| |
|
|
|
|
|
|
|
Lida hapı yaşamı olumlu yönde destekleyen her şey rasayana etkisi yapar. Süt, ghee, bal, pirinç doğal rasayana’lardır ve Ayurveda’nın düzenli alınmasını önerdiği gıdalardır. Ruhsal gelişmeyi olumsuz etkileyen, rasayana’ların tersi bir etkiye sahip, bazı yiyecekler vardır. Bunlar mantar, soğan, sarmısak ve yerfıstığıdır. Mantarın temel gıdası, ormanlardaki çürüyen yapraklar, ölü atıkların hücreleridir. Görevi çürümüş hücreleri temizlemektir. Ancak kültür mantarları için bu durum tam olarak geçerli değildir. Mantar, genelde, meditasyon yapan kişilerde derinleşmeyi olumsuz etkiler.
Lida diyet hapı bunlar ihtiyaç halimle tüketilebilir. Bu bilgi, sadece, meditasyon yapan veya kendinde ruhsal bir gelişme, evrimleşme planlayan insanlar için geçerlidir. Süt, Ayurvedik literatürde doğal ve çok besleyici bir gıdadır. Özellikle Pitta’yı ve diğer dosha’ları dengeler ve dhatu’lar tarafından hemen emilir. Tatlı bir lezzeti vardır. Kalsiyum, magnezyum, pek çok vitamin ve mineral açısından zengin olan süt, sağlıklı bir sindirimle iyi bir oja oluşturur. Yüksek kan basıncını ve kanseri önleyici etkisinden söz edilir. Yağlı özelliğiyle sağlıklı dışkılamayı, kadın ve erkeğin üreme organlarının faaliyetlerini, sağlıklı sperm ve yumurta oluşmasını sağlar.
Lida tablet bedenin kemik yapısı için, özellikle gelişme çağındaki çocuklar ve yaşlılar için çok önemlidir. Sakinleştirici bir özelliği vardır, uykuya çabuk dalmaya yardımcı olur. Enerji verir, kalbi kuvvetlendirir. Gençleştirici, yaşam gücünü ve zekâyı destekleyici özelliğinden dolayı, düzenli alınması önerilir. Son yıllarda sütün zor sindiriminden ve alerjik rahatsızlıklara yol açtığından söz edilmeye başlandı.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Lida diyet hapı ile herhangi bir yerde eleştiren, hırslı, kızgın, yönetmeye çalışan, iddialı, sıcaktan bezmiş, boncuk boncuk terleyen, midesinde ekşime, yanma olup, aynanın karşısında kravatını milimetrik olarak düzelten, saçını titizce tarayan, ayakkabısının üzerindeki toz ve çamurdan rahatsız olan, makyajını sık sık titizce kontrol eden, kendisini sollayan arabaya kızan, açlığa tahammülsüz, keyif maddelerine düşkün birisini görürseniz, bilin ki Pitta’dır. Pitta’lar gerçekten de doğal yapıları itibarıyla hırslı, dışa dönük, tartışmacı, kıskanç ve sıcak duygulara sahip kişilerdir. Bunu her zaman dışa vurmayabilirler ama özleri böyledir. Sık sık saatlerine bakar ve zamanın boşa geçmesine dayanamazlar.
Lida kapsül geceleyin acıkmış veya susamış olarak kalkarlar; çok tipik ve belirgin bir yürüyüşleri vardır, yemek geciktiği zamansa çok hoşnutsuz olurlar. Genellikle orta yapılıdırlar, zorlanmadan bir parça kilo alır, verirler. Pitta’lar dış görünüm ve itibarlarına önem verirler, bu nedenle şık giyinmeye ve çarpıcı olmaya önem verirler. Parayı en iyi şekilde değerlendirirler, ayrıca estetik ve lüks için para harcamaktan kaçınmazlar. Güzel bir sofrada yemek yemek, manzaralı bir ev, gösterişli mekânlar ilgi odaklarını oluşturur. Pitta’ların belki de en önemli ilacı gülmektir. Pitta’ların büyük bir espri kabiliyetleri vardır. Topluluk içerisinde, etrafındaki insanları gülmekten kırıp geçiren genelde Pitta’dır. Sıcaklık, hem ruhsal hem de bedensel olarak Pitta’ların dünyasını etkiler; kışın bile yorganı üstünden atan Pitta’lardır.
Lida etkileri gözlerde, ciltte, midede, bağırsaklarda yanma, sıcak duygulardaki artış, asabiyet, öfke, hırs, kıskançlık Pitta artışını vurgular. Uykular uzun değil ama derindir, rüyalarda kızgınlık, şiddet, yangın, ateş, şimşek, altın, güneş, lüks yaşam görmek bir Pitta göstergesidir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
Lida ile beyinde üretilen kolesterolün yüzde 70′i sadece miyelinde kullanılıyor ve zaman içinde söz konusu moleküller yenilenemiyorsa, birçok sorunun cevabını hiç çekinmeden sizler de verebilirsiniz. Yaşlılarda görülen birçok nörolojik ve psikiyatrik hastalığın temelinde miyelin bozulmaları vardır ki, bunu sizlere detaylı olarak sadece nöroloji uzmanları anlatabilir. Biz kabaca yaşlılarda bunama, hafıza kaybı, nöropati gibi sinir sistemiyle ilgili birçok hastalığın gelişebildiğim açıklamakla yetinelim.
Lida diyeti zaman içinde bütün organizmada hücresel olarak kolesterol sentezi azalıyor. Beyin steroidleri de bu durumdan kaçamıyor. Kandaki göreceli kolesterol yüksekliği ile hücre içi kolesterol faaliyetleri sürekli olarak birbirine karıştırılıyor. Kandaki kolesterol düzeyi ve beyin hücrelerinin faaliyetleri üzerine araştırmalar yapılıyor. Fakat steroidler ve kolesterol üzerine yapılan araştırmalar insanlarımıza gerçek anlamda faydalı oluyor mu? Beyin steroidler kolesterol konusunu bir açıklığa kavuşturabiliyor mu? Bizce hayır, deniz kıyısında kendilerine kumdan kaleler yaparak mutlu olmaya, yapmış oldukları kumdan kaleleri gerçek sanmaya devam ediyorlar! Kumdan kalelerini bilim dalgalarından korumaya çalışıyorlar.
Genetik kolesterol yüksekliğinin, karaciğerin fazla kolesterol üretmesiyle ilgili olmadığını, kana geçen partiküllerin LDL reseptörlerince kullanamamasından kaynaklandığını önceki bölümlerimizde açıklamıştık.
Lida kullanan kişiler her türlü yüksek lipit düzeylerinde partiküller bir şekilde mutlaka küçülür90 ve kanda birikir. Bu nedenle sorun kandaki kolesterol yüksekliği sorunu değil, kanda partikül birikimi sorunudur.
Asıl temel konumuza geçmeden önce özetlemek gerekirse, ortaya çıkan birinci sonuç, kanda biriken kullanılmayan partiküllerin varlığında, göreceli olarak kanda kolesterol miktarının yüksek olabileceğidir. Kolesterolün yüksek olması, kolesterolün hücrelerce kullanılmaması anlamına gelir.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
“İnsanlar neden şişmanlıyor” sorusuna yanıt ararken, Lida’ yı bir süre düşünmeden ilk yapmamız gereken şişmanlamanın iki evresi arasındaki farklılığı saptamaktır.
Birinci evre: Enerji girdi çıktılarını dengeleyen mekanizmaların görevlerini yapmamaya başlaması ile doğal ağırlığın süreklilik gösterir şekilde üzerine çıkılması. Lida ile tanışmamış kişiler için şişmanlamanın başlaması.
İkinci evre: Doğal ağırlığının üzerine çıkmış bireyde, kilo artışının devam etmesi. Yine Lida’ dan birhaber kişinin şişmanlamanın devam etmesi.
Tüm bu olumsuzluklar Lida ile yokedilebilir.
Bu iki evre arasındaki farkın, kilo artışının bu iki evredeki farklı mekanizmalarının anlaşılması çok önemlidir. Lida araştırılmalı ve kullanım uygunsa başlanmalıdır. Eğer bu çabayı göstermezsek, diyet tavsiyelerinin eksik ve hatalı mantık süreçleri ile ürettiği açıklamalarına sıkışıp kalırız. Patolojinin yerleşmiş olduğu, yani enerji terazisi dengeleme mekanizmalarının görevlerini yerine getirmediği bireyleri gözlemleyen bu zihniyet, bu kişilerdeki her denetim kaybını, denetim kaybı durumunu şişmanlamanın nedenleri arasında gösterme kolaylığındadır. Halbuki Lida sizi bu tip sıkıntılardan kurtarabilir.
Diyetçilerin, gözlemlerini şişmanlamanın devam etmesi evresinde yapmakta, böylece de neden sonuç ilişkilerini tersine çevirerek, kıtlığa karşı savunma programını devreye sokmuş olan organizmanın, ağırlık artışını engellemekten ziyade, stoklarını arttırabilme arayışı ile Lida’ dan hiç bahsetmeden bireyin direncini kırıp, onu ihtiyaçlarının ötesinde yemeye ittiği durumları şişmanlamanın sorumlu etmenleri olarak işaret etmektedir.
Örnek vermek istersek, Lida ile diyet:
- Hızlı yiyenler şişmanlıyor, demektedir.
- Halbuki şişmanlamakta olanların, ağırlık dengeleme yeteneklerini kullanamaz durumda olanların bazıları, hızlı yemek yiyerek kilolarını artırmaktadır.
- Yüksek enerji içeren besinlerle beslenenler şişmanlıyor, demektedir.
- Halbuki kıtlığa karşı savunma programını devreye sokmuş olan organizmaları, stoklarını artırabilmek için bazı bireyleri, birimde enerji değeri yüksek besinlere yöneltmektedir.
- Kahvaltıyı atlayanlar şişmanlıyor, demektedir. Ki bu yanlıştır. Kahvaltı Lida ile yapılmalıdır ama gün içinde sıkıntı çekmemek için.
Halbuki daha az yiyebilmek ve Lida ile zayıflayabilmek için kahvaltıyı, ya da öğünleri atlayanların bazıları, daha sonra denetimi kaybederek daha da fazla yemektedirler.
|
|
|
|
|
|