Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
31

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-31-2009

KAYSERİ’de cilt denge uzmanı Zeliha Köksal, az su tüketen kadınların ciltlerinin kuruduğunu ve bozulduğunu öne sürdü. Köklas, az su tüketen ve yanlış bakım ürünleri kullanan Türk kadınlarının, önümüzdeki 5 yıl içinde ciddi cilt problemleriyle karşılaşabileceklerini de vurguladı.

Kayseri Park Yaşam ve Alışveriş Merkezi’nde kadınlara cilt sorunlarını anlatan cilt denge uzmanı Zeliha Köksal,
Türkiye’deki kadınlarda en çok kılcal damar probleminin olduğunu söyledi. Almanya’da cilt dengesi konusunda uzman eğitimi aldığını belirten Köksal, şöyle konuştu:

“Yüzü al renginde olan kadınların daha sağlıklı olduğu düşünülürdü. Türk kadınları kuru bir cilde sahip olduğu için sivilce problemi ile uğraşmak zorunda kalıyor. Az su tüketimi ve yanlış bakım ürünleri kullanıyorlar. Az su tüketen insanların ciltleri kuruyor ve pul pul oluyor. Cildin PH dengesi 5.5’dir, sabunun PH değeri 10’dur. Suyun PH değeri ise 7.0’dir. Sabun ve su ile yıkanan cildin PH değeri 7.0’ye yükseliyor. Cildin PH değerinin 5.5’e düşmesi 7- 8 saat sürüyor.”

‘TÜRK HALKI CİLDİNDEN ÖDÜN VERİYOR’

Kendisini ilgiyle izleyen kadınların sorunlarını yanıtlayan Zeliha Köksal, Türk insanının cildinden ödün verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Duştan ya da banyodan sonra cildin, nemlendirici krem veya başa cilt bakım ürünleriyle PH değerinin 5.5’e getirilmesi gerekiyor. Eğer, PH değerine Türk insanı dikkat etmezse gelecek 5 yıl içinde daha büyük cilt problemleri ile uğraşır. Kadınlarımızı çok az su tükettiği için cilt problemleri de artıyor. Yapılan araştırmalara göre sebze ağırlıklı beslenen insanların ciltlerinin daha yavaş yaşlandığı kanıtlanmış.”


 
Oca
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-15-2009

Çinkonun erkek üretkenliğinde, seksüel arzuda ve uzun süreli seksüel sağlıkta çok büyük etkisi olduğu biliniyor. Peki ya diğerleri…

Mineralleri yadsımayın!

Seks için bazı minerallerin etkisi inkar edilemez. Örneğin, çinko gibi. Yapılan araştırmalar çinkonun çok kuvvetli canlandırıcı olduğunu ortaya çıkardı.

Erkek için çinko

Çinkonun erkek üretkenliğinde, seksüel arzuda ve uzun süreli seksüel sağlıkta çok büyük etkisi bulunmaktadır. Her ilişkide 5 mlgr. çinko harcanır. Ve, bu günlük ihtiyacın üçte biri.

İyi seks deyince

• Tipik bir romantik yemek deyince genellikle aklımıza, seksin değil de tam olarak iyi bir uykunun reçetesinde olması gereken, şarabı ve kalın sulu bifteği içeren bir yemek ve devamında bol çikolatalı tatlı gelmektedir.

Kan akışını hızlandırmak için…

• Düşük yağ, düşük kolesterollü ‘Cinsel Gücü Arttıran Diyeti’ uygulayarak ve biraz egzersiz yaparak(sağlığınızı iyileştirmek ve aynı zamanda cinsel organlara kan akışını arttırmak için ) siz ve partneriniz sağlıklı cinsel hayatınızın keyfini uzun seneler çıkartabilirsininiz.

Bu diyet aşağıdakiler sayesinde yardım eder

• Eğer herhangi bir şey genel sağlığınız için iyi ise aynı zamanda cinsel hayatınız içinde iyidir. Bu yüzden bu diyet daha dinç hissetmeniz için az yağlı ve iyi dengelenmiş besin seçenekleri içeriyor.

• Afrodit’in suda doğduğu söylenir dolayısıyla da birçok deniz besini afrodizyak olarak isimlendirilmiştir. Bu beslenme planı, hisleri harekete geçirecek lezzetli deniz besinleri içeriyor.

• Biber, cumin, arnavutbiberi gibi baharatlar vücudu ısıtırlar. Bu diyet ısıyı arttıracak baharatlar içeriyor.

Kahvaltı

Birinci seçenek

• Pudra şekerine batırılmış çilek
• Taze sıkılmış portakal suyu
• Omlet

İkinci seçenek

• Greyfurt üzerine maraşino kirazı
• Kızarmış ekmekler üzerinde kırmızı soğanlı, yağsız krem peynirli ve marullu, tütsülenmis somon
Taze çekilmiş kahve

Üçüncü seçenek

• Pankek
• Taze kiraz
• Greyfurt suyu
• Cappuccino

Öğle

Birinci seçenek

• Çilek tutkusu çorbası
• Tam tahıllı peynirli kraker
• Zeytinyağlı kuşkonmaz salatası
• Taze armut

İkinci seçenek

• Nicoise salatası
• Tuscan ızgarada sarımsaklı ekmek
• Yağsız çikolatalı brovni

Üçüncü seçenek

• Fransız ekmeğinden pizza
• Zeytin
• Fındıklı ve kuruyemişli taze elma dilimleri

Akşam

Birinci seçenek

• İstiridye bienvielle
• Karışık yeşil salata
• Haşlanmış armut

İkinci seçenek

• Enginarlı sotelenmiş tavuk
• Parmesanlı sıcak ekmek dilimleri
• Yeşil salata
• Çikolataya batırılmış taze kiraz, çilek

Üçüncü seçenek

• Tatlı ıstakoz kuyruğu
• Ispanak salatası
• Sıcak sandviç ekmeği
• Düşük kalorili çikolatalı pasta

Yapılması gerekenler

• Lezzetli, değişik ve belki nadir bulunan yiyecekleri tercih edin.
• Tabaktaki yiyeceklerin afrodizyak sayılan ,enginar, istiridye, çilek ve çikolata olmasına özen gösterin.

Uzak durulması gerekenler

• Özellikle geceleri yediğiniz yağlı yiyecekler. Kan akışını sindirim sistemine yönlendikleri ve üreme sisteminden uzaklaştırdıkları için yağın sindirimi uzun zaman alır.

• Çok fazla alkol kullanılması. Az miktarda alındığında alkol rahatlatıcı bir etki yaratırken fazlası uyutucu etki yaratır.


 
Oca
14

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-14-2009

Tüm dünyada – istisnasız – kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor. Kadınların lehine olan bu farklılık Hindistan’da 1 yıl, Çin’de 4 yıl, ABD’de 7 yıl, Türkiye’de 6-8 yıl, Rusya’da 12 yıldır. İşte muhtemel açıklamalar!

Kadınlar sağlıklarına daha düşkünler ve sağlık sorunlarına karşı daha duyarlılar. Doktorlarına daha sık ve daha erken başvururlar, sağlık kontrollerini daha düzenli yaptırırlar. Önerilere de  dikkatle uyarlar.

Daha az sigara, alkol, kahve ve bağımlılık yapan maddeler kullanırlar.

İşyeri ve çevresel kirlenmelere yol açan toksinlerle  daha az temas ederler.

Trafik kazaları, işyeri kazaları, intihar ve cinayet gibi beklenmedik sebeplerle ölümler kadınlarda daha düşüktür.

Daha iyi ve daha dengeli beslenirler.

Aile ilişkilerine yüksek düzeyde bağlılık ve önemseme, aileye ve topluma aidiyette duygusal samimiyet, dostluk, arkadaşlık, komşuluk duygusu gibi iyilik hali veren ruhsal yapılanmalar kadınlarda daha yüksektir. Dini duygular ve düşsel bağlar daha gelişmiş seviyededir.

Çok eşlilik eğilimi ve heteroseksüel ilişkiler kadınlarda daha az, seksüel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı daha düşüktür.

Kolesterol yüksekliği ve damar sertliği sorunu erkeklere oranla daha azdır. Kalp ve damar hastalıklarının sıklığı daha düşüktür.

Sonuç: Kadınlar sağlıklı yaşamın bedensel ve ruhsal kurallarına daha uyumlular. İkinci zarlarını daha doğru atıyorlar ve daha uzun yaşıyorlar.

ANEMİ: SESSİZ TEHDİT

Kansızlık (anemi), kırmızı kan hücreleri tarafından dokulara getirilen oksijen miktarında azalma nedeniyle oluşur. Anemi, bir kişi normalden daha az kırmızı kan hücrelerine veya kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyıcı protein olan hemoglobine yeterinden düşük düzeyde sahip olduğunda meydana gelebilir. Kırmızı kan hücreleri veya hemoglobin eksikliği kanamadan veya ara sıra da diyetteki demir, folik asid ya da B-12 vitamini yetersizliğinden kaynaklanabilir. Demir, folik asid ve B-12 vitamini kan hücrelerinin normal büyümesi için gereklidir.

Şiddetli aneminin temel nedeni olan tekrarlayan kanama iç organlarda bir polip ya da tümör gibi anormal yeni doku büyümelerinden, ülserden veya hemoroidden kaynaklanmaktadır. İç kanama ayrıca, sürekli aspirin, ibouprofen veya diğer streoid olmayan iltihaplanma karşıtı ilaçların kullanımının sonucu da oluşabilir. Ayrıca yetersiz beslenme sonucu ihtiyacın daha altında demir, folik asid ve B-12 vitamini alınması  anemi ile sonuçlanır. Belirtilen besin maddelerinin yetersiz emilmesi veya genetik bazı sorunlarla da aneminiz oluşabilir.

Anemiyi teşhis etmek için, doktorunuz kırmızı kan hücreleri seviyesini ölçmek için basit bir kan testi yapacaktır. Doktorunuz ayrıca, demir ve diğer takviyelere ihtiyaç duyup duymadığınızı ölçmek için kanınızdaki demir; B-12 ve folik asid oranını ölçebilir.

Eğer kan testi, kırmızı kan hücre seviyenizin az olduğunu gösterirse, doktorunuz size bir demir, folik asid veya B-12 vitamini takviyesi yazacaktır. Diyetinizdeki demir alımını demir açısından zengin besinler yiyerek yükseltebilirsiniz ancak anemiyi sadece diyetle tedavi etmek zordur. Aneminin, iç organlardaki kanama gibi diğer nedenleri için tedavi sebeplere dayanmaktadır. Anemiyi asla tek başınıza demir takviyeleri, folik asid veya B-12 vitamini alarak tedavi etmeye çalışmamalısınız. Bir uzman desteği almanızda yarar var.

BESLENME, KADIN SAĞLIĞININ  BELİRLEYİCİSİDİR

Kadınların yaş grupları, bedensel aktivite düzeyi, metabolizma hızı ve hastalık risklerine bağlı olarak ne gibi besin unsurlarını tüketmelerinin uygun olacağını inceleyen pek çok araştırma yapılmaktadır. Eğer beslenme tarzınızı ve besin seçimlerinizi özellikle yaşınıza göre akılcı seçimlerle çeşitlendiremezseniz demir eksikiliği kansızlığından, kemik kırılganlığı artışına (osteoporoz) kadar pek çok sorunla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Belirli yaş grubundaki kadınların hangi besin unsuruna öncelik vermeleri gerektiğini merak ediyor musunuz?

11-13 yaş grubundaki genç kızların beslenmelerinde öncelik süt ve süt ürünlerindedir. Ergenliğin bu erken dönemlerinde yeterli miktarda kalsiyumun besinlerle alınması, yaşamın daha sonraki dönemlerindeki sağlıklı kemiklerin temelidir. Kalsiyumun  ve temel amino asitlerden zengin, biyolojik değeri yüksek proteinin güvenilir kaynakları olan yağı azaltılmış süt, peynir ve yoğurt bu yaş grubundaki genç kızların en önemli besinidir.  Süt yerine şekerli meşrubatları veya hazır meyve konsantrelerini kullanmamalısınız. Kalsiyumla zenginleştirilmiş taze meyve suları, ıspanak, biber, brokoli gibi kalsiyum zengini yeşil sebzeleri bu yaş grubu çocuklarınızın beslenmesine mutlaka dahil etmelisiniz.


 
Oca
05

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-5-2009

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalınca, kadınların mamografi hakkında bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılan araştırmaya katılan kadınların yüzde 73,1′inin hiç mamografi çektirmediği belirlendi.

UÜ Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazan Bilgen, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ganime Sadikoğlu, Yrd. Doç. Dr. Alis Özcakir ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünden Doç. Dr. Nuran Bayram tarafından, meme kanserinin erken tanısında son derece önemli olan mamografi hakkında, hastaların bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılan araştırmaya 736 kadın katıldı.

UÜ Orhangazi 80. Yıl Aile Hekimliği Merkezi’ne değişik nedenlerle müracaat eden kadınlarla, yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmada, kadınların ortalama yaşının 50,5 olduğu, yüzde 61′inin ilkokul mezunu olduğu ve yüzde 72.3′ünün ev kadını olduğu tespit edildi.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 4,2′sinin ailesinde meme kanseri hikayesinin bulunduğunun saptandığı araştırmada, ortalama 2,6 çocuk doğuran kadınların yüzde 93,7′sinin çocuklarını emzirdikleri belirlendi.

Kadınların yüzde 34,3′ünün hayatları boyunca en az bir kez meme muayenesi olduğunu, yüzde 37,6′sının kendi kendine meme muayenesi yapabildiğini ifade ettikleri araştırmada, kadınların yüzde 73,1′inin hayatları boyunca hiç mamografi çektirmedikleri tespit edildi.

Uluslararası bir tıp dergisi olan “The Breast Journal”de yayımlanan araştırmanın sonuçlarını yorumlayan Prof. Dr. Bilgen, meme kanserinin Türkiye’de kadınlarda görülen kanser ölümlerinin yüzde 16,7′sini oluşturduğunu, bu kanser türünün “Mamografi”yle erken dönemde tanımlanabildiğini ve ölümlerin önlenebildiğini söyledi.

Bilgen, araştırma sonucuna göre kadınların hayati önemi bulunan bu tanı yöntemini çok fazla bilmedikleri ve uygulamadıklarının ortaya çıktığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Araştırmamıza katılan kadınların yüzde 73,1′i hiç mamogram çektirmediklerini ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de kadınlar arasında kanser ölümleri bakımından birinci sırada yer alan meme kanserinin erken tanısında önemli bir araç olan ve ölümleri azaltmada etkin olduğu ispatlanan mamografinin fazla uygulanmadığı ve bilinmediği belirlenmiştir. Mamografi çektirme konusunda bilinçli olan kadınlar, bir şekilde daha önce bu konularda sağlık eğitimi almış, meme muayenesi olmuş olanlardır. Kadınlarımıza mamografinin önemi sağlık eğitimleriyle anlatılmalıdır.”


 
Oca
05

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-5-2009

KONYA’da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nde, meme kanseri nedeniyle göğsü alınan kadınlara, karın yağ ve dokularından meme yapılıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekeriya Tosun, kanser sonucu göğsü alınmış kadınların, karnından doku ve yağ alınarak yeniden göğüs yaptıklarını söyledi.

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekeriya Tosun, “Eğer hastalarımızın yeterli karın cildi varsa, bu karın cildinden ve dışarıya ait hiç bir yabancı cisim koymadan meme yapılması mümkün. Böylece hastalarımız hem fazla olan karın yağlarından kurtulmuş oluyor, hem de bu doku memeye kaydırılarak yeni bir meme elde edilmiş olunuyor. Sonuçta da hastanın psikolojik sıkıntısını azaltan ve sosyal hayata uyumunu kolaylaştıran ameliyat gerçekleştiriliyor” dedi.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.