Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
04

    
Posted (Eril) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Sağlıklı Zayıflama on Ocak-4-2012

Kilo vermek için kendinize zarar vermeyinDiyet yaparak zayıflamak karmakarışık bir çözümdü, fakat test tüplerinde karaciğer, böbrek, pankreas ve tiroit obezitesi hücrelerine karşı işe yarıyordu. Ayrıca, normal fare tiroit ve insan derisi hücrelerine karşı büyük ölçüde zararsızdı. Böylece ekip, bir şeyi laboratuar tezgâhından kliniğe götürecek bir sonraki adımı attı: Laboratuar hayvanları üzerinde ciddi bir çalışma.

Fakat bilim insanları Virüs TK’ sı telomeraz aktivatörünü kullanmak sureti ile yağ hücrelerini seçici olarak hedeflemeyi denedikleri zaman, ganciclovir tümör büyümesini seçici olmayan aktivatörde olduğu kadar eksiksiz şekilde, üstelik onun toksik etkileri olmaksızın, durdurmuştu. Doğal şekilde hızlı ve sağlıklı kilo verimi için doğal beslenmeye özen gösterin. Etkinin ganciclovir’ i vermek veya vermemek yolu ile, isteğe bağlı olarak başlatılıp durdurulabildiği hatırlanacak olursa, bu çok seçici müdahalenin görünürdeki güvenliliği, daha da ikna edici olacaktır.

Biyologların kanser hücrelerini seçici olarak, yani sağlıklı hücrelere zarar vermeksizin hedefleyip öldürmek için yeni silahlar yaratma konusunda en azından silah mühendisleri kadar yetkin olabildiklerini daha önce görmüştük.

Obeziteye karşı kullanılmakta veya geliştirilmekte olan yöntemlerin anerjik T hücrelerini hedeflemek için kullanılabileceğini öngörmek zor değildir. Bu olayda düşmanımız göğsünün ortasına bir hedef işareti çizili olarak etrafta dolaştığı için, şanslıyız.

Anerjik T hücrelerinin hedef antijenleri (CD28′ in olmayışı) tanıma ve enfeksiyona yanıt olarak çoğalma (KLRG1 ve CD57′ nin varlığı) yeteneklerini yok eden işlevsizleşmiş alıcı profili, muhtemelen diğer bazı işaretlerle birlikte (yaşlı T hücrelerinin B hücresi gelişimini desteklemeyi başaramamasının uyandırdığı düşük CD154 düzeyi şüphesi gibi) Hâlihazırda bilim insanlarının bu hücreleri tanımasına olanak sağlamaktadır ve bu hücrelerin yok edilmek üzere hedeflenmesi için de kullanılabilecektir.


 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

KONYA’daki Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Selma Çivi, piercing ve dövmede AIDS tehlikesi olduğunu belirtti. Prof.Dr. Çivi, sağlık görevlileri dışında başkası tarafından yapılan piercing ve dövmenin, AIDS ve kanla buluşan birçok hastalığa zemin hazırladığını söyledi.

Kanla bulaşan yaklaşık 40 enfeksiyon hastalığının olduğunu anlatan Prof.Dr. Çivi, AIDS gibi kanla bulaşan hastalıklara karşı insanlar piercing ve dövme yaptırırken çok dikkatli olması gerektiğini söyledi. Prof.Dr. Selma Çivi, “Ehil olmayan kişilerin yaptıkları piercing ve dövme kanla bulaşan birçok hastalığa zemin hazırlar. Bu yöntemleri uygulayan kişiler mutlaka cihazlarını steril bir şekilde tutmaları gerekir” dedi. Prof. Dr. Çivi, piercing ve dövme yapan kişilerin mutlaka sağlık personeli olması gerektiğini bildirirken şöyle devam etti:
“Piercing ve dövme yapan kişiler mutlaka Sağlık Bakanlığı personeli olması lazım. Ancak, bazı insanlar birbirlerinden öğrenerek bu yöntemi uyguluyor. Hatta bazı kuaförler bile bilinçsizce insanlara piercing ve dövme yapıyor. Bunlar tıbbi bilgiden yoksun ve cihazlarını mikroplu bir şekilde kullanıyor. Burada Sağlık Bakanlığı’na büyük iş düşüyor. Sağlık Bakanlığı, insan vücuduna müdahele edilen bütün araştırmalarda ehil insanların bu yöntemleri yapması koşulu getirmesi lazım. Önüne gelen piercing ve dövme yapmamalıdır.”


 
Oca
14

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-14-2009

Dış kulak yolu enfeksiyonlarında etken genellikle havuzdan, denizden ve kirli sulardan geçen “Psödomanas aeruginosa” ve benzeri bazı bakteriler, bazen de mantarlardır.

Hastalarda şiddetli kulak ağrısı, kulakta akıntı ve işitme azlığı, kaşıntı ve ileri durumlarda kulakta şişme ve kızarıklık izlenir. Hasta bazen kulak ağrısından yemek bile yiyemez duruma gelir. Böyle bir durumda kulağı sudan ve nemden korumak gerekeceğinden, yaz tatiline veda etmek zorunda kalınacağı acı bir gerçektir.

Dış kulak yolu enfeksiyonlarında ağızdan alınacak antibiyotik hiçbir işe yaramamaktadır. Tedavisinde mutlaka dış kulak yolu özel aspiratörlerle temizlenmeli, çeşitli ilaçlarla pansumanı yapılmalı, gerekirse dış kulak yoluna şişliğini giderecek bazı pamuk fitiller yerleştirilerek bu fitile ödemi azaltacak bazı ilaçlar tatbik edilmelidir. Burada en önemli nokta bu hastaların sıkı takibidir. Hastalığın şiddetine göre her gün veya iki günde bir bu işlemler tekrar edilmelidir. Hastalarımız; kulaklarını sudan korumalı, duş sırasında kulaklarını tıkaçlar veya vazelinli-pamukla kapatmalıdır. Enfeksiyon gerileyene dek kulak havuz ve deniz sularına maruz kalmamalıdır.

Dış kulak yolu mantarları, sıcak ve nemli ortamlarda sık görülür. En sık görülen mantar “Aspergillus niger”dir. Şiddetli kaşıntı, işitme azlığı ve ağrı ön plandadır. Muayenede, dış kulak yolunda beyaz renkli mantar hifleri veya siyah kremsi materyal izlenebilir. Tedavisinde kulağın su ve nemden korunması ve KBB uzmanınca yapılacak temizlik sonrası çeşitli ilaçlarla pansuman ve mantar ilaçlarının kullanılmasıdır. Mantar enfeksiyonunda da sık sık pansumanların tekrarı gerekir. Aksi takdirde uzun süreli ve kronik vakalara yol açılmış olur.

Dış kulak yolunun savunmasının azaldığı durumlarda dış kulak yolu enfeksiyonları çok sık izlenmektedir. Özellikle sıcak, nemli ortama ek olarak hastalarımız ellerinde kulak temizleme çubukları, kibrit, tığ gibi yabancı cisimlerle kulaklarını temizleyerek, karıştırarak ve kaşıyarak dış kulak yolu cildine zarar veriyorlarsa bu hastalığa davetiye çıkarıyorlar demektir. ***Önlem olarak öncelikle temizliğinden emin olduğunuz havuz ve denizlerde suya girmeniz, kulağınızı sadece dışardan havluyla kurulamanız, yabancı cisimleri kulağınıza sokmamanız bu son derece rahatsız edici hastalıkla tanışmamanız açısından çok önemlidir.*** Unutmayınız ki kulağınızı kaşıyarak kulak kaşıntısından kurtulamazsınız. Bu tür durumlarda bir uzmana başvurmak en kalıcı çözümdür.


 
Oca
10

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-10-2009

Ameliyatta hasta güvenliğini sağlamak, sağlığa özel trafik kurallarını uygulamayı gerektiriyor.

Bu güvenliğin içinde doğru hastaya doğru dozda ilaç, enfeksiyon kontrolü, taraf cerrahisi (sağ böbrek yerine sol böbreği almamak gibi), anesteziyi doğru uygulamak, cihazların bakımını zamanında yapmak, ilaç stokları ve miyadlarının kontrolü gibi çok önemli ve vazgeçilmez olanlar geliyor.

Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneleri ve Acıbadem Üniversitesi Sürekli Eğitim ve Gelişim Merkezi iş birliği ile düzenlenen “Ameliyathanede Hasta Güvenliği” konulu eğitim seminerinde, en son uygulamalar tartışıldı.

Marmara Bölgesi Ameliyathane Hemşireleri Mezuniyet Sonrası Eğitim Seminerleri kapsamında organize edilen seminere,  Trakya Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi, GATA, devlet ve özel hastanelerden 246 kişi katıldı.

Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathane Hizmetleri Müdürü İlknur İnanır,  grubun tüm hastanelerinde yapılan ameliyatlarda, hasta ve çalışanlar için alınacak olan güvenlik önlemleri hakkında bilgi verdi. İnanır, bu önlemleri şöyle sıraladı:

- Ameliyathanenin temizlik ve dezenfeksiyona uygun antibakteriyel malzemeden yapılması gerekiyor (tavan, duvar vs.)
- Cihaz kalibrasyonu (cihazların düzenli bakımı)
- İlaç ve anesteziklerin kritik stok seviyeleri belirlenmeli ve miyad kontrolü yapılmalı
- Tüm sarf malzemelerinin kritik stok seviyeleri belirlenerek miyad kontrolü yapılmalı
- Steril, yarı steril ve steril olmayan alanlar belirlenmeli
- Hepa filtre, laminal flow gibi havalandırma sistemleri olmalı

Hasta Güvenliğinde Vazgeçilmez 6 Kural!

Hastaların güvenliğinin sağlanması için vazgeçemeyecekleri kurallarını anlatan İnanır,  bunları şöyle sıraladı:

Kimlik doğrulama süreci
Ekip içi, ekipler arası iletişimin geliştirilmesi
Yanlış tarafa ameliyat yapılması, hasta ve cerrahiye yönelik önlemlerin alınması
Enfeksiyon kontrol önlemlerinin geliştirilmesi
Yaralanma ve düşmeler için sistem geliştirme
Yüksek riskli ilaçların güvenli kullanılması

İlaçların Karışmasını Önlemek İçin Renkli Etiket Kullanıyoruz

Hasta güvenliğinde en önemli gündem maddelerinin arasında ilaçların doğru kullanımı gerekiyor. Acıbadem Sağlık Grubu’nda bu konuda alınmış önlemler de en üst düzeyde işletiliyor. Yüksek riskli ilaçlar için sarı, kırmızı, mavi, turuncu renkli etiketler kullanılıyor.

-Sarı ,insülin için
- Mavi, heparin için
- Turuncu, potasyum içerikli olanlarda
- Kırmızı, genel yüksek risklileri belirtmek için

Ayrıca steril alanda ilaç etiketlemede önemli ilacın adı, dozu mutlaka etiketlenerek ameliyat sırasında kullanım için hazırlanıyor.  Uygulama öncesi geri okuma yöntemi ile hekime gerekli hatırlatma yapılarak cerrahi sırasında yanlış ilaç uygulamalarını önleniyor.


 
Ara
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-15-2008

Bakır, hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidirMineraller vücudun sağlıklı kalabilmesi için gerekli kimyasal maddeler ile bu maddelerin inorganik bileşikleridir. Her mineralin, öbür besin maddelerinin etkisini güçlendiren tamamlayıcı bir görevi vardır. Bu önemli minerallerden biri de bakırdır. Örneğin bakır hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidir.
Total olarak ortalama bir yetişkin vücudunda 80-120 mg. Kadar bakır yer almaktadır ve bunun büyük kısmı karaciğerde yer almaktadır. Vücudumuzda neredeyse tüm dokularda yer alan bakır birçok enzimli reaksiyonda hayati rol oynamaktadır:

  Oksijen taşıyıcı görev yapan hemoglobin formasyonunda katalizör görevi görmektedir.

  Alerji ve inflamasyonu kontrol eden histaminaz enziminin görevinde etkilidir.

  Saçtaki keratin doku ve pigmentlerin yapımında görevli tirosinaz için gereklidir.

  Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati bileşenidir.

  Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı çok önemlidir.Yeterli miktarda almazsanız: Ağır bakır yetersizliğinde kalpte ve kalp damarlarında hasar, bağışıklık sistemde önemli derecede azalma, anemi, artmış kanser riski, iltihabi hastalıklarda artış, trabeküler doku kaybı, saç kaybı, saçlarda erken beyazlama, sinirsel dejenerasyon görülebilir.

Aşırı miktarda tüketirseniz: Bilinçsizce alınan destek ürünlerle aşırı miktarlara ulaşılabilir, bu durumda Wilson hastalığı, bulantı, abdominal ağrı, hemeroid, enfeksiyonlara yatkınlık oluşabilir, depresyona eğilim artabilir.

Zengin kaynaklar
Karaciğer başta olmak üzere diğer organ etleri, kabuklu deniz ürünleri, buğday özü, yulaf, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, mantar, soya fasulyesi ve susam en iyi bakır kaynaklarıdır. Erişkin bireyler için 1/2 çay bardağı ay çekirdeği bakır gereksinimini karşılayabilir. Ayrıca yemek pişirme işlemlerinin bakır kaplarda yapılması da besinlerin bakır içeriğini artırır.

Mantar
Besleyicilik olarak mantar etin yerini tutar, bitkisel kaynaklı protein değeri oldukça yüksektir. Mantar, düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önerilmektedir. Romatizma ve üremisi olanlar yememelidirler. Tanınmayan mantarlar kesinlikle yenmemelidir, kültür mantarları tüketilmelidir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.