Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
May
01

    
Posted (admin) in Genel Beslenme, Sağlıklı Yaşam on Mayıs-1-2010

Aile alışkanlıkları, birçoğumuzun sağlık konusunda endişelenmesi için tek neden olamaz elbette. Standart Amerikan beslenme düzeninin içeriği düşünüldüğünde, bugün Amerikan halkının yüzde 65′inin aşırı kilolu olması şaşırtıcı mı sizce?

Ne yazık ki beslenme düzenimiz yağlarla ve işlenmiş yiyeceklerle dolu ve bileşik karbonhidrat ve lif oranı çok düşük; diğer bir deyişle, bizi kanser, kalp hastalıkları, felç ve çeşitli türde daha bir sürü hastalık riskine açık hale getirmek için ideal bir beslenme düzeni. En ucuz, en zor bozulan ve en çabuk ulaşılabilen yiyecekler olduklarından, öncelikle işlenmiş, rafine karbonhidratlarla (hazır kurabiyeler, cipsler ve kızarmış patatesler) besleniyoruz.

Bu konuda asıl üzücü olan şey, taze meyve ve sebze, yüksek besin değerli protein ve az yağlı süt ürünleri açısından hiçbir şekilde kıtlık çekmememize rağmen, besin değeri açısından en zayıf ürünlerle yaşamaya devam ediyoruz. Bu tutumumuz, bizi gerçekten hastalıklara karşı açık ve savunmasız hale getiriyor.

Peki, bu tercihleri neden yapıyoruz? Bazıları, işlenmiş yiyecekler tazelerinden daha lezzetli olduğu için diyor. Şimdi, birkaç patates cipsinin lezzetini ben bile inkar edemem. Ama cipsleri yuttuğunuzda ve ağzınızdaki tuz tadı kaybolduğunda, geriye sadece göbeğinizdeki fazladan birkaç yüz kalori, kanınızda dolaşan damar tıkayıcı yağ pıhtıları ve yağlanmış parmaklar oluyor.


 
Oca
17

    
Posted (admin) in Besinler ve Faydaları, Sağlıklı Yaşam on Ocak-17-2010

Binlerce yıl önce Hintli doktorlar şeker hastalığının “çok yiyen ve şişman” kişiler arasında görüldüğünü belirtmişlerdi. Günümüzde bazı ülkelerde nüfusun hemen hemen yarısında görülen bu hastalık diğer bazı toplumlarda bilinmemektedir. Genellikle zengin ülkelerde diyabetli sayısı sürekli yükselmekte, halkın ağır işlerde çalıştığı ve yalnızca gereksinimi karşılayanı k kadar yedikleri ülkelerde ise bu sayı düşük bulunmaktadır. 1. ve 2. Dünya savaşları sırasında gıda kısıntısı olduğundan Avrupa’da diyabetin yol açtığı ölümler çok azalmıştır.

Bu nedenle, daha önceleri doktorlar şeker hastalarına yiyeceklerini kısmalarını ve çok düşük karbonhidratlı diyetle beslenmelerini öneriyorlardı. 18. yüzyılda karbonhidratın diyabetliler için zehir olduğuna inanılıyordu. 20. yüzyılda ise diyabetin ender görüldüğü toplumların diyetini inceleyen uzmanlar bu insanların daha çok bitkisel gıdalar tükettiğine dikkat etmiştir. Örneğin, bir araştırmada Batı Afrika’nın iki köyünde yaklaşık 1400 kişinin kan şekerine bakılmış ve hiçbirinde şeker hastalığı bulunamamıştır. Ayrıca, bu köylerde hiç kimsede şişmanlık da görülmemiştir. Köylülerin diyetleri incelendiği zaman, kalorinin %80′inin karbonhidrattan, %10′unun yağdan, %10′unun da proteinden geldiği belirlenmiştir.

Şeker hastalarının lif içeriği yüksek kompleks karbonhidratlı gıdalar yemeleri önemlidir. Çünkü çözünür lif hem kan şekerinin yükselmesini önlemekte hem de kolesterol düzeyini kontrol altında tutabilmektedir. Yulaf, kuru baklagiller, meyve ve sebzelerde bulunan bu lif bağırsaklarda jölemsi bir duruma gelerek besinlerin kana geçmesini yavaşlatır. Çözünür ve nişasta içeren bir diyetin insülin duyarlılığını artırdığı ve şekeri daha iyi kontrol ettiği gösterilmiştir.



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.