En sonunda, Toronto Üniversitesi tıp profesörlerinden, ve dünyanın en büyük ve en önde gelen kalp araştırma ve tedavi merkezlerinden birinin, Peter Munk Kalp Merkezi’nin yöneticisi olan Dr. Michael Sole sayesinde, koenzim Q-10, tıpta geniş bir kitlenin dikkatini çekmeye başladı.
Dr. Sole, “Dr. Kari Folkers’ın yaptığı araştırmalar da dahil olmak üzere, şimdiden tıp literatürüne girmiş muazzam sayıdaki veriye dayanarak, kalp hastalıklarının, özellikle kalp yetmezliğinin tedavisinde coQ-10′un kullanım potansiyelini ciddi bir biçimde araştırmanın zamanı gelmiştir,” diyor. Dr. Sole ve meslektaşları, coQ-10′un hayvanlar üzerindeki etkisini araştırmaya başladılar; bunu kalp hastası, özellikle de kalp yetmezliği olan insanlar üzerindeki araştırmalar izleyecek. Araştırmacılar önce coQ-10′un kalp işlevi ve kalpteki metabolik değişimler üzerindeki etkilerini 3 ila 6 ay kadar inceleyecekler. (Bu arada hastalar her zamanki kalp ilaçlarını almaya devam edecekler).
Dr. Sole, bu ilaca olan ilgisinin, bir kalp piline ihtiyacı olan, ama onu kullanmadığı halde iyileşen bir hastayı gördükten sonra başladığını itiraf ediyor. “Bu hasta karşıma çıktığında, kalp bloğu nedeniyle bir pile ihtiyaç duyuyor ve durumu kötüye gidiyordu,” diye anlatıyor.
“Ona kalp pili taktırmasını tavsiye ettim, ama onu dört ay sonra gördüğümde hâlâ pil taktırmamıştı. Hastanın, son birkaç yıldır giderek kötüye giden durumunda dikkate değer bir iyileşme olduğunu hayretle gördüm. Ona, ‘Bu çok şaşırtıcı bir durum! Bir kardiyolog olarak, tüm deneyimimde böyle bir şeye hiç rastlamadım,’ dedim. O zaman hasta, pil taktırmak istemediğini, koenzim Q-10 kullanan bir arkadaşıyla konuştuktan sonra, kendisinin de onu kullanmaya karar verdiğini itiraf etti.”
Bu şaşırtıcı vakada iyileşmeden acaba coQ-10 mu sorumluydu, yoksa bu yalnızca bir rastlantı mıydı? Dr. Sole’un da dediği gibi, bu yalnızca tek bir vakaydı, ve o da bu sorunun yanıtını bilmiyordu. “Ancak, bu beni meraklandıracak kadar çarpıcı bir olaydı.”



