Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Ara
22

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-22-2008

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de de sigarayı bırakmak için kullanılan Champix adlı ilaç için doktorlara ve eczacılara uyarı mektubu gönderdi. Mektupta, “FDA, Kanada ve Avrupa İlaç Ajansına ulaşan pazarlama sonrası bildirimlerde Champix kullanan hastalarda ciddi nöropsikiyatrik semptomlar (davranış değişiklikleri, ajitasyon, depresif duygudurum, intihar düşüncesi, intihar eylemi) meydana geldiği bildirilmiştir” denildi.

Vatan gazetesinin haberine göre; Pfizer Medikal Direktörü Dr. Hüseyin Demircan imzasıyla yazılan ve Sağlık Bakanlığı’na gönderilen mektup, bakanlığın başlattığı yeni bir uygulama gereği bütün sağlık personeline gönderildi. Sağlık Bakanlığı’nın dağıtımını yaptığı mektupta ABD Ulusal Havacılık Bürosu’nun ilacı pilot ve hava trafik kontrolörlerinin kullanımını yasaklandığına dikkat çekildi ve şu uyarılar yapıldı…

- Doktorlar Champix tedavisine başlamadan önce hastalarına herhangi bir psikiyatrik hastalık öykülerinin olup olmadığını sormalı.

- Hastalar davranış değişikliği, ajitasyon, depresif duygu durumu, intihar düşüncesi intihar eylemi gibi belirtiler için gözlenmeli.

- Hapı kullanan hastalar aileleri tarafından takip edilmeli. Sinirlilik, gerginlik ya da intihar düşüncesi gelişirse veya intihar teşebbüsünde bulunulursa ilacın kullanımı bırakılmalı.

- İlacın kullanımı araba ve araç-makina kullanımı yeteneklerini bozabilir.

- Mektupta, “Champix, sigara bıraktırmada etkili olan ve reçete ile satılan bir ilaçtır” deniliyor.


 
Ara
16

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-16-2008

İNGİLTERE’de bilim adamları, meme kanseri hücrelerinin vücuda yayılmasını sağlayan enzimi bulduklarını açıkladı.

Londra’da yapılan ve ‘büyük bir gelişme’ olarak değerlendirilen araştırmada, eğer tespit edilen enzimin yayılmasını durdurdan ilaç bulunursa kanser ölümlerinin önüne geçilebileceği ifade edildi. Araştırmacılar, eğer enzim bloke edilirse meme kanseri hücrelerinin vücutta yayılmasının engellenebileceğini söyledi.

Araştırma sonucunu ‘heyecan verici’ ve ‘umutlandıtıcı’ olarak değerlendiren bilimadamları, çalışmanın daha erken aşamalarında olduklarını ifade ederek, enzimi durduran ilacın bulunması halinde kanserin yaylımasının engellenebileceğine işaret ettiler.

The London School of Medicine and Dentictry’den Prof. Dr. Marco Falasca başkanlığında çalışmalarını yürüten ekip ‘PLCg 1’ olarak adlandırılan enzimin meme kanseri üzerindeki rolü ve etkisini araştırdılar. Fareler üzerinde yapılan araştırmanın bulguları, Journal Cancer Research’de yayımlandı. Konuyla ilgili Telegraph’a bir açıklama yapan Prof. Dr. Falasca, yapılan çalışmanın kanserin yayılmasında önemli rol oynayan molekülün tespit edilmesinin yanısıra, bu sürecin durdurulabileceği konusunda da bilgi verdiğini ve bir sonraki büyük adımın bunu hastalar üzerinde denemek olduğunu söyledi.

Bilimsel danışman Dr. Mark Matfield da bu bulguların ardından PLCg1 enzimini durduran ilacın üretilebilmesi için çalışmaların biran önce başlatılması gerektiğini ifade ederek, göğüs kanser hücrelerinin, tespit edilen enzimi üretmesinin engellenmesi halinde hastalığın bir organ ya da bölümden diğerine geçmesinin önlenebileceğini, bunun sağlanabilmesi halinde kanser hastalarının ölümüne sebep olan enzimin vücüttaki yayılmanın durdurulmasının mümkün olacağını belirtti.

The London School of Medicine and Dentictry tarafından yapılan araştırma, Association for International Cancer Research tarafından desteklendi.


 
Kas
27

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Kasım-27-2008

Miniklerin en büyük korkularından dişçi koltuğu ve ideal hekim. Artık bu korku tarihe karışacak.

Uzman diş hekimleri tedaviye uyum göstermeyen, aşırı endişeli çocuklara temel yönetim teknikleri uygulayarak müdahale edebiliyor. Fakat psikolojik yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlar da yaşanabiliyor.

BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği uzman doktorlarından Gözde Işıksal, aşırı endişe ve korkunun olduğu vakalarda, ağrı ve acının hissedilmeyeceği, anestezi olmadan, sedatif ilaçların kullanıldığı, ‘SEDASYON’ yöntemine başvurulabildiğini ve bu yöntemin genel anestezi uzmanları ile sağlıklı bir klinik ortamında gerçekleştirildiği takdirde başarılı ve sağlıklı bir yöntem olduğunu belirtiyor…

‘SEDASYON’ nedir?

Psikolojik telkinlerin de yetersiz kaldığı, aşırı endişeli vakalarda uygulanabilen, farklı yöntemler kullanılarak hastanın santral sinir sisteminin baskılanması sonucu çevre ile ilişkisinin ve bilincinin azaltılması yöntemine ‘SEDASYON’ deniyor…

Çocuklarda ‘SEDASYON’…

Çocuğun diş tedavileri sırasında daha uyumlu ve rahat olmasını sağlayan bir teknik olan ‘SEDASYON’, doğru klinik ve uzman eller tarafından uygulandığında oldukça güvenilir bir yöntem! Dr. Dt. Gözde Işıksal, yöntemin tüm çocuklarda uygulanabildiğini, BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği’nde diş tedavilerinden korkanların yanı sıra bir seansta birden fazla işlem gerektiren vakalarda yada özürlü çocukların tedavisinde de tercih edildiğini belirtiyor…

SEDASYON nasıl uygulanıyor?

BeşOnbeş Özel Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği, uzman hekimleri tarafından uygulanan bu yöntem oldukça basit ve pratik olma özelliğine sahip… Genel anestezi uzmanı, işlemi çocuğa telkinler vererek, bazı ilaçların kullanıldığı uyutma yöntemi ile bir ameliyathanede değil klinikte rahatlıkla gerçekleştirebiliyor.


 
Kas
22

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Kasım-22-2008

“Batı tıbbında bilimin esamesi okunmuyor…” Bunu biz değil, Amerikalı ilaç kimyageri Shane Ellison söylüyor.

Uzun yıllar sektörün içinde bulunan Ellison, Hayykitap’tan çıkan “Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar” adlı çalışmasında ilaç şirketlerinde dönen olayları, insan sağlığının nasıl paraya kurban edildiğini yılların deneyimlerine dayanarak anlatıyor. Aslında ülkemizde de zaman zaman ilaç şirketlerinin doktorlarla kurduğu ilişkiler etik dışı bulunduğu için gündeme geliyor. ‘Modern tıbbın 10 büyük yalanı” üst başlığıyla verilen kitapta Ellison, ilaç şirketlerinin uydurduğu en büyük yalanlardan biri olan kolesterol üzerinde çok duruyor. Ne yüksek kolesterol kalp krizine yol açıyor ne de ilaçlar kolesterolü düşürüyor. Peki biz ne yapıyoruz? Başımız bir küçücük ağrısa dahi, hemen ağrıkesicilere saldırıyoruz. Doktorumuzun söylediğini sıkı sıkıya uyguluyoruz. Oysaki, Ellison’a göre, doktorlar da itibarlı tıp dergileri tarafından fena halde kandırılıyor. Ellison, “Bulgularımın sonuçları: Batı tıbbı, hile üzerine inşa edilmiştir. Doyurulamayan bir paragözlülükle motive olmaktadır, sağlıkla değil.” diyor. İşte yazara göre Batı tıbbının 10 büyük yalanı!

”Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)’nin onayladığı ilaçlar güvenli ve etkindir.”

Bu görüş Ellison’a göre büyük bir yalan. Çünkü Vioxx isimli ilaç kalp krizi ve felce neden olmasına rağmen FDA tarafından onaylandı. Aynı durum tansiyon ilacı Posicor, antidepresan Prozac, Zyprexa ve daha birçok ilaç için geçerli…

”İlaçlar bilime dayanarak onaylanır.”

USA Today gazetesine göre FDA uzmanlarının yarıdan fazlasının, ilaç şirketleriyle doğrudan maddi ilişkisi var. İlacın piyasaya çıkıp çıkmayacağına karar veren kurulun yüzde 51’i, diğer yüzde 49’u ölümcül ilaçların güvenli ve gerekli olduğunu ikna etmek için uğraşıyor.

”İlaç reklamları bizi bilinçlendirir.”

Pfizer’in en çok sattığı kolesterol düşürücü ilacı Lipitor’un reklamlarında kas ağrısı, kas kaybı, güçsüzlük gibi yan etkilerin görülmediğini söylüyor. Oysaki bu, diğer kolesterol düşürücü ilaçlara karşı üstünlük sağlamak için uydurulan bir yalan. Pfizer, FDA tarafından bu konuda uyarılmış ama hakkında dava açılmamış.

”İlaçlar, yaşam kalitemizi yükseltir.”

FDA tarafından onaylanan ilaçlar her yıl yaklaşık 160 bin kişiyi öldürüyor. Yaklaşık iki milyon insan, ilaçların yol açtığı hastalıklara yakalanıyor. Obezite, kanser, böbrek yetmezliği, otizm, depresyon bu hastalıklardan bazıları.

”Doktorlar reçeteli ilaçların tehlikeleri konusunda hassastır”

Batıda doktorlar, reçeteli ilaçlar hakkında bilgi edinmek için tıp dergilerine başvuruyor. Çünkü en güvenilir kaynak bu dergiler. Bütün makaleler bilimsel gerçeklere dayanarak sunuluyor. Oysaki, Batı’da ‘tıbbi hayalet yazarları’ var. Bu ‘güvenilir’ makaleleri onlar yazıyor. Kim bunlar? Tabii ki, ilaç şirketleri tarafından kiralanan hekimler!

”Besin destekleri tehlikelidir”

İlaç şirketleri, besin destekleriyle rekabeti aza indirmek için hükümeti etkileme amaçlı bir dizi teknik kullanıyor. Bunlardan ilki, besin maddelerinin doğru kullanımıyla ilgili dersin 85 yıl önce tıp fakültelerinden kaldırılmış olması. Bir diğeri ise, ilaç endüstrisi lobisinin medyayı etkisi altına alarak, besin desteklerine karşı olumsuz bir hava estirmesi.

”Efedra kalp krizi ve inmeye neden olur”

Ellison’a göre kalp hastalığı için önerilen Efedra uzun yıllardır güvenle kullanılan bir ilaçtı. Ama ilaç şirketleri Efedra’ya karşı çıktı ve yasaklandı. Çünkü reçetesiz satılan birçok ilaç da Efedra’nın etkisine sahip. Mesela burun damlaları, soğuk algınlığı tabletleri, öksürük şurupları ve astımı rahatlatıcı preparatlar gibi. Efedra, diğer hastalıklara da iyi geldiği için ilaç şirketlerini zarara sokuyordu. Yasaklamadan önce Amerika’da her yıl 2 milyar dozdan fazla satılıyordu.

”Yüksek kolesterol, kalp hastalığı için risktir”

Bu sağlık efsanesi ABD’de çökertildi. Kalp hastalığı 35 yaşın üzerindeki tüm Amerikalılar için ilk ölüm nedeni. Yazar nedenini şöyle açıklıyor: “Kalp hastalığı riskinin, kan kolesterolü yükseldikçe arttığı doğruysa, o zaman kalp krizinden genç yaşta ölenlerin total kolesterolünün de yükselmiş olduğunu görmeliyiz. Bu doğru değildir. Kalp krizlerinin ve inmelerin yarısı kolesterolü yükselmemiş kişilerde ortaya çıkıyor.”

”Kolesterol kötüdür”

Amerikan Kalp Birliği’ne göre, 105 milyondan fazla Amerikalı’nın kolesterol düzeyi 200 mg/dl ya da daha yüksek seviyede. Bu, ilaç endüstrisi için potansiyel müşteri anlamına geliyor. Yazara göre yüksek kolesterol ömrü uzatıyor; yüksek kolesterolü olan erkeklerin bağışıklık sistemi daha güçlü. Ayrıca kolesterol karaciğerde safra asitlerinin üretimine yardımcı oluyor. Bu asitler vücudun artık ürünlerden temizlenmesi için gerekli.

”Kolesterol düşürücü ilaçlar güvenli ve etkindir”

Kolesterol düşürücü ilaçlar, bellek ve odaklanma üzerinde olumsuz etki yapıyor. Kanser riskini artırıyor, sinirlere hasar veriyor. Zaten bu ilaçların ana maddesi, kırmızı pirinç mayası diye bilinen bir mantarın izole edilmiş zehrinden başka bir şey değil.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.