Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

Dünyada sevgiye en çok ihtiyaç duyan varlıkların çocuklar olduğunu belirten uzmanlar, çocuklarınızı ciddiye alın uyarısı yaptı.

Uzman Psikolog Özkan Şenol, ilköğretim ve lise velilerine “Aile İçi İletişim” konulu bir seminer verdi.

Seminere konuşmacı olarak katılan Uzman Psikolog Özkan Şenol velilere önemli mesajlar vererek ilginç örnekler ve benzetmelerle çocuk eğitiminde yanlışların ve doğruların neler olduğunu anlattı.

Dünyada sevgiye en fazla ihtiyaç duyan varlıkların çocuklar olduğunu hatırlatan Şenol, “Çocuklara ne kadar su, vitamin, besin verirseniz o kadar gelişir” dedi. Bir çocuğun yetişip hayata atılması için anne-babalara büyük sorumluluk düştüğünü belirten Şenol, ebeveynler olarak aile olmanın farkındalığına, aile içi iletişimde çocukları dikkate almak gerektiğine ve bunun çocukların geleceği açısından önemine değindi.

Annelerin çocuğa odaklı bir yaşam sürdürmelerinin yanlışlığını vurgulayan Uzman Psikolog Özkan Şenol, anne-babaların çocuklarıyla iletişim kurarken dikkat etmeleri gereken hususlara da değindi. Gençlerle sağlıklı bir iletişim kurabilmek için öncelikle gençlerin kontrol edilmesi gerektiğini, bunun yolunun ise çocuk ve ergen psikolojisini bilmekten geçtiğini söyledi. Seminerde ayrıca çocuklarda görülen uyum ve davranış bozuklukları ile çocuklardaki ders problemleri ele alındı.


 
Oca
19

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-19-2009

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlter Uzel, Türkiye’de her 10 çocuktan 7′sinde ortodontik (çapraşık diş) düzensizliğin olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Uzel,  ortodontinin ağızdaki kapanış bozuklukları ve dişlerin çenelerdeki konumlarının nasıl oluştuğunu inceleyen, teşhis eden, bu bozuklukları önleyen ve tedavi eden bir diş hekimliği dalı olduğunu ifade etti.

Ortodontinin, halk arasında “eğri dişlerin tel takılarak düzeltilmesi” olarak bilindiğini belirten Uzel, Türkiye’de diş eti hastalıkları ve ortodontik sorunların çok yaygın olduğunu, bunun nedeninin ise düzenli ağız ve diş bakımının yapılmaması olduğunu kaydetti.

Uzel, özellikle çocuklarda daha sık ortodontik sorunlar görüldüğüne dikkati çekerek, “Türkiye’de her 10 çocuktan 7′sinde ortodontik düzensizlik var. Bunların bazıları ağırdır, öncelikli tedavi edilmesi gerekir, bazıları da daha hafiftir. Bu durum eğer hastanın konuşmasını, solunumunu bozmuyorsa tedavi edilmeyebilir, ama fonksiyonu bozan dorumlarda mutlaka tedavi edilmeli. Ayrıca çoğunluk olarak çocukların ortodontik tedaviye ihtiyacı var” dedi.

Ortodontik tedavinin dişleri ve kapanış bozukluklarını düzeltmek, dişlerdeki boşlukların kapatılmasını sağlamak amacıyla uygulandığını belirten Uzel, şunları kaydetti:

“Ortodontik düzensizlik genetik yapıdan ve erken diş çekimi gibi çeşitli nedenlerden de kaynaklanabilir. Ortodontik tedavi görenlerin büyük çoğunluğu görünüşlerini ve gülüşlerini iyileştirmek amacıyla hekime başvuruyor. Ortodonti, tedaviyle her yaşta düzeltilebilir. Ancak diş sağlığını etkileyen çok sayıda ortodontik problem var. Örneğin çapraşık dişlerin temizlenebilmesi daha zordur. Bu durumda çürüğe yatkınlık daha da artırıyor. Ağız solunumu sonucu dişlerin plak birikimine yatkınlığını artırır ve buna bağlı olarak bireyde çürük ve periodontal hastalık olasılığı da artar. Başka ortodontik problemler ise dişlerin daha çabuk aşınmasına neden olabilir. Bazı hastalar tedavi edilmeden iyileşebilir, ancak fonksiyonu bozan durumlarda mutlaka tedavi gerek.”

Dişte estetik görüntünün çok önemli olduğunu anlatan Uzel, “Dişlerde estetik çocuklukta başlamalı. Sorunlu dişlere sahip bir çocuk tedavi edilip düzeltilirse öz güven kazanır. Ortodontik tedavi çocukların geleceği için çok önemli. Ayrıca dişteki çapraşıklıkların düzeltilmesinde önemli bir estetik kazanım sağlandığı gibi, ağız ve diş sağlığına da pek çok katkıda bulunur. Çapraşıklıkların giderilmesiyle çürük ve diş eti hastalıklarının önüne geçilir” diye konuştu.

“TEDAVİ GECİKMEMELİ”

Prof. Dr. İlter Uzel, ailelerin çocuklarının ağız ve diş sağlığına karşı duyarlı olmalarını isteyerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Anne ve babalar, çocuklarının ortodontik tedavisini yetişkin döneme ertelemeyip uygun zamanda yaptırırlarsa, tedavinin daha kolay yürüyeceğini, çabuk sonuç alınacağını bilmeleri gerekir. Aynı zamanda tedavi daha ucuza mal olur ve sonuçlar daha başarılı olur. Bu amaçla tam bir ortodontik inceleme yapılmalıdır.”

Ortodontik incelemenin her çocuğun kapsamlı çene-diş-yüz muayenesi ile olacağını anlatan Uzel, şiddetli kapanış bozukluklarında, özellikle alt çenenin ileride yada geride konumlandığı çene kemiklerini ilgilendiren uyumsuzluk durumlarında, çapraz kapanışlarda, dişlerin aşırı çapraşıklığında çocukların mutlaka ortodontiste götürülmesi gerektiğini kaydetti.


 
Oca
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-15-2009

Ergenlik genini bulan Türk bilim insanı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Topaloğlu, Çocuklarda “büyümeyi engelleyeceği” gerekçesiyle saçların kesilmesinin hiçbir bilimsel dayanağının bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Topaloğlu, düzenli beslenme, iyi bir sosyal ortam, sağlıklı bir ruh hali ve sevginin çocuğun gelişimindeki en önemli etkenler olduğunu, bunun dışında halk arasında çocuk gelişimiyle ilgili anlatılan çoğu hikayenin doğru olmadığını belirtti.

Kız ya da erkek olsun çocukların bebeklik döneminden itibaren saçlarının sürekli kısa kesilmesinin vücut gelişimine hiçbir katkısının olmadığını ifade eden Topaloğlu, “Saçın uzatılmasının vücudun gücünü azaltıp büyümeyi engelleyeceği yönündeki söylentilerin hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor” dedi.

Topaloğlu, bazı çocukların saçları kesilse de kesilmese de son derece sağlıklı olduğunu, bu durumun çocuğun genel vücut sağlığı ve genleriyle ilişkisinin bulunduğunu belirterek, “Vücudun genel sağlık durumu bozulduğunda elbette bundan saçlar da etkilenir” diye konuştu.

Anne ve babası gür saçlı ya da ailede saç yapısı güçlü bireylerin olması durumunda çocuğun da saçlarının aynı özellik taşımasının normal olduğuna dikkati çeken Topaloğlu, şöyle devam etti:

“Bunun tam tersi durum da söz konusu. Genetik saç yapısı bozuk olan, ince telli ve güçsüz saçlara sahip bir çocuğun saçını sürekli kestirseniz de istenilen sonuç elde edilemez. Çocuğun aldığı vitaminleri saçların çekmesi zaten metabolik olarak mümkün değil.”

“REGL DE BÜYÜMEYİ ENGELLEMİYOR”

Prof. Dr. Topaloğlu, halk arasında bir başka yanılgının da “kız çocuklarda regl döneminin başlamasıyla birlikte büyüme sürecinin sona erdiği” olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Kız çocuklarında ergenlik dönemi 10 ile 10,5 yaşları arasında, erkek çocuklarında ise 11 yaşında başlar. Kızlarda 13, erkek çocuklarında 14 yaşına kadar ergenlik belirtileri olur. Bu belirtiler kızlarda göğüslerin çıkmaya başlaması ve regl ile kendini belli eder. Erkek çocuklarda ise testisler büyür. Kız çocuklarının regl görmeye başlaması ise sanıldığı gibi büyümenin durması anlamına gelmez. Ancak, kızlarda 13, erkeklerde 14 yaşına kadar ergenlik belirtileri yoksa tedaviye başlanmalı.”


 
Oca
14

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-14-2009

Bir araştırmaya göre, çocukların bebek arabalarında sürülürken ebeveynlerinin yüzünü görmesi uzun dönemde duygusal ve dil gelişimi açısından olumlu rol oynuyor.

İskoçya’daki Dundee Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, bebek arabalarını iten kişinin yüzünü görmeyen çocukların, görenlere nazaran daha az konuştuğunu, güldüğünü ve etkileşime girdiğini ortaya koydu.

2722 ebeveyn ve çocuk üzerinde yapılan araştırma, bebek arabasındaki çocuğun, ebeveyninin yüzünü görünce kendini daha güvende hissettiğini ve kolayca uykuya daldığını da gösterdi.

Araştırmacılar, günümüzde bebek arabalarının birçok çocukta stres yarattığını belirterek, stresli çocukların ilerde endişeli yetişkinlere döndüğünü ifade ettiler.


 
Oca
06

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-6-2009

En besleyici içeçek süt Süt, bebekliğimizden itibaren tüketmeye başladığımız en önemli içeceklerden biri. Çocukluktan itibaren yeterli miktarda içildiği zaman, kemiklerin gelişimi ve ileriki yaşlarda da kemiklerin erimesini önleyerek sağlığımızı korumamıza yardım eder.

SÜTÜN YARARLARI

Kemiklerin gelişimini sağlar.
Kemik erimesi ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
Mikrobik enfeksiyonlara vücudu korur
Sinir sistemini rahatlatır
Günde yarım litre süt içen çocuklarda bir tür kemik hastalığı olan “raşitizm”i önler
Diş çürüklerini önler
Tansiyonu düşürür
Kanserin önlenmesine yardımcı olur



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.