| |
|
|
|
|
|
|
|
Tam olarak bir arınma programını tamamladıktan sonra oruç tutmayı denerseniz, olumlu sonuçları hemen alırsınız, her oruç tutuşunuzda küçük bir miktar toksin ve atığı vücuttan çıkarıyorsunuz demektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalardan elde edilen sağlık verileri oruç tutmanın yararlarını doğruluyor. Tam bir detox programını tamamladıktan hemen sonra düzenli olarak oruç tutmanız, orijinal detox programını tam kapasite sürdürmenizi sağlayacaktır.
Oruç önceden düşünülerek yapılmalı ve en iyi sonuçları atabilmek için hazırlık gereklidir. Sadece oruç tutmaya karar verip, önümüzdeki birkaç gün boyunca kendinizi aç bırakmayın bu durum hiç de memnuniyet verici olmayacaktır.
Nasıl Oruç Tutmalı?
İşte oruç tutmanın altın kuralları:
- Hamileyseniz, emziriyorsanız, herhangi bir hastalığınız, kalp sorununuz varsa, diyabetikseniz, reçeteli ilaçlar alıyorsanız ya da sağlığınız hakkında herhangi bir şüpheniz varsa oruç tutmamalısınız.
- Ne zaman ve ne sürede oruç tutmak istediğinize karar verin kısa bir oruç (18 saat) ve çok çok kısa bir oruç (14 saat) olabilir.
- Kademeli olarak başlamalı ve aynı şekilde bitirmelisiniz.
- Oruca bağlı olarak kafein, işlenmiş yiyecekler ve alkolü kesmelisiniz Zaten bu yiyeceklerden tamamen vazgeçmiş olmanız gerekir!
- Orucunuza bağlı olarak üç öğün yemeğiniz taze meyve, sebze, baklagiller, pirinç gibi hafif yemeklerden ve bol miktarda sıvılardan oluşmalı
Sıcak su, limon suyu ve bal karışımından bol miktarda için. Her dört saatte bir C vitamini ya da zamana bağlı başka bir vitamin alın. Günde en az 1.7 litre; su, bitki çayı, elma, üzüm ya da limon suyu şeklinde sıvı alın. Açlığınız dayanılmaz bir düzeye gelirse, atıştırmak için yanınızda siyah üzüm bulundurun.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Sağlıklı beslenmek ve düzenli spor vücudumuz için ciddi anlamda önemlidir. Düzenli spor ve beslenme insan sağlığı için önemlidir. Üzüm tarihsel açıdan insanlar için önemli olmuş bir mdoğru beslnemek eyva türüdür. A, Bl, B2 ve C vitaminleri bakımından zengin olduğu gibi kalsiyum, potasyum ve sodyum yönünden de çok zengindir. Kan yapıcı özelliği bünyesinde bol miktarda demir bulunmasından kaynaklanır. Üzüm’ün ana maddesi glikoz şekeridir. Bu şekerin direkt olarak vücuda alımı beyin hücrelerinin yenilenmesi açısından çok önemlidir. Üzüm ayrıca kolestrolü düşürerek kalp krizi riskini azaltan stres, sigara ve güneş ışınları nedeniyle bozulan cildin güçlenmesini sağlayan bir üründür. Üzüm çekirdeğinde bulunan Omega3 ve Omega6 yağlarının kanser oluşumunu engellemede ve kalbi korumada önemli antioksidan özelliğe vardır. Üzüm ayrıca karaciğer hastalıklarına da iyi gelir.
Siyah üzüm resveratol adında hücre yenileyici çok önemli bir maddeyi içerir. Uzun ve detaylı araştırmalar gösteriyor ki resveratol vücutta tümör oluşumuna olanak sağlayan bazı hücre içi elemanları etkileyerek kanser oluşumu riskini azaltıcı bir görev üstlenir. Domates domates’in en önemli özelliği içindeki antioksidan özellik gösteren likopindir (likopen). Bu özelliğinin dışında A, C, B6 ve Bl vitaminlerini içerirken potasyum, folik asit ve lif yönünden çok zengindir.
Kanı sulandırarak damar tıkanıklarını önlediği ve kolesterolü düşünnesi, kalp krizi riskini azaltması domates’in diğer bir özelliğidir. Domates’in bu faydalan ilaçsız, hormonsuz, organik şartlarda yetişen domatesler için geçerlidir. Domates günümüzde nerdeyse yemeklerimizden hiç eksik etmediğimiz bir bitkidir. Bu nedenle her mevsim market veya manavlarda domates bulmak mümkündür. Fakat mevsimi dışında üretilen domates’lerin pestitit ve hormon gibi zararlı maddeleri çokça içerdiği bilinmektedir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Tahminimize göre, muzun yanında yenen herhangi başka bir besin alerji yapmakta, bu alerjinin faturası muza çıkarılmaktadır. Gerçi burada şunu da belirtmemiz gerekir. Muza karşı alerjisi olan mutlaka vardır. Fakat bu tip insanların sayıları az olduğundan muz alerji yapmayan besinler sınıfına girer.
Bunun yanı sıra, çiğ sebze ve meyvelerin dokunduğu gastrit ve ülser durumlarında muzun pek zarar vermediği de gözlenmiştir. Bir adet kestane ortalama 25 kalori içerir. 100 gram kestane aldığınızda elinizde ortalama 7 adet kestane var demektir. Bu kestaneleri afiyetle yediğinizde gene ortalama olarak 1 75 kalori alırsınız.
Ancak, bu kalori miktarı çok yüksek bir oran sanılmasın. Yani bir ara öğün olarak düşünülebilir. Özellikle kestanede fosfor, potasyum, magnezyum yüksek seviyededir. Ayrıca B grubu vitaminlerinden folik asitten de zengin sayılır. Enteresan ama kestanede ciddi oranda C vitamini mevcuttur. Ancak genel olarak bakarsak kestane içerik olarak pek zengin bir besin sayılmaz. Bize göre kaliteli besin sınıfında değildir. Ayrıca kestane ateş üstünde kebap olurken illaki yanar, yanmış besinler fazlasıyla kanserojendir. Bu nedenle kestane yemeyi seviyorsanız, en azından yanmış olanlarını yemeyin, hele kömürleşmiş olanlara dokunmayın bile.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Çok dikkatlisiniz. Birisi hapşırınca başınızı çevirip, ağzınızı kapatıyorsunuz. Gene de solunum yollarını işgal eden soğuk algınlığı virüsleri sizi hasta ediyor; ateş, öksürük, kırıklık, eklem ağrıları, akan bir burun… Kış aylarının vazgeçilmez tablosu.
Bazı doktorların önerileri, bırakın enfeksiyon kendini belli etsin, hükmünü yapsın şeklindedir. Bazıları da ilaçlarla hemen müdahale ederek, ateşi düşürerek duruma hakim olmak istemektedirler. Alternatif tıp uzmanlarının görüşleri ise farklıdır. Onlar birçok bitkinin, gıda maddesinin savunma sisteminizi güçlendirerek hasta olmanızı önleyebileceği veya hastalık sürenizi iki, üç güne indirebileceğini savunuyorlar.
Burada sizlerle soğuk algınlığını yenme programını gözden geçireceğiz. Aşağıda önerilenlerin hepsini birden kullanmanıza gerek yok, deneyerek sizin bünyenize etkili olan bileşimi bulun.
Etkinliği uzun zamandır kanıtlanmış ekinezya, asırlardır soğuk algınlığı ve üst solunum yolları hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. Doğal savunma sistemi savaşçısı hücrelerden fagosit ve lökositlerin üretimini artırır. 175-225 mg.’lık dozlar hastalık sırasında günde 3 kez alınabilir. Sürekli kullanımı önerilmez.
Vücudunuzdaki savunma sistemini en üst düzeye getirecek vitamin C’dir. Tüm viral hastalıklar C vitamini gereksiniminizi üst düzeye taşır. Soğuk algınlığından korunmak ve tedavi süresince günde 3000 mg. C vitamini öneriliyor. Vitamin E, vitamin C ile birlikte korumayı üst düzeye taşır, iyileşme sürecini kısaltır.
Enfeksiyon sonucu miktarları artan toksik atıklar veya serbest radikallerin vücuttan atılmasında oksidasyonun önlenmesinde rol oynar. Günde 400-800 IU kullanacağınız bir E vitamini, C vitamini ile birlikte okside olmuş artıkların hücrelere zarar vermesini, oksidasyonu durdurarak sağlar.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Tıp fakültelerinde kansızlığa demir sülfat verilmesi öğretilir. Oysa günümüzde demir sülfat, kadının midesinde, lenfatik sisteminde ve karaciğerinde tahriş meydana getirir. Demir sülfat alan bir kadının karaciğer fonksiyon testlerine bakın, hepsi sapmış görünür. Demir sülfat alımını bırakın hepsi normale döner.
Demir glükonat ve pikolinatın hazmı ve absorpsiyonu daha kolaydır. Doğurgan kadının gereksinimi günde 15 mg.’dır. Erkek için 10 mg. yeterlidir. Demirden zengin doğal kaynaklar: Arpa, yulaf, fasulye, nohut, ceviz, susam, ayçiçeği tohumu, şam fıstığı, badem, pazı ve lahanadır. En kolay demir emilimi etten olur.
Demirin absorpsiyonunu C vitamini ve asitli yiyecekler olan meyve, sebze hızlandırır. Günde 1000-2000 mg. vitamin C yeterlidir. Sütlü gıdalar ve süt, demir absorpsiyonunu azaltır. Kalsiyum gereksiniminizi, süt yerine bu minerali bolca ihtiva eden gıdalardan sağlayabilirsiniz. Fasulye, bezelye, soya fasulyesi, susam taneleri, yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum deposudur.
Alkollü içecekler, vücudun B vitamini deposunu tüketirler. Oysa B vitaminleri yokluğunda anemi daha da ciddi bir durum sergiler. Mutlaka içme ihtiyacı duyanların da haftada en fazla 120 cc şarap veya 30 cc yüksek dereceli içki (rakı, viski) tüketmesi gerekir, daha fazla miktarlar çok önemli tahribat yapar. Kafein içeren kahve, çay, kola, çikolata vücudunuzdaki demirin bağlanmasını engeller.
Bu bilgilerin ışığı altında bebeklere ve çocuklara demirli yiyecekler verirken, emilimini artırmak için dikkat etmemiz gereken noktalara göz atalım. Demir bakımından zengin yumurta yediriliyorsa, yanında süt ve çay verilmemelidir. Çay ve süt gibi demir emilimini azaltan gıdalar yemekten iki saat önce ve sonra alınmalıdır. Aynı kural erişkinler için de geçerlidir.
|
|
|
|
|
|