Gördüğümüz gibi, hormonların dansı metabolizmanızı dengeye getir-mek için çok önemlidir. Çevresel kimyasallar ve ağır metaller tanınmış hormon bozuculardır. Tufts Üniversitesi öğretim elemanlarından Sheldon Krimsky, Hormonal Chaos: The Scientiûc and Social Origins ofthe Environmental Endocrine Hypothesis (Hormonal Kaos: Çevresel Endokrin Hipotezinin Bilimsel ve Toplumsal Kökenleri) adlı kitabında bu alandaki araştırmaları büyük oranda gözden geçirdi.
Krimsky, bu toksinlerin az miktarlarının Çevresel Koruma Ajansının (EPA) kabul edilebilir bulduğu miktarların epey altındaki seviyeler cinsiyet hormonları dahil, normal hormon dengemizi bozduğunu ve kızlarda erken ergenliğe ve artan hormonal bozukluklara yol açtığını ortaya çıkardı. Toksinler tiroidin dışında önde gelen kilo kontrolü hormonlarının pek çoğunu da etkileyebilir. Östrojen, testosteron, kortizol, insülin, büyüme hormonu ve leptin bunlar arasındadır.
Ayrıca toksinler stres tepkimizi (otonomik sinir sistemimizi) de bozabilir ve yeme davranışımızı kontrol eden normal sirkadian ritmini de değiştirir. Ulusal Çevresel Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Duke Üniversitesi sponsorluğunda gerçekleştirilen “Obesity: Developmental Origins ve Environmental Influences” (Obezite: Gelişiminin Kaynakları ve Çevresel Etkiler) adlı bir konferansta bu bağlantılar masaya yatırıldı.
Kilo alımı ve toksinler arasındaki bağlantıya ilişkin daha öğrenecek çok şey olsa da, etkilerini artık göz ardı edemeyiz. Kesinlikle obezite salgınındaki tek faktör değiller ya da herhangi bir kişinin kilosuyla mücadelesinde, ama denklemde değerlendirmeye alınmaları gerekir. Bu nedenle toksinlere en az şekilde maruz kalmayı ve gıdalardan, egzersizden, besin desteklerinden hatta saunadan yararlanmayı öğrenmek Ultra Metabolizmaya kavuşmanıza yardım etmekte bu kadar önemlidir.



