Göbekte yağlanma, hem erkeklerde hem de kadınlarda hafif derecede olsa bile araba tekerleği şeklini almaya başlamıştır. Karaciğer ve pankreas yağlanması sonucu gelişen göbek yağlanması, insülin ve leptin direncinin önemli bir klinik belirtisidir.
Bu, karnımızın içinin ve bütün organlarımızın yağla dolu olduğunun bir göstergesidir! İnsülin ve leptin direnci ortadan kalkmadan bu yağlar yıkılmaz (yakılamaz) ve kilo verilemez. Aç kalarak birkaç kilo verilebilse dahi, verilen kilolardan daha fazlasının kısa bir süre sonra geri alınmasının sebebi, karaciğer ve pankreas yağlanması sonucunda gelişmiş olan insülin ve leptin direncidir.
Demek oluyor ki, aç kalarak ya da düşük kalori ile beslenerek kilo verilse bile, verilen kilolar kısa sürede geri alınıyor. Sık sık, az miktarda ve düşük kalorili yiyeceklerin de mutlaka insülin hormonunun salgılanmasına neden olduğunu, karaciğer ve pankreas yağlanması sonucu oluşan göbek çevresini daha da kalınlaştırdığını ve bunlarla birlikte insülin ve leptin direncini daha da artırdığını unutmamamız gerekir.
Bu nedenle her hafta yeni bir diyet listesi piyasaya sürülmekte, medya ve basın organlarında yer almaktadır. Bunların, bir yandan tercüme diyet olmaları diğer yandan da insülin ve leptin direncine neden olmaları sebebiyle, genellikle kalıcı bir zayıflama sağlayamadığı ve başarısız olduğu kısa sürede ortaya çıkmaktadır. Unutmayalım, bütün tercüme diyetler, hangi ülkede düzenlenmişse kısmen o yöre halkının imkân ve alışkanlıklarına yönelik olarak hazırlanmaktadır.



