| |
|
|
|
|
|
|
|
Tırnaklarımız, saçımız ve cildimiz sağlığımızın aynasıdır. Nasıl yüzümüzün ifadesi, gözümüzün altındaki mor halkalar, dişlerimizin görüntüsü, stres, karaciğer ve böbrek yorgunluğu, nasıl beslendiğimizin göstergesiyse, tırnaklarımız da bazı mesajlar verir.
Kuru, kırılgan tırnaklar, silikon, kalsiyum ve çinko eksikliğini; tırnaklardaki uzunlamasına kabartılı çizgiler hazım yetersizliğinin işaretidir. Hazmı kolaylaştırıcı gıda enzimleri kullanın. Tırnaklardaki beyaz noktalar çinko eksikliğini gösterir, günde 30 mg. çinko kullanın.
Tırnaklardaki morluklar, astım veya anfizeme bağlı, dokulardaki oksijen azlığına işaret eder. Etlerinden ayrılan tırnaklar, tiroid sorunlarının habercisidir. Tırnaklardaki enine çizgiler, kalsiyum eksikliğini gösterir. Tırnak yemek anksiyete belirtisidir. Anksiyete bölümüne başvurun.
Çocuklarda görülen tırnak yeme alışkanlığına son vermek için önerilen spreyin formülü şöyledir: Akdiken kabuğu, centiyane yılan otu kökü karışımını çay olarak hazırlayın. Soğuduktan sonra süzün, bir sprey şişesine koyup, tırnaklara püskürtün. O kadar acıdır ki bir daha yemek için ağzına götüremez. Vücudumuzun herhangi bir kısmı gibi tırnaklarımızın da besine gereksinimi vardır, bu da silikondur. Silikon, doğada bolca bulunan dirençli ama elastik bir doğal maddedir.
At kuyruğu ve kahverengi deniz yosunu kelp, silikondan zengin bitkilerdir. At kuyruğu bitkisini koparmanız çok zordur, tıpkı at kuyruğunun teli gibi, kelp deniz kıyısında kumsala vurduğunda azgın dalgalarla boğuşmuş ama parçalanmamış olarak yatar, siz onu ellerinizle ikiye ayıramazsınız.
Bu bitkilere, içerdikleri silikon bu özelliği vermektedir. Atkuyruğu, aynı zamanda zedelenen bağların güçlendirilmesinde etkili olur. Biberiye, sarı sabır, ginko biloba silika, çinko, kalsiyum açısından zengindir, tırnaklara sağlık kazandırırlar.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Tereyağı K vitamini, A vitamini, E vitamini, lesitin ve folik asit gibi yağda eriyen birçok besin öğesi için zengin bir kaynaktır. Vücudun her gün belli bir miktarda yağa gereksinimi vardır. Yağsız bir diyetle uzun süre yaşanamaz. Vücut, yalıtım zarlarının üretimi için gerekli bazı yağları üretemez.
Vücudun gereksinimleri karşılanamazsa, gereksinim duyduğu öğeleri besinlerdeki karbonhidratlardan alır. Ama gerekli yağları üretemediği için tamamlanmamış ürünleri depolama yoluna gider.
Bazı insanların oransız bir biçimde şişmanlamasının nedeni budur. Lida ile zayıflamak istiyorsanız, diyetinize bir miktar yağ eklemelisiniz. Bir gram yağda dokuz kalori vardır. Son çalışmalar zayıflama diyetlerindeki yeterli yağın önemini doğrulamaktadır.
Unutmayın, kolesterol vücut fizyolojisi için gereklidir. Ama vücudun gereksiniminden fazlasını üretme nedeni bilinmemektedir. Ben aşağıdaki açıklamayı mantıklı buluyorum.
Vücutta yeterince su olmazsa, suya bağlı işlevlerin yürütülmesi için daha az hidroelektrik enerji üretilir. Bu, elektrik üreten bir baraja giden nehirdeki su düzeyinin alçalmasına benzer.
Bir süre sonra baraj bütün jeneratörleri çalıştıracak kadar su tutamamaya başlar. Hidroelektrik barajlardan gelen ucuz enerji yetersiz kalırsa, güç jeneratörleri elektrik üretmek için petrol ya da kömür yakmak zorunda kalır. Bunlar kirli yakıtlardır.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Bu rahatsızlığın temel nedenleri kolesterol oluşumu ve koroner damarlardaki birikiminden söz eden bölümde açıklanmıştır. Bunun üzerine söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum. Kronik hipertansiyonla yoğunlaşan kanın yıpratıcı etkisinin kalp hastalıklarının temel nedenlerinin arasında olduğunu göz önünde bulundurursak, koroner kalp hastalığının ve beyindeki hasarlarla felçlerin nedenini açıklayabiliriz.
Bu bilgi bütün organlar için geçerlidir. Dehidrasyonda organlardaki tüm hücreler sorunu hisseder, ancak acil durumlarda devreye giren su, aşılama sistemi yaşamsal hücrelere su verene kadar bazıları bundan daha fazla etkilenir. Kalp de dehidrasyondan etkilenen organlardandır. Zamanla yetmezliğe girebilir. Genellikle önce spazm olur, sonra küçük arterlerden biri tıkanır. Başlangıçtaki spazm acı verir. O anda su içilirse, spazm hafifler ve arter tıkanmaktan kurtulabilir. Çünkü su bütün ilaçlardan daha etkilidir. En kötü olasılıkla hasarın boyutunu küçültür.
Yüksek kan kolesterolü kemik yoğunluğunun azalmasına yol açabilir. Daha önce de belirttiğim gibi, görevleri bilgi toplama olduğu için yüzün duyu sinirleri beyin hücrelerini besleyen arterlerle beslenir. Bunlar beyinde serotonin ile düzenlenen ve vücudun hormonsal dengesini kontrol eden sinir sistemine bağlıdır. Vücutta triptofan düzeyiyle serotonin aktivitesi, suyun düzenleyici özelliğinden doğrudan etkilenir.
Yaşamının belli bir döneminde, yaşlandıkça kaybedilen susuzluk duygusuna bağlı olarak başlayan kronik dehidrasyon sonucunda vücudun hormonsal dengesi bozulur. Bu dengesizlik kadınlarda menopoz sorunlarına ve en önemli belirtilerinden biri olan ateş basmasına neden olur. Tarihte yetmişli yaşlarda çocuk doğuran kadınlar bilinmektedir. Bu, menopozun kesin bir yaşının olmadığını gösterir. Doğru bir yaşam tarzı ve dengeli beslenmeyle menopoz ertelenebilir ve belirtileri hafifletilebilir.
Yeterli su tüketimi ateş basmasını önleyebilir. Beyinde serotonin aktivitesini arttıracak, amino asitlerden dengeli bir diyetle beslenmek gerekir. Beslenme desteği olarak B6 vitamini de almak gerekir. B6 vitamini amino asit dönüşümü için gereklidir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Antibiyotikler, öksürük şuruplarına başvurabilirsiniz, ama önce doğal yoldan ciğerlerinizdeki sümüksü -mukus- maddenin incelip dışarı atılması gerekmektedir.
Eğer sigara içiyorsanız ilk olarak onu bırakmanız gerekmektedir, zaten bronşitinizin asıl nedeni de sigaradır. Sigara dumanlarının tahriş ettiği ciğerleriniz, havada bulunan mikroplara karşı çok duyarlı olmuştur. Vücut direncinizin azalmasıyla bu tablonun ortaya çıkması kolaylaşır. Üçüncü adım olarak vücut direncinizin artırılması gerekmektedir.
Bu güçlendirme çalışmasının bir adımı da toksinlerden arınmadır. Daha önceki bölümlerde gördüğümüz gibi bağırsakların, atıklardan temizlenmesi önem taşımaktadır. Hatırlamamızda yarar vardır, bağırsaklardaki tıkanıklık, kabızlık, solunum sisteminizin çalışmasını yakından ilgilendirir ve engelleyici bir etki yapar. Kısaca bu engellemenin nasıl olduğunu anlatalım.
Lenf sistemimiz atar ve toplar damarlarımızın arasında tüm vücudumuzu dolaşır ve atık maddeleri toplayarak onları kalın bağırsağa döker. Bağırsak sistemi dolu ve tıkanıksa bu atıklar tekrar dolaşım sistemine, ciğerlerinize döner. Bağırsaklarınızın her gün boşalması hastalığı kısa sürede yenmenizi sağlayacak, diğer oluşumları önleyecektir.
Evde kolaylıkla haricen uygulayabileceğiniz lapa ve yakı tarifi: Büyük bir beyaz soğanı küçük küçük doğrayın ve bir miktar bal ile karıştırdıktan sonra kaynar su banyosunda, soğanın esanslı maddesi balla karışana kadar ısıtarak karıştırın. Lapayı soğumaya bırakın, deriyi yakmayacak sıcaklığa gelince göğüs kafesinin üzerine yayın üstüne bir havlu koyun. Sıcak su torbasıyla dayanabileceğiniz kadar sıcak tutunuz.
Bir tatlı kaşığı yakıcı hardalı 3-4 kaşık un ile karıştırdıktan sonra su ile bulamaç haline getirin. Bir yüz havlusunun yarısına bu bulamacı sürün, havlunun diğer yarısını da üzerine kapatın. Hardallı yakı cilde değmemelidir. Yakabilir. Havluyu göğüs kemiğinizin üzerine koyun ve üzerine bir sıcak su torbası yerleştirin. Bir saat süreyle tutun. 3-4 saatte bir tekrarlayabilirsiniz. Bronşlarınızı dolduran sümüksü maddenin incelerek dışarı atıldığını göreceksiniz.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Sinirlilik, anksiyete, ruh hali değişiklikleri, depresyon, baş ağrısı, karın bölgesinde şişkinlik. Kilo artışı, kabızlık, aşırı şeker ihtiyacı, akne, göğüslerde hassasiyet bu belirtilerin toplamına premenstrüel sendrom -regl öncesi belirtiler toplamı- denir.
Temel nedeni, vücutta östrojen seviyesinin artmasıdır. Karaciğer de bu aşırı östrojeni süzmede zorlanınca belirtiler birbirini izler. Belki ilk iş, Meryem ana dikeniyle (milk thistle) karaciğeri güçlendirmek ve hormonları dengelemektir.
İkinci adım ise çikolata, meyve suyu, şekerleme ve pasta gibi şeker deposu gıdalara yönelmeyi önlemektir. Bu gıdaların aşırı kullanımı ile yükselen kan şekeri düzeyi, bir süre sonra aynı hızla azalır. İşte o zaman regl öncesi belirtileri de kamçılanmış olur. Tatlı besin gereksinimini turşu veya acı yiyerek önleyebilirsiniz.
Zencefil çayı, çikolataya olan düşkünlüğü ortadan kaldırır, ruh halinizi olumlu yöne kaydırır. Regl öncesi belirtilerinizi artırma olasılığı olan kafein içeren içeceklere kıyasla daha iyi bir seçimdir. Aspartam ve diğer suni tatlandırıcıdan uzak durun. Suni tatlandırıcılardan nutra-sweet, aspartam uykusuzluk başta olmak üzere, baş ağrısı, sinirlilik, depresyon sebebidir. Bu dönemde sebze ve meyve ağırlıklı sık sık ve az yiyerek beslenmeye dikkat ediniz.
Bu belirtileri olanların sürekli multi vitamin alması gerekmektedir. Bu bileşimlerde en az, 600 mg. kalsiyum, 600 mg. magnezyum ve B kompleks 50 vitaminleri bulunmalıdır.
Günde 50-300 mg. arasında alacağınız B6 vitamini, aşırı östrojeni uzaklaştırmaya gayret eden karaciğere destek olur, diüretik rol oynayarak vücuttan su atılmasını sağlar. Günde 400-600 mg. alacağınız E vitamini anksiyeteyi, depresyonu ve göğüslerdeki hassasiyeti ortadan kaldırır. Günde 2000-3000 mg. güneş damlası yağı kapsülleri belirtilerin çoğuna çözüm getirir.
|
|
|
|
|
|