Yemek yerken hormonlarınızı düşünür müsünüz? İster inanın, ister inanmayın, bir şeyler yediğinizde vücudumuzda pek çok hormon salgılanır. Evrimimiz boyunca, yemekleri sindirmek ve metabolize etmek için çeşitli adaptasyonlar geçirdik. Bu işlevler, hormonlarımızın merkezî rol oynadığı karmaşık bir sistemin sadece bir parçasıdır. Yediklerinizse bu sistemde olumlu ya da olumsuz çok büyük etkiye sahiptir.
Hormon kelimesi Yunancada, bir şeye doğru hızla ilerleyen anlamındaki hormo kelimesinden gelmektedir. Hormonlarımız salgı bezlerinde üretilse de genelde bu bezlerden daha uzak yerlerde, organlarımızda iş görürler. Onları organlara taşıyan, kandır. Tüm bedensel işlevlerimiz hormonların kontrolü altındadır. Sağlığımız için gerekli dengeyi yaratırken çoğunlukla iki ya da daha fazla hormon beraber çalışır.
Hormon denince genelde pek çoğumuzun aklına testosteron ve östrojen gibi cinsel hormonlarla tiroit hormonu gelir. Tiroit, boynumuzun ön kısmında yer alan ve tiroksin olarak bilinen, metabolizma hızı ve büyümeden sorumlu hormonu üretir. Ancak, hormonların vücudumuzdaki işlevi bunlarla sınırlı değildir: Kan şekerini düzenler, tuz ve enerji dengesini sağlar, iştahımızı etkiler ve stresle ya da tehlikeli durumlarla başa çıkmamızı sağlar. Dolayısıyla, hormonlardaki en ufak dengesizlik, sağlığımızı bozar.
Peki, hormonlar nasıl çalışır? Temelde, belli organlar için bazı maddeler üretirler ve o organlar da kendi bölgelerinde iş görür. Peki, bu maddeler ve hormonların kendisi neden yapılmıştır? Doğru tahmin: GIDALARDAN. Bu maddelerin yapısında (proteinlerden gelen) aminoasitler, (çoklu doymamış yağlardan gelen) yağ asitleri ve kolesterol bulunur.



