Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
May
30

    
Posted (Eril) in Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Mayıs-30-2010

Tıp fakültelerinde kansızlığa demir sülfat verilmesi öğretilir. Oysa günümüzde demir sülfat, kadının midesinde, lenfatik sisteminde ve karaciğerinde tahriş meydana getirir. Demir sülfat alan bir kadının karaciğer fonksiyon testlerine bakın, hepsi sapmış görünür. Demir sülfat alımını bırakın hepsi normale döner.

Demir glükonat ve pikolinatın hazmı ve absorpsiyonu daha kolaydır. Doğurgan kadının gereksinimi günde 15 mg.’dır. Erkek için 10 mg. yeterlidir. Demirden zengin doğal kaynaklar: Arpa, yulaf, fasulye, nohut, ceviz, susam, ayçiçeği tohumu, şam fıstığı, badem, pazı ve lahanadır. En kolay demir emilimi etten olur.

Demirin absorpsiyonunu C vitamini ve asitli yiyecekler olan meyve, sebze hızlandırır. Günde 1000-2000 mg. vitamin C yeterlidir. Sütlü gıdalar ve süt, demir absorpsiyonunu azaltır. Kalsiyum gereksiniminizi, süt yerine bu minerali bolca ihtiva eden gıdalardan sağlayabilirsiniz. Fasulye, bezelye, soya fasulyesi, susam taneleri, yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum deposudur.

Alkollü içecekler, vücudun B vitamini deposunu tüketirler. Oysa B vitaminleri yokluğunda anemi daha da ciddi bir durum sergiler. Mutlaka içme ihtiyacı duyanların da haftada en fazla 120 cc şarap veya 30 cc yüksek dereceli içki (rakı, viski) tüketmesi gerekir, daha fazla miktarlar çok önemli tahribat yapar. Kafein içeren kahve, çay, kola, çikolata vücudunuzdaki demirin bağlanmasını engeller.

Bu bilgilerin ışığı altında bebeklere ve çocuklara demirli yiyecekler verirken, emilimini artırmak için dikkat etmemiz gereken noktalara göz atalım. Demir bakımından zengin yumurta yediriliyorsa, yanında süt ve çay verilmemelidir. Çay ve süt gibi demir emilimini azaltan gıdalar yemekten iki saat önce ve sonra alınmalıdır. Aynı kural erişkinler için de geçerlidir.


 
May
17

    
Posted (Eril) in Besinler ve Faydaları, Genel Beslenme on Mayıs-17-2010

İdrar söktürücü özelliğinden dolayı böbreklerde ki kum ve taşı temizler. İçerisinde bulunan levuloz ismindeki bir şeker ise vücut tarafından kolay sindirilir. Bu nedenle özellikle şeker hastalarına bol miktarda kiraz yemesi önerilir. İçindeki Fosfor sinirleri güçlendirdiği için kişiye sakinlik verir.

İçindeki karoten sayesinde göz sağlığı açısından önemlidir. Mevsiminde üst üste 3-4 gün sabah ve öğlen 0.5-1 kg arası kiraz yenirse vücudumuzdaki birikim yapmış toksikleri temizleyici özelliğe sahiptir. Buna bir diğer deyişle hafif bir detoks denilebilir.

Bunun yanında kiraz yemek kanı temizlediği için kendinizi daha zinde ve güçlü hissedersiniz. Kirazın sap ve yapraklarından yararlanarak gönül rahatlığı ile tüketebilmek için kimyasal ilaç ve gübrelerle ilaçlanmamış olmalıdır.

C vitamini, demir, fosfor, potasyum ve brom yönünden çok zengindir. Bu özelliklerinden dolayı kansızlık çeken hastalara ve yaşlılara bol bol tüketmeleri tavsiye edilir. Antioksidan özelliği olan çilek, vücuttan toksinlerin atımını kolaylaştırır. Vücudumuzda bulunan oksijenin dönüşümünden dolayı oluşan serbest radikallere karşı etkilidir. Bu nedenle kanser oluşumunu engelleme özelliği olduğu bazı araştırmaların sonuçları olarak gösterilmiştir.

Ayrıca çileğin ağız kokularını engellemede, diş etlerini güçlendirmede, sigara ve egzoz dumanın zararlarını azaltmada gözle görülür bir etkisi vardır. Çilekten en iyi şekilde yararlanabilmemiz için çileği mevsiminde yani tarla çileği çıktığı zaman yemeliyiz. Çilek seçerken koyu kırmızı, bol çekirdekli ve şekli düzgün olanlarını seçmeliyiz. Deforme olmuş ve kokusuz çilekleri almamalıyız.


 
Nis
13

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Nisan-13-2010

C vitamini sağlığınız için mucizevi etkilere sahiptir. Yalnızca serbest radikal hasarı Önleme konusunda değil; kolejen üretmemize de yardımcıdır.

C vitamini suda eridiği için (vücudunuz depolayamaz) günlük olarak yeniden doldurmak gereklidir. 25 yaşın altındaki hastalarda, günlük minimum 1000 miligram C vitamini öneririm. Daha yaşlı hastalara, fazla stres altındakilere, sigara içenlere daha yüksek doz öneririm. Ortalama 50 yaşındaki bir hasta günde 3000 ile 5000 miligram arasında C vitamini almalıdır.

Eğer aldığınız C vitaminini artırıyorsanız bunu yavaş yavaş yapmak en iyisidir. Fazla doz, mide barsak sisteminde sorun çıkartabilir; eğer mide barsak sisteminizde herhangi bir rahatsızlık hissederseniz vücudunuz alışana kadar dozu düşürün ve C vitaminini haftalara yayılan şekilde dereceli olarak artırın. Dozları gün boyunca böldüğünüzden emin olun ve yemeklerden 20-30 dakika Önce alın.

Ayrıca askorbil palmitate (vitamin C ester) denilen ve yağda eriyen bir çeşit C vitaminini de tavsiye ederim. Günlük 500 miligram her yaş grubu için yeterli miktardır.


 
Ara
20

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-20-2008

BOLU İl Sağlık Müdürü Dursun Koç, günde yenilecek 3 elmanın kötü kolesterolü yüzde 10 oranında düşürdüğünü, iyi kolesterolü de arttırdığını söyledi.

Kabuğu ile yenen bir elmanın insanın günlük C vitamini ihtiyacını karşıladığını belirten Dr. Koç, “Elmanın içerdiği organik asitler, soda ve fosfor yardımı ile beyin, karaciğer ve mideye çok olumlu etkileri vardır” dedi. Koç, içeriğinde yüzde 85 su, yüzde 12 şeker, pektin, organik asitler, soda, fosfor, tanen, vitamin A, B1, B2, B5, B6, C, E, ve PP bulunun elmanın toksinlerin atılmasında vücuda yardımcı olduğunu açıklayarak, şöyle konuştu:
“Elmanın kanı temizleyici, sindirim sistemini uyarıcı özellikleri, damar sertliği, hemoroide, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelmektedir. Elma, kandaki kolesterolü düşürerek damar sertliğini önler.”

Elmanın idrar söktürücü özelliği olması nedeniyle böbrekleri çalıştırdığını da belirten Koç, “Elma suyu sindirim sistemini uyararak, mide mukozasını güçlendirir. Yatıştırıcı ve ateş düşürücü olarak da kullanılan elmanın suyuyla silinen cilt, taze ve canlı bir görünüme kavuşur. Açıkcası, günde 3 elma tüketiminin yüzde 10 oranında kötü kolesterol düşmesine neden olurken, iyi kolesterol oranını da arttırdığı saptanmıştır.”


 
Ara
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-15-2008

Bakır, hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidirMineraller vücudun sağlıklı kalabilmesi için gerekli kimyasal maddeler ile bu maddelerin inorganik bileşikleridir. Her mineralin, öbür besin maddelerinin etkisini güçlendiren tamamlayıcı bir görevi vardır. Bu önemli minerallerden biri de bakırdır. Örneğin bakır hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidir.
Total olarak ortalama bir yetişkin vücudunda 80-120 mg. Kadar bakır yer almaktadır ve bunun büyük kısmı karaciğerde yer almaktadır. Vücudumuzda neredeyse tüm dokularda yer alan bakır birçok enzimli reaksiyonda hayati rol oynamaktadır:

  Oksijen taşıyıcı görev yapan hemoglobin formasyonunda katalizör görevi görmektedir.

  Alerji ve inflamasyonu kontrol eden histaminaz enziminin görevinde etkilidir.

  Saçtaki keratin doku ve pigmentlerin yapımında görevli tirosinaz için gereklidir.

  Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati bileşenidir.

  Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı çok önemlidir.Yeterli miktarda almazsanız: Ağır bakır yetersizliğinde kalpte ve kalp damarlarında hasar, bağışıklık sistemde önemli derecede azalma, anemi, artmış kanser riski, iltihabi hastalıklarda artış, trabeküler doku kaybı, saç kaybı, saçlarda erken beyazlama, sinirsel dejenerasyon görülebilir.

Aşırı miktarda tüketirseniz: Bilinçsizce alınan destek ürünlerle aşırı miktarlara ulaşılabilir, bu durumda Wilson hastalığı, bulantı, abdominal ağrı, hemeroid, enfeksiyonlara yatkınlık oluşabilir, depresyona eğilim artabilir.

Zengin kaynaklar
Karaciğer başta olmak üzere diğer organ etleri, kabuklu deniz ürünleri, buğday özü, yulaf, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, mantar, soya fasulyesi ve susam en iyi bakır kaynaklarıdır. Erişkin bireyler için 1/2 çay bardağı ay çekirdeği bakır gereksinimini karşılayabilir. Ayrıca yemek pişirme işlemlerinin bakır kaplarda yapılması da besinlerin bakır içeriğini artırır.

Mantar
Besleyicilik olarak mantar etin yerini tutar, bitkisel kaynaklı protein değeri oldukça yüksektir. Mantar, düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önerilmektedir. Romatizma ve üremisi olanlar yememelidirler. Tanınmayan mantarlar kesinlikle yenmemelidir, kültür mantarları tüketilmelidir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.