Tem
29
    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Temmuz-29-2010

Sonra, Joey’in mezunu olduğu ve şimdi tıbbi kayıtlar bölümünde çalıştığı Memphis Üniversitesi‘nde kalp nakli ekibinde bulunan bir sosyal görevli ona, C vitamini ve diğer besleyici maddeleri içeren belli tipte bir vitamin amino asit karışımını denemesini önerdi. Joey bunu kuşkuyla karşılasa da, kaybedecek bir şeyinin olmadığını düşünerek, kabul etti. 1995 Mayısı’nda vitaminleri almaya başladı.

Altı ay sonra, Kasım’da ona tekrar bir kateterizasyon uygulandı. Şimdi, Kalp doktorum buna inanamadı, diyor. Kalp kateterizasyon raporu, koroner atardamarlardaki tıkanıklıklarda bir küçülme olduğunu açıkça belgeliyordu. “Sol ön, aşağıya inen atardamardaki yüzde 90′lık tıkanıklık, şimdi yüzde 70-80 idi. İkinci büyük, çapraz uzanan atardamardaki yüzde 90′lık tıkanıklık, yüzde 40-50′ye düşmüştü. Sağ koroner atardamardaki yüzde 90′lık tıkanıklık, yüzde 40-50′ye düşmüştü. Sol eğri koroner atardamardaki yüzde 60′lık tıkanıklık kaybolmuştu ve atardamar tamamen açık görünüyordu.

Joey’in atardamarlarındaki tıkanıklıkların azalmasının nedeni aldığı vitamin takviyesi olabilir miydi? Nevadalı bir kardiyolog, ve koroner nakli hastalığında gerileme konusunda New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir makalenin iki yazarından biri olan Dr. Jay Johnson, anjiyogramları incelediğinde, bunun mümkün olabileceğini söyledi. Doktor, Joey’in  durumunun “Oldukça olağandışı olduğunu ve bir gerileme kaydedildiğini” kabul ediyor, ama kalp nakli yapılmış hastalarda vitamin kullanımı konusunda bir inceleme yapılmadığından, bunu kesin olarak bilmenin mümkün olmadığını belirtiyor.


 
Tem
28
    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Temmuz-28-2010

Kanser ilk kez onun sağ göğsünde ortaya çıkmıştı. 1989′da, kırk-yedi yaşında olan Nancy Loewenberg’in göğsü ameliyatla alındı. Ama, bu arada kanser sinsice lenf bezlerini sarmıştı. Beş yıl boyunca bir değişiklik olmadı. Sonraki bir buçuk yıl içinde, kanserler koltuk altında bir yumru, omurgada ve kalça kemiklerinde tümörler ve karaciğerde büyük bir kütle halinde ortaya çıktılar. Nancy, radyasyon, ve kemoterapi tedavisi gördü, yeni ameliyatlar geçirdi ama olumlu bir sonuç elde edemedi.

Bütün bunlar olurken, Nancy öleceğini asla düşünmediğini söylüyor. Ancak işaretler çok umutsuzdu. 1996 Haziranı’nda, radyasyon ve üç tam kemoterapi tedavisi de başarısız olduktan sonra, Nancy ve eşi Chuck, San Fransisco’dan ayrılıp, hakkında bir şeyler okumuş oldukları doktor Keith Block’ı görmek için Chicago’ya gittiler. Diğer doktorların Nancy’nin durumunun ölümcül olduğunu düşünmelerine rağmen, Dr. Block her zamanki gibi iyimserdi. Nancy, Dr. Block’ın muayenehanesine tekerlekli sandalye ile getirildi. “O gerçekten de çok hastaydı. Kemik iliği kemoterapiden olumsuz etkilenmişti; ve Nancy’nin çok az bağışıklık rezervi kalmıştı,” diye hatırlıyor Dr. Block. “Radyolog, Nancy’nin karaciğerinin yüzde 75′inin kanserli olduğunu gösteren taramaları gördüğünde, kendisine çoktan ölmüş birinin taramalarını gösterdiğini sandı, çünkü böyle birinin hâlâ yaşıyor olabileceğine inanamadı.”


 
Tem
27
    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Temmuz-27-2010

Doktorlar ona başka bir İsim koyamadıklarında, onu kronik yorgunluk sendromu olarak tanımlarlar. Ama, hiç kimse onun nasıl tedavi edilebileceğini, ya da ona neyin neden olduğunu bilmiyor. Yaygın tedavi: ağrı kesiciler ve anti  depresanlardır. İyileşme nadir olarak görülür ve düş kırıldığı yüksek orandadır.

Consumer Reports bir Amerikan dergisi kısa bir süre önce şu gözlemi bildiriyordu: “A.B.D.’de muhtemelen yüzbinlerce insanın kronik yorgunluk sendromu var… Nedeni hakkındaki teoriler hormonal, bağışıklıkla ilgili ve nörolojik anormallikler dahil olmak üzere neredeyse her şeyi kapsıyor. Bu yıkıcı olduğu kadar, insanı çaresiz de bırakan bir hastalıktır.”

Şimdi, bu anlaşılması güç ve zayıf düşürücü illetin, doğanın en eski ilaçlarından biriyle, meyan kökü ile iyileştirilme olasılığı söz konusu. Kronik yorgunluk sendromunun arkasındaki, pek anlaşılamayan bazı mekanizmaları tanımlayan yeni araştırmalar ortaya çıktıkça, bazı uzmanlar ve hastalar meyan kökünün farmakolojik etkisinin bu rahatsızlığın tedavisine mükemmel bir biçimde uyduğunu gördüler.

Bununla birlikte, meyan kökü, kronik yorgunluğu olan herkes için uygun değildir, ve bazı durumlarda rahatsızlığı daha da ağırlaştırabilir. Onu, tercihen bir sağlık uzmanının gözetimi altında, tedbirli kullanmak önemlidir. Ama, eğer kronik yorgunluk belli biyokimyasal eksikliklerden esasen bir tür düşük tansiyondan kaynaklanıyorsa, eczacılık ilaçlarıyla karşılaştırıldığında benzersiz bir biçimde etkili ve nispeten zararsız bir ilaç olan meyan kökü “mucizevi” bir iyileşmenin gerçekleşmesine yardımcı olabilir.


 
Tem
25
    
Posted (Eril) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Temmuz-25-2010

Koenzim Q-10 kanser tedavisinde de denenmektedir ve özellikle göğüs kanserinde çarpıcı başarılar elde edilmiştir. CoQ-lO’un kalp yetmezliğinde kullanımı konusunda öncülük etmiş olan Texash araştırmacı Dr. Folkers, kanser hastalarında da, genelde, coQ-10 eksikliği olduğunu belgelemiştir. Kısa bir süre önce. Dr. Folkers, on Amerikalı hastadan altısının coQ-10 tedavisi sırasında kanserden kurtulduğunu ve daha sonra beş ila on beş yıl yaşadığını bildirmiştir.

Dr. Folkers’ dan aldığı ilhamla, Danimarkalı kanser uzmanı Dr. Knut Lockwood, Kopenhag’da kanser hastaları üzerinde bir hayli araştırma yapmıştır. O, Danimarka’da talep edilen cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve tamoksifen gibi ilaçların birlikte kullanılmasını içeren geleneksel göğüs kanseri tedavisine ek olarak, coQ-10 da dahil olmak üzere, çeşitli antioksidanları ve yağ asitlerini yüksek dozlarda kullanmaktadır.

Ontario’daki Guelph Üniversitesi‘nden kıdemli yazar Bruce J. Holub, trigliseridleri ve kolesterolü düşürmek için pahalı reçeteli ilaçlara başvurmadan önce bu “etkili ve güvenli” birleşimi denemeyi kuvvetle tavsiye ediyor.

Trigliserid düşürücü alternatif: Hepsi potansiyel olarak tehlikeli yan etkilere sahip, çok yüksek dozlarda niasin (nikotinik asit) ya da reçeteli ilaçlar.

Romatizmal artrit‘in belirtilerini hafifletmek için “tercih edilecek,” ve en denenmiş bir numaralı deva, omega-3 balık yağıdır. New York’daki Albany Tıp Fakültesi‘nde romatoloji bölüm başkanı ve bu konudaki önde gelen bir otorite olan Dr. Joel Kremer’e göre, son on yıldır yapılan bir düzineden fazla çift kör kontrollü deney, balık yağının romatizmal artrit’ten kaynaklanan ağrıyı, şişliği ve sertleşmeyi azalttığını gösteriyor.


 
Tem
24
    
Posted (Eril) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Temmuz-24-2010

Dr. Tyler ve diğerleri, bu kitapçıkları Batı dünyasında bitkisel ilaçların en mükemmel ve güvenilir bilimsel kanıtı olarak kabul ediyorlar. Diğer birçok ülkede, doğal ilaçlarla İlgili bir sorunuz olduğunda, doktorunuzdan ya da eczacınızdan geçerli bir yanıt alabilirsiniz. Eğitimli uzmanların pek çoğu, doğal ilaçların mantıklı dağılımını denetliyor. Almanya’da, doktorların ve eczacıların, bitkisel ilaçlarla ilgili bilgi testlerinden geçmeleri gerekmektedir. Onlar, doğal ilaçlar için düzenli olarak reçete yazar ve bu ilaçların yararları ve güvenliliği ile ilgili soruları yanıtlayabilirler. Doğrusu, İngiltere’deki büyük ikilemlerden biri, insanların doğal ilaçlar konusunda güvenebilecekleri ve danışabilecekleri bir tıbbi kurumun bulunmamasıdır.

Eğer şanslı değilseniz, bu maddeler hakkında çok bilgili bir doktor, eczacı ya da başka bir sağlık uzmanı bulamazsınız. Florida’da, Palm Beach’teki Good Samaritan Tıp Merkezi’nde iç hastalıklar ve alerjik hastalıklar uzmanı Dr. Daniel Tucker, “Eğer onlar bunu tıp fakültesinde okumamışlarsa  ki okumazlar bunun doğru olmadığını düşünürler,” diyor. Dr. Tucker, değişen eğilime ve geleneksel ve alternatif tıbbın birleşip, birbirini “tamamlayıcı” bir tıp oluşturmasına uyum sağlayan uzman doktorların mükemmel bir Örneğidir. O, bütün uygun geleneksel ilaçları kullanır, ama, Örneğin, migren için “feverfew” gibi daha güvenli ve daha ucuz bir doğal ilaç işe yaradığında, onu da Önerir. Birçok aydın tıp doktoru, uygulamalarında “alternatif tıbba yer veriyor. Ama, ne yazık ki, çoğu kişinin böyle doktorları bulması, kulaktan kulağa yayılan haberleri tesadüfen duymasına bağlıdır.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.