Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Ağu
26

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ağustos-26-2010

Birlikte insanoğlunun içinde başka bir güçlü kaynak daha vardır. Bu kaynak, nesnel yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı doğal bilim denilen kaynaktır. Hepimizin aşina olduğu bu bilim, her geçen gün muazzam ilerlemelere imza atmaktadır. Bu konuşmamın sonunda size dile getirdiğim bütün bu olgu ve düşünceler, hayvanlar âleminde insanın en iyi dostu olarak bilinen köpeklerin hayat döngüsü ve hastalıkları üzerinde yaptığım çalışmaları gerçekleştirirken, tamamen bilimsel.

Pavlov, doğru ve kesin bilgiyi her şeyin üstünde tutan, bilim alanındaki başarılarıyla gerçek anlamda devrimci bir ruha sahipti. 1917 Devrimi’nin ardından gençlik yıllarında, Bolşeviklerle olan ilişkisi büyük anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Önceleri, Bolşevikler, kendi devrimlerinin, bilimin de yardımıyla birçok batı Avrupa toplumundan da üstün yeni bir toplum yaratacağına inanıyor ve bunu eski düzenin bilimiyle gerçekleştirmek istiyorlardı. Fakat Petrograd’daki bu durum tahammül edilemez bir hal almış ve Pavlov’u, 1921-22 yıllarında çalışmaları üstünde yoğunlaşmaktan alıkoymuştu. Bu nedenle laboratuvarını yurt dışına taşımak isteyen Pavlov, Lenin’den izin almak istemiş; fakat Lenin onun bu isteğini görmezden gelmiştir. Bunun üzerine Pavlov, laboratuvarında çalışan tüm personelinin aç kalmasını da göze alarak Lenin’in ona sunduğu tüm ayrıcalıkları reddetmiştir. 1923′teki Amerika ziyaretinin ardından ülkesine dönmüş ve devrimi, “Şu anda yapmış olduğunuz toplumsal deneylerin hiçbiri için size bir kurbağanın arka bacaklarını bile vermeyeceğim,” sözleriyle kınamıştır.


 
Ağu
25

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ağustos-25-2010
Bu ışınların önünü önce bir iskambil kağıdı, bir kitap, bir tahta parçası, bir lastik parçası ve son olarak da ince bir alümiyum folyoyla kesmeyi denedi ve bunların hiçbiri işe yaramadı. Ardından baş parmağı ile işaret parmağı arasında tuttuğu kurşun levhayı bu floresan lev hanın önüne yaklaştırdı ve levhanın parmakları üstüne düşen gölgesinin tüm parmak kemiklerini gösterdiğine şahit oldu.
Bu an tam anlamıyla, kendi deyimiyle onun şoke olduğu andı. Bu olayın ardından haftalarca somurttu, hemen hemen hiç kimseyle konuşmadı; neredeyse hiç dışarı çıkmadan laboratuvarında hevesle çalışmaya devam etti. “Bir şey keşfettim, yalnız bu şeyin gerçek olup olmadığından emin değilim,” diyemeyecek kadar utangaç, kendinden şüpheli bir bilim insanıydı. 1895 yılı 22 Aralıkta karısı Bertha’yı laboratuvarına götürdü; elini fotografik bir levhanın üzerine koyup o gizemli ışıldamaya maruz bıraktı. Karısı, elinin iskeleti karşısında ölüme yaklaşmış gibi korktu.
Röntgen, bu deneyinin bulgularını, 1896′da Yeni Bir Işın Türü (Eine neuc Art von Strahlen) başlığı altında Würzburg Fiziksel Tıp Topluluğu Dergistndv (Journal of Physical-Medical Society of Wurzburg) yayımladı. Bu araştırma metnini postaya verirken karısı Bertha’ya, “İşte şimdi kıyamet kopacak,” dedi ve önünden alarak sakladığı içinde en fazla bir kadehi dolduracak kadar rakı kalan şişeyi çıkarıp eşine götürürken gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

 
Ağu
24

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ağustos-24-2010

Yağ bu üç temel bölgeye, bölgelerin yapısına göre sürül-melidir. Gövdenin ön kısmında çalışırken, eller yukarıdan aşağıya, yüzden boyuna, oradan göğüse, karın ve bel bölgesine indirilmelidir. Gövdenin arkasında ise yukarıya, kuyruk sokumundan başın tepesine doğru, göğüs kafesinde ise içeriden dışarıya doğru hareket ettirilmelidir.

İkinci bölgeye yapılacak masaj, ön tarafta göbek deliğinden, arka tarafta ise omurgayla leğen kemiğinin birleştiği noktadan başlayarak her iki tarafta aşağıya doğru, ayak parmaklarına kadar sürer. Aynı şekilde üçüncü bölge masajı kürek kemiğinden başlayarak parmak uçlarına kadar aşağı ve dışarı doğru yapılır. Gövdenin arka kısmına yapılan masajda, enseden başlayıp omurga boyunca leğen kemiğine kadar aşağıya doğru hare insan hastalanmak, acı çekmek ve mutsuz olmak için değil, evrimleşmek ve mutlu olmak için yaratılmıştır. Fakat, varoluşumuzla ilgili bilgimiz eksik ve yüzeysel olduğundan tercihlerimizi yanlış yapabiliyor ve acı çekiyoruz. Bir sonraki bölümde de bahsedeceğim gibi, insanoğlunun DNA’sında kayıtlı olan ve makrokozmosla mükemmel ilişkisini sağlayan program, “var olma” bilgisi; zamanla insanın doğaya ve kendisine yabancılaşması, yanlış yaşam tarzı, yanlış beslenme, olumsuz çevre ve toplum koşulları nedeniyle bozuluyor.

Burada, tek bir bireyin mutlu olmasının yeterli olmayıp, genel ortamın ve toplumun mutluluğunun da önemli olduğunu vurgulamak gerekir. Bir ağaç hastaysa, bütün ormana da hastalığı bulaştırabilir. Günümüz insanı, akşam yatağına yorgun, mutsuz, umutsuz ve negatif bir fizyolojiyle girmektedir. Bu insan, beyin dalgalarıyla da ortama olumsuz titreşimler yayar ve acı çeker.


 
Ağu
23

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ağustos-23-2010

İnsana pratikte en yakın olduğundan, ona yardımcı olabilecek kişi bir doktor olabilir diye düşündüm. İşte böyle bir beklentiyle tıbba girdim. İyi bir performansla fakülteyi bitirdim. Önce tıbbî bilgilerle tüm yaşamsal sırları çözebileceğimi ve tüm hastalıkları tedavi edebileceğimi umuyordum. Oysa zaman geçtikçe bir şeylerin eksik olduğunu fark etmeye başladım.

Eğitimimi aldığım tıp fakültesi hastanesi en gelişmiş tıp sistemlerini uygulamasına rağmen, gelen birçok hasta, yüzeysel bir tedavi görüp taburcu oluyor, fakat bir süre sonra aynı veya benzer şikâyetlerle tekrar hastaneye dönüyordu. Örneğin, gastroenteroloji bölümüne yatan bir hasta taburcu olup, bir süre sonra başka şikâyetlerle ürolojiye yatıyor veya başka bir kadın hasta da oradan çıkıp jinekoloji bölümüne yatabiliyordu.

Modern hayatın ve tıbbın insanlara sanıldığı kadar mutluluk ve sağlık getirmediğini giderek fark ediyordum. Uyguladığımız klasik tedavi yöntemlerinin ötesinde, daha derinde, bir şeylerin yattığı inancı, beni hep bir arayış duygusu içerisinde tutuyordu. Bir gün, yine aynı duygularla, hastaneden ayrılırken bir akrabamın evine uğradım. O sırada evde bulunan bazı kişilerin telaşla İstanbul’a gitme hazırlıkları içerisinde olduklarını gördüm.

Vesalius da Galen’in çalışmalarını izlemiş, fakat onun anlattıklarını kendi gözüyle görmek istemiştir. Gerektiğinde mezarlıktan ceset çalmak için köpek Dilleriyle boğuşmuş, darağacında asılan cesetleri toplamış, bazen de idam edilen kişilerin kadavraları kendine hediye edilmiştir. Kadavra diseksiyonu süresinde korunmamış, çürüyen ve hastalık barındıran bu cesetleri kendi yatak odamda saklamıştır. Vesalius her şeyi kendi gözüyle görmüş ve gördüğü her şeyi kaydetmiştir.


 
Ağu
22

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ağustos-22-2010

Enerjinin ellerde yoğunlaşması, kişinin dağınık düşüncelerden uzaklaşıp içinde bulunduğu anda merkezleşmesini sağlar. Avuçlarınızı inceleyip onları öptükten,  ardından parmaklarınıza baktıktan sonra parmak uçlarınızı başparmağınızın ucuyla birbirine yumuşakça sürterek daireler çizin.

İnsan yüzü ve elleriyle, bedeninin diğer parçalarıyla olduğundan daha fazla ifade eder kendini. Duygularımızı saklamak için yüzümüze maske takmayı öğrenebiliriz, ancak ellerimiz eninde sonunda bizim gerçek duygusal durumumuzu ele verecektir ve dikkatli bir izleyici bunu derhal anlayabilir. Hepsinin sonucunda ulaşılan temel anlayış şudur: et yemeyen insanların uyumlu, dengeli bir yaşam sürmesi, et yiyenlere oranla çok daha kolaydır.

Etoburlar ekolojideki belli bir boşluğu doldurmak üzere evrimleşmişlerdir. Genel olarak sadece otoburları avlamalarının ardında yatan iki neden vardır: diğer etoburlar kendilerini daha kolay savunurlar ve etoburların etinden aldıkları enerji daha düşüktür.

Ekolojistler uzun bir süre önce otobur cinslerinin güçlü ve sağlıklı olmalarının sorumlusunun etoburlar olduğunu anladılar. Çünkü avladıkları otobur hayvanlar ya çok genç, ya zayıf ya hasta ya da en yaşlılardır. Sadece en sağlıklılar hayatta kalır. En güçlü ve sağlıklıların hayatta kalmasını sağlayarak soyların en iyi örnekleriyle devamını sağlamış olurlar. Yırtıcı hayvan eti yiyen pek yoktur. Böyle hayvanların eti sert ve liflidir, sindirmesi de çok zordur. Tadı iyi olmadığı gibi kokusu da hiç hoş değildir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.