Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

Güney Kore’de bir biyoteknoloji şirketi, kök hücre teknolojisini kullanarak dünyada ilk kez köpekleri klonladığını açıkladı.

Merkezi Seul’de bulunan RNL Bio şirketinin başkanı Ra Jeong-chan, gazetecilere yaptığı açıklamada, dişi bir “golden retriever” cinsi köpekten alınan kök hücrelerle, bu hafta 2 siyah yavru köpek yavrusu klonladıkları açıkladı.
ABD, Japonya ve Yeni Zelanda’da bilim adamları şimdiye dek kök hücreleri kullanarak fare, domuz ve geyikleri klonlamışlardı. Ancak kök hücreyle köpek ilk kez klonlanıyor.

Yeni klonlanan 2 yavru köpek “Magic” ve “Stem”, klonlandıkları salı gününden beri anneleriyle birlikte yaşıyorlar.
Kafalarının önünde ve vücutlarında beyaz lekeler bulunan 2 yavru köpeğin, sağlıklı olduğu belirtildi.

Köpeklerin klonlanıp klonlanmadığının belirlenmesi için bağımsız kurumların test çalışmalarının ise sürdüğü kaydedildi.
Ra, projede Seul Ulusal Üniversitesi’nden bir ekiple işbirliği yaptıklarını söyledi.

Şirket başkanı, teknolojiyi ticari kullanıma sunmayı amaçladıklarını belirterek, müşterilerin, köpeklerinin kök hücrelerini depolayabileceklerini ve bu hücrelerle köpeklerinin hastalıkların tedavi edebileceklerini ya da köpeklerini, öldükten sonra klonlayabileceklerini anlattı. Ra, “Burada yeni bir iş alanı görebiliriz” dedi.

Projede çalışan üniversite ekibinin başkanı Lee Byeong-chun ise ekibinin şimdiye dek 35 kadar köpek ile 5 kurdu klonladığını bildirdi.


 
Oca
14

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-14-2009

İZMİR’de Diyabet Hemşireliği Kursu’nda konuşan Prof. Dr. Çiçek Fadıloğlu, dünyada 180 milyon kişinin diyabet hastası olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2005 yılında diyabet hastalığından 1 milyon kişinin öldüğünü söyledi.

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Yunus Emre Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Diyabet Hemşireliği Kursu, Prof.Dr. Çiçek Fadıloğlu bşkanlığında yapıldı. Kursta hemşirelere ve hemşire adaylarına diyabet ve diyabet yönetimi hakkında bilgiler verildi.

Diyabeti insani, sosyal ve ekonomik etkileri olan bir sorun olarak tanımlayan Prof.Dr. Çiçek Fadıloğlu, “Dünyada 180 milyon diyabetli var, 2025 yılında bu sayı yüzde 15 artacak. Diyabet, çalışma çağında olan insanların sakat kalmasına, ölmesine ve ülkenin sağlık unsurlarının tükenmesine yol açıyor” dedi. Prof.Dr. Çiçek Fadıloğlu, bu kadar önemli boyutlarda olan diyabet hastalığının, herkes tarafından iyi tanınması ve gereken duyarlılığıng österilmesini istedi.

Prof. Dr. Fadıloğlu, diyabette yaşam tarzının önemli olduğunu belirterek, kilo vererek, tükettiğimiz doymuş yağ oranını yüzde 30 azaltarak ve fiber alımını arttırarak diyabete yakalanma oranının yüzde 58 azalacığını belirtti.

HASTA KENDİSİYLE BARIŞIK OLMALI

Kursta konuşan uzman Şebnem Günayman ise diyabetli bir birey olarak diyabet yönetimi hakkında bilgi verdi. Hastanın kendisiyle barışık olup, diyabetli yaşama alışık olması gerektiğini belirten Günayman, “Hasta çevresiyle ve kendisiyle barışık olmalı. Hastayla yaşamı paylaşan kişiler, hastaya uyum sağlamalı. Ailede diyabetli biri varsa diğer aile bireyleri de diyabetli hastaya uyup diyabetle yaşamayı öğrenmeli” dedi.
Hastanın psikolojisinin bozulmaması için için olumsuz düşüncelere kapılmaması gerektiğini belirten Şübnem Güneyman, hastanın çevresindeki kişilerin de olumsuz konuymalarda bulunmamasını istedi.

HASTA TEDAVİDE AKTİF OLMALI

Daha sonra konuşan Prof. Dr. Aynur Esen ise, bireyi olduğu gibi kabul etmeK ve onu hasta olarak görmemek gerektiğini SÖYLEDİ.
Prof. Dr. Esen “Diyabetli hasta, diyabet yönetimine aktif bir şekilde katılmalıdır. Uzmanlar hasta için değil, hastayla birlikte tedavi için hareket etmelidir. Diyabet tadavisinde merkezde hemşireler olduğu için, tedavi sürecinde hemşireler gerekli özveriyi göstermelir” diye konuştu.


 
Oca
06

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-6-2009

Türkiye’deki engelliler, Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) oluşturduğu “İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması” (ICF) sistemiyle sınıflandırılacak.

Engelliler İdaresi Başkanlığı tarafından başlatılan “ICF Sınıflandırma Sisteminin Uyarlanmasında Eğiticilerin Eğitimi” projesiyle, engelliler ile ilgili derecelendirme, sınıflandırma ve tanılamalar ICF ölçütüne göre düzenlenecek.

Bu kapsamda, Türkiye’nin, özürlülüğün değerlendirilmesinde hazır hale getirilmesi için 26-30 Kasım tarihleri arasında ICF ile çalışabileceği öngörülen akademisyenler ve ilgili kurumların uzmanlarından oluşan 40 kişilik grup, Antalya’nın Kemer ilçesinde WHO uzmanları tarafından eğitilecek.


 
Kas
26

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Kasım-26-2008

İngiltere’de, gebelikte Down sendromunu saptamak için yapılan testlerin yaygınlaşmasına rağmen, Down’lu çocukların sayısının arttığı bildirildi.

Ülkede, bu alandaki testlerin uygulanmaya başladığı 1989′da 717 Down sendromlu bebek dünyaya gelirken, bu sayı 2006′da 749′a çıktı.
Down Sendromu Derneği, test sonuçlarının pozitif çıkmasına rağmen ailelerin bu bebekleri neden dünyaya getirdiklerini anlamak için 1000 aile arasında araştırma yaptı.

Araştırmaya katılanların beşte biri, Down sendromlu bir tanıdıkları olduğunu belirtirken, üçte biri dini ve kürtaj karşıtı inançlarını öne sürdü, yüzde 30′u da son yıllardaki gelişmelerle Down’lu çocukların hayatlarının artık daha kolaylaştırıldığını söyledi. Hemen her beş kişiden biri de testlerin sonuçlarına inanmadığını belirtti.

Down sendromlu bebekleri tespit etmek için testlerin yaygın olarak uygulanmaya başladığı 1989′da Down’lu bebeklerin sayısı 717′den, 1990′ların başında 594′e düşmüştü. Ancak son on yılda Down sendromlu çocukların sayısı arttı.

Milli Down Sendromu Sitogenetik Kayıtları’nın verilerine göre, 2000 yılından bu yana Down’lu bebeklerin oranı yüzde 15 yükseldi.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.