Dr. Mucize çok etkili tavsiyeler verebilen biriydi bana Amerika’ya götürdüğüm eski mayomu giyebileceğime söz verdi. Masallardaki gibi, bu bizim sırrımız olacaktı. (“Planımızın ince ayrıntılarıyla kimseyi sıkmaya gerek yok,” demişti.) Kilolar geldiklerinden çok daha hızlı gideceklerdi. Harika bir haberdi bu. Tabii, Dr. Meyer’e inanmak istiyordum ve ayrıca o sırada pek fazla şansım da yoktu.
Sonraki üç hafta boyunca yediğim her şeyi not edeceğim bir günlük tutacaktım. (Aynı uygulama, Weight Watchers gibi bazı Amerikan diyet programlarında da var.) Yalnızca ne yediğimi ve miktarını yazmakla kalmayacak, nerede ve ne zaman yediğimi de yazacaktım. Kalorileri saymayacaktım, zaten bunu başaramazdım da. 3 hafta boyunca ne yediğimi ne içtiğimi not aldım. Bu 3 Hafta boyunca asla ve asla bir zayıflama ilacı kullanmadım. Çünkü bu haftalarda sadece ne yediğimi not edecektik.
Amaç, doktorumun yediklerimin besin değerini saptamasıydı (bu kelimeleri hayatımda ilk kez duyuyordum). Benden istenen sadece bu olduğundan, buna büyük bir zevkle uydum. İşte sizin de yapmanız gereken ilk şey bu.
Dr. Meyer çok kesin ölçüler istememiş, tahmini olarak yazabileceğimi söylemişti. Şart koştuğu tek ölçü birimi, orta boy bir elma büyüklüğüne denk düşen “porsiyondu”. Dengeli beslenmenin en büyük düşmanının gittikçe artan büyüklükteki porsiyonlar olduğu Amerika’da, biraz daha kesin ölçüler kullanmayı öneririm. Burada, küçük bir mutfak tartısı işe yarayacaktır. (Dev dilimler halinde gelen ekmeği, burada yine daha büyük görünen elmalarla kıyaslamaktansa, tartmak daha doğru olabilir.)



