Nöroendokrin (beyin hormonu) araştırmalarının sonuçlarına göre, sadece epifiz bezinde üretilen melatonin hormonu, karanlık tarafından ve birtakım nörokimyasallar ve ilaçlar tarafından uyarılıyor. Melatonin karmaşık bir kimyasal işleyişe sahip. Beyindeki en önemli altı (ya da yedi) hormonun seviyesini düşürüp, bedeni hormonal olarak yavaşlatıyor. Melatonin, cinsellik ve cinsel gelişim, büyüme hormonu seviyesi, tiroid hormonu seviyesi, adrenalin hormonu seviyesi ve bedenin diğer bazı günlük döngülerini (cycles) etkiler. Batının nispeten yakın zamanda keşfettiği bu bilgi, Hindistan’daki yogiler tarafından binlerce yıldır biliniyor ve bedeni kontrol etme mekanizması olarak kullanılıyor. Melatoninin fonksiyonlarının ve bunun nasıl kontrol edileceğinin anlaşılmasıyla, epifiz bezi Batıda psikiyatri ve tıp alanında önemli gelişmeler kaydedilmesini sağladı.
Tıp konusunda son zamanlarda gerçekleştirilen araştırmalar, Johari’nin çalışmalarının bir başka önemli katkısını gözler önüne seriyor. Bu araştırmalar sonucunda yoga öğretisi ile lenfatik sistem hakkındaki bilimsel çalışmalar arasındaki çarpıcı benzerlikler ortaya çıkıyor. Hindu’lar, lenf sisteminin fiziksel varlığı hakkında tam bir bilgiye sahip olmamalarına rağmen, yüzyıllardır lenf yolları üzerindeki belirli noktalara masaj ve basınç tekniği uygulayarak tedavi yapmaktalar. Bedendeki bu ufacık yapıların yerleri, ancak son yıllarda geliştirilen tekniklerle (boya ve x-ışınları) tam olarak saptanabilir hale geldi. Hindu’ların eski zamanlardan beri kullana-geldikleri basınç noktaları şeması, modern tıbbın sunduğu grafikle inanılmaz bir benzerlik gösteriyor.



