Kolay terlerler ve genelde terleri kötü kokabilir, aşırı sıcağa maruz kalırlarsa gözleri kolay kızarır ve yorgun düşebilirler, stres karşısında sinir, öfke reaksiyonu verip sabırsız olabilirler ve kolay kızabilirler. Konuları fazla uzatmadan keskin bir sonuca bağlarlar, genelde birçok liderde Pitta özellikleri ön plandadır.
kaynağı seçilerek bakışlar bunun üzerine kilitlenir, ta ki zihin tüm dışsal etkilerden bağımsız hale gelene kadar. Bir ateşin ya da siyah çemberin kullanılması alışılagelmiştir, çünkü insanların bu iki nesneyi onlara birer değer bağlamadan algılaması kolaydır. Böylelikle meditasyon yapan kişi, genellikle bir nesnenin algılanmasıyla başlayan, düşüncelerinin akışını durdurabilir. Gözün merceği imajı retina üzerine odaklar ve imaj buradan da optik sinirlerden geçerek beyindeki oksipital lob’a yollanır. Böylece dışarıdan gelen ve içeriden çıkan tüm enerji tek bir noktada odaklanmış olur.
Gözyaşları akmaya başlayınca meditasyon yapan kişi gözlerini kapatarak, o nesneyi gözünde canlandırmaya çalışır. Nesne bir imaj olarak beyindeki optik sinirin üstündeki retinada belirir. Kaşların birleşme noktasının biraz üstündeki içsel bir noktaya getirilmiş olan gözler şimdi yoga fizyolojisince çok önemli kabul edilen üç sinirin meydana getirdiği bir ağa yöneltilmiş bulunurlar. Bu, epifiz bezi tarafından harekete geçirilen bir sinir ağıdır.
Beynin iki yan küresinin ortasında bulunan epifiz, insan bedeninde ışığı algılayabilen tek bezdir. Bu yüzden geleneksel tinsellikte üçüncü göz olarak adlandırılır. Işık enerjisini, tüm bez sistemini kontrol eden elektromanyetik frekanslara dönüştüren de bu bezdir. Epifiz ışıkla beslenir. Kişi onaltı yaşına gelene kadar gerekli ışığı almazsa bozulmaya başlar. Hindistan’da aileler bebeğin yaşamının ilk kırk gününde baş ucunda daima bir ışık yakarlar. Ayrıca diğer meditasyon türleri çocuklara yasaklanmışken, tratak meditasyonu çocuklukta başlatılır.



