Bugün sağlıklı bir beslenme tarzı olarak kabul edildiği üzere her bir besinin GBM’ sini % 100 alarak bile; özellikle, “uç noktadaki” gereksinimlerinizle başa çıkmak için daha çok besin maddesine ihtiyaç duyduğunuz stres durumlarında bile pekâlâ uç besin eksiklikleri geliştirebilirsiniz. Normal seviyelerdeki aktivite ve işlevlerde besin seviyeleriniz temel vücut ve beyin işlevlerini sağlamak için yeterli olabilir ve her şey iyi görünür. Vitamin takviyeleri kullananların aklındaki en büyük soru: vitamin destekleri işe yarıyor mu? şeklindeki sorular ve bunların cevaplarıdır.
Bununla birlikte, “stres” ortaya çıktığında ve beyinin ya/ya da vücut aktivitesinin şiddeti ya da seviyesi kritik bir seviyeye ulaştığında, bu besinlerle bağımlı olan beyin işlevleri ya da vücuttaki işlevler, en iyi performansı devam ettirmek için yeterli olan besinleri bitirirler. Bir fabrika benzetmesiyle, büyük bir sipariş yeni gelmiş olsa bile ve üretim bandının son hızla çalışıyor olması gerekirken, birkaç kilit kısmı oluşturmak için ihtiyaç duyulan bir ya da daha fazla belirli materyalin eksikliği sebebiyle ürünler daha hızlı üretilememektedir.
Ayrıca, GBM’ler her bir besin için ayrı ayrı belirlenmiş olduğundan hangi besinlerin birlikte alınması gerektiğini belirtmezler. Batı tıbbının düşünce sistemi tamamıyla ilaçlara dayalıdır, bu nedenle, münferit “aktif” bileşenlerle ilgili, besinlere yönelik araştırmaların büyük bir çoğunluğunun münferit besinlerin vücut ve beyin işlevlerimizi nasıl özgün bir biçimde etkilediğini incelemek amacıyla yapılır. Örneğin “Hafızanızı geliştirmek için B6 vitamini alın!”
Bu yaklaşım B6 vitamininin tek başına hareket ettiğini ve bu etkiyi oluşturmak için diğer besinlerden oluşan bir matrikse gereksinim duymadığını varsayar. Bu yaklaşım ayrıca matriksteki yardımcı besinlerden biri de eksikse eğer, B6 vitamini almanın çok çok az etki gösterebileceğini, hatta hiç göstermeyebileceğini yadsır.



