Yağ bu üç temel bölgeye, bölgelerin yapısına göre sürül-melidir. Gövdenin ön kısmında çalışırken, eller yukarıdan aşağıya, yüzden boyuna, oradan göğüse, karın ve bel bölgesine indirilmelidir. Gövdenin arkasında ise yukarıya, kuyruk sokumundan başın tepesine doğru, göğüs kafesinde ise içeriden dışarıya doğru hareket ettirilmelidir.
İkinci bölgeye yapılacak masaj, ön tarafta göbek deliğinden, arka tarafta ise omurgayla leğen kemiğinin birleştiği noktadan başlayarak her iki tarafta aşağıya doğru, ayak parmaklarına kadar sürer. Aynı şekilde üçüncü bölge masajı kürek kemiğinden başlayarak parmak uçlarına kadar aşağı ve dışarı doğru yapılır. Gövdenin arka kısmına yapılan masajda, enseden başlayıp omurga boyunca leğen kemiğine kadar aşağıya doğru hare insan hastalanmak, acı çekmek ve mutsuz olmak için değil, evrimleşmek ve mutlu olmak için yaratılmıştır. Fakat, varoluşumuzla ilgili bilgimiz eksik ve yüzeysel olduğundan tercihlerimizi yanlış yapabiliyor ve acı çekiyoruz. Bir sonraki bölümde de bahsedeceğim gibi, insanoğlunun DNA’sında kayıtlı olan ve makrokozmosla mükemmel ilişkisini sağlayan program, “var olma” bilgisi; zamanla insanın doğaya ve kendisine yabancılaşması, yanlış yaşam tarzı, yanlış beslenme, olumsuz çevre ve toplum koşulları nedeniyle bozuluyor.
Burada, tek bir bireyin mutlu olmasının yeterli olmayıp, genel ortamın ve toplumun mutluluğunun da önemli olduğunu vurgulamak gerekir. Bir ağaç hastaysa, bütün ormana da hastalığı bulaştırabilir. Günümüz insanı, akşam yatağına yorgun, mutsuz, umutsuz ve negatif bir fizyolojiyle girmektedir. Bu insan, beyin dalgalarıyla da ortama olumsuz titreşimler yayar ve acı çeker.



