<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Orjinal Lida &#124; Sağlıklı yaşam ve sağlıklı zayıflama haberleri &#187; vücud</title>
	<atom:link href="http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/tag/vucud/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam</link>
	<description>Sağlık ve Zayıflama / Diyet Haberlerinin Bulunduğu Ek.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 12:47:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Açık tenliler dikkat</title>
		<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/acik-tenliler-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/acik-tenliler-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 10:06:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Açık]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[deri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/?p=529</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı uzmanı Opr. Dr. Gülden Avcı, cilt kanserinin, açık tenlilerde, sarışınlarda ve kızıllarda, koyu tenlilere göre daha çok görüldüğünü bildirdi. Avcı,  cilt kanserlerinin, tüm kanser türleri içinde en sık görülen tür olduğunu belirtti. “Güneşe fazla maruz kalma, cilt kanserlerinin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı uzmanı Opr. Dr. Gülden Avcı, cilt kanserinin, açık tenlilerde, sarışınlarda ve kızıllarda, koyu tenlilere göre daha çok görüldüğünü bildirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı,  cilt kanserlerinin, tüm kanser türleri içinde en sık görülen tür olduğunu belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;">“Güneşe fazla maruz kalma, cilt kanserlerinin en önemli sebebidir” diyen Avcı, ancak tek sebebin bu olmadığını, ışın, ısı ve travmaya maruz kalmanın yanı sıra arsenik, katran, kurum, madeni yağlar, parafinle uzun süreli temasların da deri kanserine neden olabildiğini, bu maddelerle çalışan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünü kaydetti.</p>
<p style="text-align: justify;">AÇIK TENLİLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı, cilt kanserinin, açık tenlilerde, sarışınlarda ve kızıllarda, koyu tenlilere oranla daha çok görüldüğünü söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Vücutta uzun süredir var olan benlerde büyüme, kanama, kaşıntı, kabuklanma gibi değişikliklerin cilt kanserinin nedeni olabileceğini, yaşla birlikte deri kanserinin görülme sıklığının arttığını ifade eden Avcı, “Deri kanserleri gözle görülebilen yer olan ciltte ortaya çıktığından genellikle erken evrede tanı konabilmekte. Bu nedenle de bu kanser türlerinde tedavide başarı oranı yüksektir” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı, şöyle devam etti:</p>
<p style="text-align: justify;">“Özellikle güneş gören yerler olan yüzde, ellerde ya da vücudun herhangi bir yerinde uzun süredir iyileşmeyen, kapanmayan yara olduğunda mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir. Cilt kanserleri en çok baş, boyun bölgesinde görülür. Ancak vücudun herhangi bir yerinde de cilt kanseri gelişebileceği unutulmamalıdır. Cilt kanserinden şüphelenildiğinde tanı için şüphelenilen yaranın hepsi veya bir kısmı alınarak patoloji tarafından incelenir. Böylece tanı konur. Bu incelemeyle cilt kanseri olup olmadığı ve eğer cilt kanseri ise hangi tip cilt kanseri olduğu öğrenilir. Bu patoloji bilgilerine dayanılarak hastanın tedavi ve takibi planlanır.”</p>
<p style="text-align: justify;">Deri kanserlerinin sık görüldüğü bir diğer bölgenin de alt dudak olduğunu ve özellikle erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Avcı, zaman kaybedildiğinde yaranın genişleyerek tüm dudağı kapladığını, kanserin buradan boyun bezelerine (lenf bezi) ve diğer organlara (akciğer, kemik) yayılabilme özelliğinin olduğunu belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;">EN SIK GÖRÜLEN TÜRLER</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı, en sık görülen cilt kanseri tipinin “ebasal hücreli kanser” olduğunu ve bu tip kanser hücrelerinin çok yavaş ilerleme gösterdiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer bir cilt kanser tipinin ise “yassı hücreli kanser” olduğunu belirten Avcı, “Yassı hücreli cilt kanseri daha hızlı ilerler ve uzak dokulara atlayabilme yani &#8216;metastaz&#8217; yapabilme riski vardır” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">“Malign melanom” denilen cilt kanseri tipinin ise en saldırgan tür olduğuna dikkati çeken Avcı, şöyle devam etti:</p>
<p style="text-align: justify;">“Genellikle benlerden kaynaklanır. Doğuştan var olan veya sonradan çıkan benlerin büyümesi, kabuklanması, kaşıntı yapması, kanaması, renk değiştirmesi, kenarlarının düzensizleşmesi, çevresinde yeni benler çıkması malign melanom belirtileri olabilir. Cilt kanserleri genellikle ülkemiz gibi güneş ışınlarının vücuda dik geldiği bölgelerde ve güneş ışınına uzun süre ve sürekli maruz kalanlarda daha çok görülür ve bu etki yıllar içinde birikim gösterir ve cilt kanseri olma olasılığı giderek artar.”</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı, ozon tabakasının koruyuculuğunun azalması sebebiyle güneş ışınlarının zararlı etkisinin giderek arttığını vurgulayarak, güneşin etkisini hissettirdiği saatlerde güneşe çıkılmaması, koruyucu kremler kullanılması ve geniş kenarlı şapkalar kullanılması önerisinde bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">TEDAVİ</p>
<p style="text-align: justify;">Erken devrede tanı konduğunda hastalığın tamamen tedavisinin mümkün olduğunu, cilt kanserlerinde asıl tedavinin cerrahi tedavi olduğunu anlatan Avcı, plastik cerrahlar tarafından kanserli dokunun çıkarıldığını, oluşan doku eksikliğinin hastanın başka bölgesinden alınan dokuyla onarıldığını belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanser cerrahisinde birinci amacın tüm kanserli kısımların çıkarılması olduğunu, ancak cilt kanserlerinin daha çok baş ve boyun bölgelerinde ortaya çıkması nedeniyle ameliyat sonrası oluşacak görüntünün estetik açıdan da kabul edilebilir olmasının önemini ifade eden</p>
<p style="text-align: justify;">Avcı, şöyle dedi:</p>
<p style="text-align: justify;">“Eğer cerrahi olarak çıkarılabilmesi mümkün olmayacak kadar genişlemiş ya da kontrol edilemeyecek şekilde diğer bölgelere ya da organlara yayılım olmuşsa, radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) gibi diğer yöntemlere başvurulur.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/acik-tenliler-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak su vücuda yararlı mı?</title>
		<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/sicak-su-vucuda-yararli-mi.html</link>
		<comments>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/sicak-su-vucuda-yararli-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 13:14:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[içmek]]></category>
		<category><![CDATA[içmekten]]></category>
		<category><![CDATA[mu]]></category>
		<category><![CDATA[Peki]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak su]]></category>
		<category><![CDATA[söyleyelim]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Var]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki ya sıcak su vücut için yararlı mı? Peki, su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! Hemen söyleyelim, sıcak su içmek&#8230; Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. Çinliler, 40 yasından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki ya sıcak su vücut için yararlı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! Hemen söyleyelim, sıcak su içmek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Çinliler, 40 yasından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaslanma fiziksel değişimler getirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıcak su vücudu nasıl etkiler?</p>
<p style="text-align: justify;">Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalısın. Yağlar donar ve yapışır. Ama ayni tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıcak su neden yararlı?</p>
<p style="text-align: justify;">*Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">*İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">*Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit ruflu semptomlarını rahatlatır.</p>
<p style="text-align: justify;">*Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: justify;">*Kabızlığı giderir.</p>
<p style="text-align: justify;">*Yemeklerden yârim saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/sicak-su-vucuda-yararli-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp artık kendi kendini onaracak</title>
		<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kalp-artik-kendi-kendini-onaracak.html</link>
		<comments>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kalp-artik-kendi-kendini-onaracak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2008 08:57:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[deformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuar]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan bilim adamlarının Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı ile birlikte yaptığı araştırmalar, kalp krizi konusunda mucize bir buluşla sonuçlandı. Hayvanlar üzerinde başarılı olan yöntem bir süre sonra insanlar üzerinde de denenecek. Bu yönteme göre, kriz geçiren kalp, kendini yenileyebilecek. İTALYA’nın başkenti Roma’da bulunan ve ülkenin en büyük yüksek öğretim kurumu olan La Sapienza Üniversitesi ile Avrupa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İtalyan bilim adamlarının Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı ile birlikte yaptığı araştırmalar, kalp krizi konusunda mucize bir buluşla sonuçlandı. Hayvanlar üzerinde başarılı olan yöntem bir süre sonra insanlar üzerinde de denenecek. Bu yönteme göre, kriz geçiren kalp, kendini yenileyebilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">İTALYA’nın başkenti Roma’da bulunan ve ülkenin en büyük yüksek öğretim kurumu olan La Sapienza Üniversitesi ile Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı işbirliğiyle yapılan araştırmalar, kardiyoloji alanında mucize denilebilecek bir buluşla sonuçlandı. Buna göre kriz geçiren kalp, kendi kendini tedavi edebilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">İtalyan Kardioloji Topluluğu Kongresi’nin Roma’da düzenlediği 69’uncu kongresinde yapılan sunumla ortaya çıkan mucize yöntemin, kök hücre çalışmalarına dayandığı açıklandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre bilim adamları, kriz geçiren kalpte deformasyon oluştuğunu, ancak keşfedilen yöntemle kök hücrelere kalbin onarılması kodlaması yapabildiklerini, böylece başka tedaviye gerek kalmadığını, vücudun kendi tedavisini yaptığını bildirdi. Yöntemle hayvanlar üzerinde başarı sağladıklarını, bir süre sonra insanlar üzerinde de çalışmaların başlayabileceği bildirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kalp-artik-kendi-kendini-onaracak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserle mücadelede yeni umut</title>
		<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kanserle-mucadelede-yeni-umut.html</link>
		<comments>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kanserle-mucadelede-yeni-umut.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 11:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[enzim]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[İNGİLTERE&#8217;de bilim adamları, meme kanseri hücrelerinin vücuda yayılmasını sağlayan enzimi bulduklarını açıkladı. Londra’da yapılan ve ‘büyük bir gelişme’ olarak değerlendirilen araştırmada, eğer tespit edilen enzimin yayılmasını durdurdan ilaç bulunursa kanser ölümlerinin önüne geçilebileceği ifade edildi. Araştırmacılar, eğer enzim bloke edilirse meme kanseri hücrelerinin vücutta yayılmasının engellenebileceğini söyledi. Araştırma sonucunu ‘heyecan verici’ ve ‘umutlandıtıcı’ olarak değerlendiren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İNGİLTERE&#8217;de bilim adamları, meme kanseri hücrelerinin vücuda yayılmasını sağlayan enzimi bulduklarını açıkladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Londra’da yapılan ve ‘büyük bir gelişme’ olarak değerlendirilen araştırmada, eğer tespit edilen enzimin yayılmasını durdurdan ilaç bulunursa kanser ölümlerinin önüne geçilebileceği ifade edildi. Araştırmacılar, eğer enzim bloke edilirse meme kanseri hücrelerinin vücutta yayılmasının engellenebileceğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırma sonucunu ‘heyecan verici’ ve ‘umutlandıtıcı’ olarak değerlendiren bilimadamları, çalışmanın daha erken aşamalarında olduklarını ifade ederek, enzimi durduran ilacın bulunması halinde kanserin yaylımasının engellenebileceğine işaret ettiler.</p>
<p style="text-align: justify;">The London School of Medicine and Dentictry&#8217;den Prof. Dr. Marco Falasca başkanlığında çalışmalarını yürüten ekip ‘PLCg 1’ olarak adlandırılan enzimin meme kanseri üzerindeki rolü ve etkisini araştırdılar. Fareler üzerinde yapılan araştırmanın bulguları, Journal Cancer Research&#8217;de yayımlandı. Konuyla ilgili Telegraph&#8217;a bir açıklama yapan Prof. Dr. Falasca, yapılan çalışmanın kanserin yayılmasında önemli rol oynayan molekülün tespit edilmesinin yanısıra, bu sürecin durdurulabileceği konusunda da bilgi verdiğini ve bir sonraki büyük adımın bunu hastalar üzerinde denemek olduğunu söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilimsel danışman Dr. Mark Matfield da bu bulguların ardından PLCg1 enzimini durduran ilacın üretilebilmesi için çalışmaların biran önce başlatılması gerektiğini ifade ederek, göğüs kanser hücrelerinin, tespit edilen enzimi üretmesinin engellenmesi halinde hastalığın bir organ ya da bölümden diğerine geçmesinin önlenebileceğini, bunun sağlanabilmesi halinde kanser hastalarının ölümüne sebep olan enzimin vücüttaki yayılmanın durdurulmasının mümkün olacağını belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;">The London School of Medicine and Dentictry tarafından yapılan araştırma, Association for International Cancer Research tarafından desteklendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/kanserle-mucadelede-yeni-umut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı kilo vermenin tüyoları</title>
		<link>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/saglikli-kilo-vermenin-tuyolari.html</link>
		<comments>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/saglikli-kilo-vermenin-tuyolari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 14:19:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[tüyo]]></category>
		<category><![CDATA[vücud]]></category>
		<category><![CDATA[vüdut]]></category>
		<category><![CDATA[yiyerek zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı kilo vermenin tüyoları Hospitalium Haznedar Hastanesi Diyetisyeni Fatma Koçak yiyerek nasıl zayıflanabileceğine ilişkin ipuçları verdi. Koçak&#8217;ın önerilerini herkes rahatlıkla uygulayabilir… Sağlıklı bir şekilde kilo nasıl verilir? Günü 6 parçaya bölerek, vücudun ihtiyaç duyduğu kadar besin tüketilmeli, küçük ve masum görünen fakat yağ ve şeker içeriği yüksek; yükte hafif pahada ağır ikramları geri çevirin. Vücudun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sağlıklı kilo vermenin tüyoları Hospitalium Haznedar Hastanesi Diyetisyeni Fatma Koçak yiyerek nasıl zayıflanabileceğine ilişkin ipuçları verdi. Koçak&#8217;ın önerilerini herkes rahatlıkla uygulayabilir…</p>
<p style="text-align: justify;">Sağlıklı bir şekilde kilo nasıl verilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Günü 6 parçaya bölerek, vücudun ihtiyaç duyduğu kadar besin tüketilmeli, küçük ve masum görünen fakat yağ ve şeker içeriği yüksek; yükte hafif pahada ağır ikramları geri çevirin.</p>
<p style="text-align: justify;">Vücudun yağ ve kas dengesini sağlamada doğru beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivite de önemlidir. Beraberinde bir egzersiz programına başlamak ve mümkünse bunu hayat boyu bir alışkanlık haline getirmek gerekmektedir. Bu mümkün değil ise, gün boyu hareket halinde olunmalıdır. Gün içerisinde hareketliliği sağlayacak kısa yürüyüşler, merdiven çıkma gibi fırsatları değerlendirin.</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin masanızda sürekli su bulundurmaktansa, arada bir kalkıp mutfağa gidin ve su için. Dikkat edin; eğer bunu yapmaya bile üşeniyor ve başkalarından rica ediyorsanız; hareketsizliğe alışkın olabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yiyerek nasıl zayıflanır?</p>
<p style="text-align: justify;">Kişiden kişiye ve yenilen besinlerin içeriğine göre değişmesine rağmen yemek yedikten 3-4 saat sonra kan şekeri düşer ve karnımız acıkır, bir şeyler yeme isteği duyulur. Biz diyetisyenlerin &#8220;az miktarda ve sık sık yemek yiyin&#8221; önerimizin temelinde bu yatar. Çünkü iş yoğunluğu veya başka meşguliyetler sebebiyle 6-7 saate varan açlıklar sonucunda dayanılmaz bir açlık duygusu ve hızlı yemek yeme bir araya gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa bir süre içinde, o an için vücudun ihtiyacından çok daha fazla besin tüketilir. Metabolik faaliyetler sonucunda alınan kalorinin bir kısmı kullanılır. Ancak fazlası elbette ki, depolanır. Bu durum sık sık tekrarlanırsa, kilo alma kaçınılmazdır. Bu nedenle 2-3<br />
saatte bir besin tüketmek günlük besin alımının frenlenmesine yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyetlerde su tüketimi artırılır bunun nedeni nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Su, yetişkinlerde vücudun toplamda yüzde 55-60&#8242;ını oluşturur. Hayati sıvı denilen kanın yüzde 90&#8242; ı, kasların yüzde 75&#8242; i, kemiklerin yüzde 25&#8242; i ve hatta yağlarınenerji için depolandığı dokunun dahi yüzde10 ila 30&#8242; u sudan oluşmaktadır. Bu nedenle vücudun ihtiyacı olan besin ve besin öğelerini alırken, yeterli miktarda suyun da alınması gerekir. Kilo verme esnasında metabolik artıkların uzaklaştırılması için, kilo alma esnasında da hücre yapımı için yeterli miktarda su alınması şarttır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa sürede kilo vermenin zararları nelerdir?</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan araştırmalar, kısa sürede kilo vermek için günlük alınan kalorinin aşırı derecede kısılması sonucunda, yağ kaybının yanı sıra kas kaybının da fazla olduğunu göstermektedir. Vücudun iskelet kasları dışında kalbin de yapısı kastır. Dolayısıyla tüm bu dokuların kas kitlelerinde azalmalar olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun vadede ise, iç organların zarar görmesi mümkündür. Kaldı ki, hayat boyu kalorisi çok fazla kısıtlanmış bir diyete uyulması imkansızdır. Kilo verdikten sonra düşük kalorili diyetler bırakılır ve sofralar tabir yerindeyse donatılır. Egzersizler azaltılır. Verilen kilolar da aynen ve bazen daha fazlasıyla geri alınır. Geriye gözle görülmeyen ve uzun vadede anlaşılacak tahribatlar<br />
kalır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.orjinallida.com/saglikliyasam/saglikli-kilo-vermenin-tuyolari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

