Lida Yosun Jeli Lida Meizi Çay

 
Oca
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-15-2009

Eczacıbaşı İlaç Pazarlama tarafından 3 büyük kentte yapılan araştırmaya katılan erkeklerin sadece yüzde 11′i, saç dökülmesi için doktora başvurduğunu belirtti.

Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Eczacıbaşı İlaç Pazarlamanın, “Saç Dökülmesini Önleyici Ürünlerin Kullanım Alışkanlıkları” adı altında İstanbul, Ankara ve İzmir’de saçı dökülen 30-55 yaş arası 203 erkek üzerinde bir araştırma gerçekleştirdiği kaydedildi.

Araştırmada, saç dökülme problemi yaşayan 30-55 yaş grubunun yarıya yakınının, “ihtiyaç duymuyorum” gerekçesini öne sürerek, dökülmeyi önleyici ürün kullanmadığının tespit edildiği belirtildi.

Aynı yaş grubu içinde yüzde 39′luk kesimin, ürünlerin etkili olmadığını düşündüğü, yüzde 20′lik kesimin ise saçının dökülmesinden rahatsız olmadığını kaydettiği vurgulanan açıklamada, araştırma sonuçlarına ilişkin şu bilgilere yer verildi:

“Saçı dökülmeye başlayan erkekler 1 yıldan önce doktora gitmiyor. 1 yıl boyunca saç dökülmesi sorunu yaşayan erkeklerin sadece yüzde 11′i doktora başvurarak tedavi yönünde bir adım atarken, geri kalan yüzde 89′luk kesim ise doktora gitmiyor. Saçı dökülenlerin yarısı hangi ürünü kullanacağına kendi karar veriyor. Yüzde 23′ü arkadaşının tavsiyesini göz önüne alıyor, yüzde 14′ü ise eşinin tercih ettiği markayı kullanıyor. Saç dökülmesini engelleyen ürün ve marka seçiminde doktorların etkisi yüzde 6, eczacının ise yüzde 9 olarak görülüyor.”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Gökbel, saç dökülmelerinin yüzde 95′inin genetik kaynaklı olduğunu belirtti.

Bilinenin aksine stres, yetersiz beslenme ve ilaç kullanımı gibi dış faktörlerin, tüm saç dökülmelerinin sadece yüzde 5′ini oluşturduğunu dile getiren Gökbel, saç dökülmesinin deri altında, oldukça derinde gerçekleştiğini, dolayısıyla saç dökülmesini durdurabilecek her ürünün saç köküne kadar ulaşabilmesinin şart olduğunu ifade etti.


 
Oca
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Ocak-15-2009

Ergenlik genini bulan Türk bilim insanı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Topaloğlu, Çocuklarda “büyümeyi engelleyeceği” gerekçesiyle saçların kesilmesinin hiçbir bilimsel dayanağının bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Topaloğlu, düzenli beslenme, iyi bir sosyal ortam, sağlıklı bir ruh hali ve sevginin çocuğun gelişimindeki en önemli etkenler olduğunu, bunun dışında halk arasında çocuk gelişimiyle ilgili anlatılan çoğu hikayenin doğru olmadığını belirtti.

Kız ya da erkek olsun çocukların bebeklik döneminden itibaren saçlarının sürekli kısa kesilmesinin vücut gelişimine hiçbir katkısının olmadığını ifade eden Topaloğlu, “Saçın uzatılmasının vücudun gücünü azaltıp büyümeyi engelleyeceği yönündeki söylentilerin hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor” dedi.

Topaloğlu, bazı çocukların saçları kesilse de kesilmese de son derece sağlıklı olduğunu, bu durumun çocuğun genel vücut sağlığı ve genleriyle ilişkisinin bulunduğunu belirterek, “Vücudun genel sağlık durumu bozulduğunda elbette bundan saçlar da etkilenir” diye konuştu.

Anne ve babası gür saçlı ya da ailede saç yapısı güçlü bireylerin olması durumunda çocuğun da saçlarının aynı özellik taşımasının normal olduğuna dikkati çeken Topaloğlu, şöyle devam etti:

“Bunun tam tersi durum da söz konusu. Genetik saç yapısı bozuk olan, ince telli ve güçsüz saçlara sahip bir çocuğun saçını sürekli kestirseniz de istenilen sonuç elde edilemez. Çocuğun aldığı vitaminleri saçların çekmesi zaten metabolik olarak mümkün değil.”

“REGL DE BÜYÜMEYİ ENGELLEMİYOR”

Prof. Dr. Topaloğlu, halk arasında bir başka yanılgının da “kız çocuklarda regl döneminin başlamasıyla birlikte büyüme sürecinin sona erdiği” olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Kız çocuklarında ergenlik dönemi 10 ile 10,5 yaşları arasında, erkek çocuklarında ise 11 yaşında başlar. Kızlarda 13, erkek çocuklarında 14 yaşına kadar ergenlik belirtileri olur. Bu belirtiler kızlarda göğüslerin çıkmaya başlaması ve regl ile kendini belli eder. Erkek çocuklarda ise testisler büyür. Kız çocuklarının regl görmeye başlaması ise sanıldığı gibi büyümenin durması anlamına gelmez. Ancak, kızlarda 13, erkeklerde 14 yaşına kadar ergenlik belirtileri yoksa tedaviye başlanmalı.”


 
Ara
26

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-26-2008

Gerek dış etkenlerden, gerekse yapılan bakımlardan yıpranan saçınıza hak ettiği bakımı yaparak daha dolgun ve göz alıcı görünen saçlara kavuşmak hiç de zor değil.

Yeni yılın her daim şık, göz kamaştırıcı ve keyifli geçmesini istiyorsanız, 2009′a ister evinizde ailenizle, ister dostlarınız ve arkadaşlarınızla kalabalık bir davette girin, bu özel gecede mutlaka bakımlı olmaya özen gösterin!…

Organix Citrus Mango Şampuan ile yeni yıla sağlıklı saçlarla merhaba diyebilirsiniz. Dalgalı ve permalı saçlar için ideal olan Citrus Mango şampuanı, mango, turunçgil yağı ve portakal çiçeği balından oluşuyor.

İçeriğindeki mango, turunçgil yağı ve portakal çiçeği balı özleriyle kırılan saçları onaran şampuan, aynı zamanda saçları düzleştirici bir etkiye sahip. 26 YTL’den satışa sunulan şampuan, içerdiği antioksidan, zengin E vitamini ve sülfatsız yapı ile saçlarda kirlenmeyi geciktiriyor. Daha kolay şekil alan saçlarınızın daha parlak ve canlı görünmesini sağlıyor.


 
Ara
15

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Aralık-15-2008

Bakır, hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidirMineraller vücudun sağlıklı kalabilmesi için gerekli kimyasal maddeler ile bu maddelerin inorganik bileşikleridir. Her mineralin, öbür besin maddelerinin etkisini güçlendiren tamamlayıcı bir görevi vardır. Bu önemli minerallerden biri de bakırdır. Örneğin bakır hemoglobine bağlı demirin korunması ve C vitamininin kullanımı için gereklidir.
Total olarak ortalama bir yetişkin vücudunda 80-120 mg. Kadar bakır yer almaktadır ve bunun büyük kısmı karaciğerde yer almaktadır. Vücudumuzda neredeyse tüm dokularda yer alan bakır birçok enzimli reaksiyonda hayati rol oynamaktadır:

  Oksijen taşıyıcı görev yapan hemoglobin formasyonunda katalizör görevi görmektedir.

  Alerji ve inflamasyonu kontrol eden histaminaz enziminin görevinde etkilidir.

  Saçtaki keratin doku ve pigmentlerin yapımında görevli tirosinaz için gereklidir.

  Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati bileşenidir.

  Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı çok önemlidir.Yeterli miktarda almazsanız: Ağır bakır yetersizliğinde kalpte ve kalp damarlarında hasar, bağışıklık sistemde önemli derecede azalma, anemi, artmış kanser riski, iltihabi hastalıklarda artış, trabeküler doku kaybı, saç kaybı, saçlarda erken beyazlama, sinirsel dejenerasyon görülebilir.

Aşırı miktarda tüketirseniz: Bilinçsizce alınan destek ürünlerle aşırı miktarlara ulaşılabilir, bu durumda Wilson hastalığı, bulantı, abdominal ağrı, hemeroid, enfeksiyonlara yatkınlık oluşabilir, depresyona eğilim artabilir.

Zengin kaynaklar
Karaciğer başta olmak üzere diğer organ etleri, kabuklu deniz ürünleri, buğday özü, yulaf, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, mantar, soya fasulyesi ve susam en iyi bakır kaynaklarıdır. Erişkin bireyler için 1/2 çay bardağı ay çekirdeği bakır gereksinimini karşılayabilir. Ayrıca yemek pişirme işlemlerinin bakır kaplarda yapılması da besinlerin bakır içeriğini artırır.

Mantar
Besleyicilik olarak mantar etin yerini tutar, bitkisel kaynaklı protein değeri oldukça yüksektir. Mantar, düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önerilmektedir. Romatizma ve üremisi olanlar yememelidirler. Tanınmayan mantarlar kesinlikle yenmemelidir, kültür mantarları tüketilmelidir.


 
Kas
22

    
Posted (admin) in Sağlıklı Yaşam on Kasım-22-2008

Saç dökülmesi mevsim geçişlerinde en sık rastlanan sağlık problemlerinin başında geliyor.

Bu dönemde yapılan şok diyetler ve bu diyetlerin yol açtığı kansızlık saçların güçsüzleşmesiyle birlikte, hızla dökülmesine neden oluyor. Protein ağırlıklı beslenme, sigara ve alkol kullanımından vazgeçmek saç sağlığını olumlu yönde etkilerken, sigara kullanımı saçların erken beyazlamasına yol açıyor. Saç sağlığını korumanın yolunun düzenli ve dengeli beslenmekten geçtiğini belirten Memorial Hastanesi’nden Dermatog Ayfer Bankaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Son yıllarda fast-food tarzı beslenme alışkanlıklarının arttığını görüyoruz. Bu tarz dengesiz ve düzensiz beslenme alışkanlıklarının saç sağlığı üzerindeki zararları her geçen gün artıyor. Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar istiyorsanız, beslenmenizde protein, çinko, B 12 vitamini, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına özen göstermeniz gerekiyor. Bu besinlerin eksikliği saç sağlığınızı olumsuz yönde etkiliyor.”



Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.