Vücutta fazla miktarda bulunduğu zaman veya fazla ama kanalları tıkayınca çeşitli nedenlere bağlı olarak shrota’lar tıkanır ve gene çok çeşitli sendromlarla kendini belli eden fizyolojik durumlar oluşur. Örneğin kıl kökü iltihabı veya safra kanalının tıkanması, safra taşı, böbrek taşı, kistler gibi.
Tarlalardan alınıp, kamyona yüklenip bir mezbahaya götürülürler. Hayvanlar tüm hayatları boyunca yaşadıkları ortamdan çıkarılarak, karanlık ve sıkışık bir yere tıkılıp, saatler sürecek sarsıntılı, sıcak, son derece sıkıntılı bir kamyon ya da tren yolculuğu yaşarlar. Vardıkları yerde onları ellerinde elektrikli aletler bulunan insanlar karşılar, hayvanlar şaşkınlık içinde bulundukları araçtan rampalarla indirilerek sulardan ve kimyasal banyolardan geçerler. Nihayet, kan kokusuyla dolu ve korku içindeki yüzlerce hayvanın sesiyle yankılanan kesimhaneye varırlar. Hayvan sahiplerinin de bildiği gibi hayvanlar duyguları olan varlıklardır, nakledilme ve kesilme süreçleri onlara korku ve panik yaşatır. Sizce bu duygular ne gibi fizyolojik sonuçlar doğurur?
Korku bir organizmanın, onu tehdit eden durumlara karşı gösterdiği fizyopsikolojik tepkidir. Panik, korkunun daha da ileri aşamasıdır. Şiddetli bir korku, fizyolojik olarak, beyinde başlayan ve tüm hücrelere yayılan karmaşık bir olaylar zincirini başlatır. Bir tehdit algılandığında beyindeki hipotalamusun verdiği emirler, omurilik kanalıyla bedendeki tüm sinir merkezlerine ulaştırılır. Boğazdan büyük miktar topik hormonu, böbreklerden ise adrenocorticotropic hormonu salgılanır. Bunlar da bedende bir dizi tepkiler başlatır. Derideki ve sindirim sistemindeki büzüşmüş damarlardan çekilen kanlar yüz ve beden kaslarına hücum eder.



