Halk arasında ülser dediğimizde aklımıza ilk gelen mide ülserleridir. Oysa ülser, organizma içi ve dışı olmak üzere ikiye ayrılır. Sindirim sisteminde mide -peptik- ve oniki parmakta -duodenal-olarak tanımlanırlar.
Uzun süreli yatan hastaların vücudunda, diyabetli kişilerde dolaşım bozukluğuna bağlı olarak ayaklarda, ağızda aft ülserleri olarak da ciltte görülürler.
Ruhsal sorunların vücudumuzda en çok etkilediği organ, midemizdir. Beyin beden ilişkisinin yoğun olarak görüldüğü yerdir. Psişik sorunların zayıflattığı bağışıklık sistemi etkisini güçlü iç mide dokusunda da gösterir. Kuvvetli mide asidi, direnci düşmüş dokular üzerinde tahriş oluşturur. Diğer taraftan, sindirim sistemindeki ülserlerin büyük bir kısmı heliocobacter pylorinin oluşturduğu enfeksiyonlara bağlıdır.
Ülseri tedavi etmek için nedeni ortadan kaldırmak gerekir. Burada geleneksel ve alternatif tıp doktorları tamamen anlaşmakta olup, heliocobacter pyloriyi öldürecek antibiyotik tedavisini önermektedirler.
Ülser, sanıldığından daha ciddi bir hastalık olup, tedavi edilmediği durumlarda daha ciddi sonuçlara yol açabilme özelliğini taşımaktadır.
Artık günümüzde heliocobacter pylori, endoskopiyle ve kan testinde ürettiği antijen saptanarak tanı konabilmektedir. Bir, iki hafta süreli antibiyotik tedavisi %90 sonuç vermektedir. Bu tedavi, mide asidini kontrol eden ilaçlarla desteklenmektedir.



