazla iki gün içinde tüketilmesi gerekir.

Meyvelerde çeşidine göre alım yapılmalıdır, çilek, dut gibi üzümsü meyveler mümkün olduğu kadar günlük, elma portakal, ayva, muz, gibi meyveler uygun soğuk hava koşullarında muhafaza edilerek tüketiciye sunulmalıdır.

Suyun içinde bir kaç dakika ikinci yıkamada bekletilmeli sonra akan su altında yıkamalı suları süzülerek sofraya getirilmelidir. Yol kenarında satılan ekmek dahil hiç bir gıda maddesi alınmalıdır.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.